7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 00:00
Kitap, popüler bilim ile toplumsal cinsiyet tartışmalarını aynı potada birleştirmeye çalışan bir metin. Kitabın temel iddiası, kadın-erkek farklılıklarını biyoloji, evrimsel psikoloji ve sinirbilim ekseninde anlamlandırarak gündelik tartışmalara daha “bilim temelli” bir çerçeve kazandırmak. Soru-cevap formunda 15 soruya cevap verilmiş. Canan, cevaplarında “tamamen kültürel” ya da “tamamen biyolojik” gibi tek açıklamalı yaklaşımlara mesafeli duruyor. Genel olarak kitap, cinsiyet ve cinsellik üzerine kesin cevaplar arayan bir metin değil, daha çok, mevcut cevaplara şüpheyle bakmayı teşvik ediyor. Bazı cevaplar bana tatmin edici gelmedi. Bazı sorularda daha direkt cevaplar verilebilirmiş gibi geldi. Gerçi kitabın amacı bir hüküm vermek değil. Bu tür soru-cevap formatlı popüler bilim kitapları, akademi ile geniş okur kitlesi arasındaki boşluğu doldurma işlevi görüyor fakat "bilimsel kesinlik” algısını da zaman zaman bulanıklaştırabiliyor. Sağlıklı yaklaşım, eseri “kesin bilgi kaynağı” değil, bir düşünme başlatıcı olarak ele almak olur.
Soru Yorum 1: Kadınlar, Erkekler, Cinslikler ve Cinsellikler…Sinan Canan · Tuti Kitap · 2023232 okunma
Yaşamak kaç ölüme gebe?
8/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:10
Çin edebiyatından okuduğum ilk kitap olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Öncelikle kitabın dili, anlatımı çok basit bir çok yerinde aynı cümlelerin kullanılıyor olması da biraz rahatsız edici gelmesine rağmen Fugui'nin yaşamına ortak oluverdim. Çin kültür devrimi aşamalarının hikayenin kronolojik yapısını oluşturması da sayfalar arasındaki yolculuğumu daha verimli kıldı. Hikayeye gelince çok can yakıcı göz yaşlarıma direnemediğim bir çok nüans yaşadım. Ölümün karanlığında defalarca mahsur kaldım. Her insan başka bir evren, her insan başka bir kitap aslında. Fugui ile yolu kesişen gezginin böyle bir hikayeyle karşılacağını kimbilebilirdi ki? Bu "kim bilebilirdi?" Sorusunu defalarca okuyacaksınız. Incelememin başında rahatsızlığımı belirttiğim durumun spesifik örneği bu soru cümlesi. Kitabı okumadan önce kitapla ilgili incelemelere göz attım ve çoğunda aynı yargıya rastladım "adıyla bağdaşmayan bir kitap" ben bunun tam aksine kanaat getirdim. Kendim okuduktan sonra tam da adına yakışır bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yaşamanın kaç ölüme gebe olduğunu anlatıyor bize. Ben bu kitabı tek cümle ile şu şekilde özetleyebilirim: "Ne kadar çok yaşarsan o kadar çok tanırsın ölümü."
