Ehh
"söylemek istedim. Artık dayanmak istemediğimi. Dayanmaktan nefret etmeye başladığımı. Bana soru sormamasını. Benim ne bilebileceğimi sandığını. Gerçekten çok çabaladığımı. Ama buranın, çok çalışmanın doğru cevap olduğu bir dünya olmadığını."
Sayfa 69 - İthaki Yayınları·Kitabı okuyor
Bir an düşünüyorum. Gerçekten ben de konuşsam nefsim beni duyar mı? Konuşabilir miyim onunla? Sustuğum anlarda bile içimden gelen sesler orada bir şeyin konuştuğuna ikna ediyor beni Nefsin varlığına kanaat getiriyorum gerçekten . Zira içimde konuşan ben değilim. Susturmak istesem de susmuyor çünkü. Peki ya ben soru işareti ben onunla konuşabilir miyim?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okusak ne var ki? Ayıp mı yani yüksek sesle kitap okumak soru işareti insanlar onca kalabalığın içinde neler yapıyorlar da utanmıyorlar. Biz neden utanacağız ki? Hem bu okuduklarından hiçbir şey anlamadın mı sen? Baksana kitapta anlattığına insanların ne dediklerine ve ne diyeceklerini aldırmaman gerektiğini söylüyor zaten. Onlar kınayacak diye sen yaptığın şeyden eminsen eğer ve rahatsa vicdanın neden vazgeçeceksin nokta onlar zaten ayıplarlar demeye çalışıyor kitap diyor.
Tüm otoriteler, esrarengiz olanın, yeni bir şey değil de bilinen bir şeyin farklı bir şekle girmesi olduğunu söyledik­lerine göre, çocukluğumda ilgimi çeken her yeni şeyin ne­den esrarengiz bir havası vardı? Yanıtlanamayacak o kadar çok soru var ki, bu içlerinden en önemsizi belki de.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Beyindeki belirli bölgelerin kişilik ve davranış üzerinde birincil etkisi, nörobilim tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Phineas Gage vakası ile kanıtlanmıştır. 1848 yılında 25 yaşındaki Phineas Gage, demiryolu inşaatında çalışan bir işçiydi. Görevi kayaları parlatmaktı. Fakat bir gün anlık bir dikkatsizlik sonucu, yaklaşık bir metre uzunluğundaki bir demir çubuk Gage'in sol yanağından girdi, sol gözünün arkasından geçerek beyninin ön lobunu (prefrontal korteks) parçaladı ve kafatasının üstünden çıktı. Yaşadığı hadisenin şiddetine rağmen Gage ölmedi, hatta kısa sürede kendine geldi. Hafıza ve zekâsında belirgin bir gerileme yoktu, fiziksel olarak da iyiydi. İyileşmesi hızlı oldu. Fakat Gage'in zamanla karakteri değişmeye başladı. Kaza öncesinde nazik, dindar, sorumluluk sahibi bir birey olan Gage, kazadan sonra küfürbaz, saygısız, dürtülerini kontrol edemeyen ve ahlaki normları dikkate almayan birine dönüştü. Arkadaşları onun için “Bu artık Gage değil” diyorlardı. Yaşadığı bu dramatik değişim yüzünden çalıştığı şirkette işine son verildi. Bu ilginç vaka, bilim tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü o güne kadar karakter ve sosyal davranışların, aslında beynin belirli bir bölgesiyle (prefrontal korteks) doğrudan ilişkili olduğu kanıtlanmamış. Eğer beynin bir parçası hasar gördüğünde kişinin “ahlakı” değişiyorsa; suç işleyen bir katilin beyninde de benzer bir hasarın mevcut olup olmadığı, hukukun da gündeminde olan bir soru olabilecektir. Zaman içinde nörogörüntüleme araçlarının da çeşitlenmesiyle birlikte, zihne daha çok nüfuz edilmesi ve özgür iradeyle ilgili çeşitli deney ve teorilerin öne sürülmesi, hukuki tartışmaların da multidisipliner bir zeminde yürütülmesi gerektiğini göstermektedir. Nitekim son yıllarda dünya çapında giderek artan
Sayfa 415·Kitabı okudu
Beyazı Kanatan Soru
Yalnız kurt kaf dağında hangi izin üstünde Ağaran şafaklara bu kan nerden damlıyor Ey uykusu bombalarla bölünen bebekler Yağan karlar üstüne bu kan nerden damlıyor En zalim talanlarda darmadağın kadınlar Beyaz çarşaflara bu kan nerden damlıyor Ey toprağa tohum gibi savrulan er kişiler Gelin duvaklarına bu kan nerden damlıyor Ekmeğinin katığı salt özgürlük tutkusu Fukara sofralara bu kan nerden damlıyor Kulaklar sağır gözler kör yürekler mefluç mu Pusmuş insanlığımıza bu kan nerden damlıyor
Sayfa 42 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Filistin