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Lordaeron'un Kayıp Prensi
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Arthas: Bir Kahramanın Düşüşü World of Warcraft evrenini bilenler için Arthas Menethil ismi çok şey ifade eder. Ancak bu romanı değerli kılan şey yalnızca Lich King'in hikâyesini anlatması değil; bir kahramanın nasıl yavaş yavaş trajik bir karaktere dönüştüğünü göstermesidir. Kitapta Arthas'ın çocukluğundan başlayarak prenslik yıllarını, paladin eğitimini, Jaina Proudmoore ile ilişkisini ve Lordaeron'u kurtarmak için verdiği mücadeleyi görüyoruz. Başlangıçta halkını korumak isteyen idealist bir genç olan Arthas, zamanla aldığı kararların ağırlığı altında değişmeye başlıyor. Özellikle Stratholme olayı ve ardından Northrend'e yaptığı yolculuk, karakterin dönüşümünü adım adım izlememizi sağlıyor. Romanın en güçlü yanı da burada yatıyor: Arthas kötü olduğu için düşmüyor; doğru olduğunu düşündüğü şeyleri yaparken kendini kaybediyor. Kitabı okurken sık sık şu soruyu sordum: "Eğer onun yerinde olsaydım farklı davranabilir miydim?" Bu soru, Arthas'ı sıradan bir kötü karakter olmaktan çıkarıp Warcraft evreninin en unutulmaz figürlerinden biri hâline getiriyor. Warcraft oyunlarını oynamış olanlar için birçok tanıdık olay özellikle the culling bölümü ve karakterler bulunuyor. Ancak evrene yabancı okuyucular bile güçlü karakter gelişimi ve trajik hikâyesi sayesinde kitaptan keyif alabilir. Puanım: 8/10 Fantastik edebiyat sevenlere, özellikle de düşüş hikâyeleri ve trajik kahramanları sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Puan kırma sebebim ise önemli kahramanların kendi aralarında yaptığı savaş sekansları oldu bittiye gelmiş bulunmakta.Oysa epik bir savaş bekliyordum aklımda canlandırabileceğim.
Fantastik
ArthasChristie Golden · Epsilon Yayıncılık · 202339 okunma
Bana öykü yazdıran kitap
Puan vermedi·56 syf.··
2026 6. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:13
“Vialand’a gelmişken herkes hangi oyuncağa bineceğini heyecanı ile geç kaldık işte şu bu oyuncaklara binemeyeceğiz , eğer binemezsek sorunu sizsiniz sizin yüzünüzden olacak diyen ergen liselinin kurnaz gülümsemeli bakışlarını görmüşken, hiç de oyuncaklar için heyecan duymayan, tek başına yaşamaya alışkın tavırlarla, bir tek kendisinin oyuncaklara binerek anksiyete yaşamayacak isteyececeğinden emin gibi sormuştu ama bir kaç şüpheli cevaplara rağmen bir tek o kalmıştı. Vialand Avmye çıkarken -tek başına gezmeyi becerebildiği için olacak hep hızlı hareket etmişti de geriye doğru saydı 5-6 adet 15-20 basamaklı toplamda yaklaşık 120 basamak kadar çıkacağını hesap etti , merdivenler bittiğinde nefes nefese kaldığını gördü, yaşına göre iyi çıktığını ana yine de zorlandığını anladığında yukarı bulutlara baktı ve çoğu yaşadığını şekilde derealizsyon ve deparsonalizsyon karışımı, sigaradan mı yoksa şekeri mi düştü derken kendini D&R mağazasında buldu. Ne de olsa güzel geçecek bir kitap ve Starbucksta americano ile kitap okuma heyecanıyla Thomas Bernhard kitabı bulmaya koyuldu da yani kendisi bulmalı derken yine yorgunluk, ben neredeyim bu kalabalıklar derken panik atak , şeker düşmesi karışımı ayakta zar zor duruyordu , bak yine aynısı oluyor diyerek D&R çalışanı kıza Thomas Bernhard kitabı var mı diye soracaktı ki telaffuz edemeyeceğini umarak google’a yazdı ve gösterdi, bu yazarın kitaplar var mıydı, kız bilgisayardan baktı ve hiç bir kitabı kalmamış deyince çaktırmadan tamam sağol derken kız gittikten sonra bilgisayara kendisi baktı da anlamlandıramadı, isimler vardı ama olsaydı kitaplar herhalde yeşil okey işareti de olur derken kadınların duygusal tepkileri aklına geldi ve güvenmediğini düşündü , kızsa başından savdı gerçekten bakmadıydı. Neyse bulamadım bari starbucksa
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989904 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:31
Karina Halle Ölümcül Konular Gotik atmosferi, psikolojik gerilimi ve bilim kurgu unsurlarını başarılı bir şekilde harmanlayan, okuru ilk sayfadan itibaren rahatsız edici bir gizemin içine sürükleyen etkileyici bir roman. Sydney Denik, hayatındaki büyük kayıpların ardından tutunabileceği son dal olarak gördüğü Madrona Vakfı'na kabul edildiğinde bunun kariyerini değiştirecek bir fırsat olduğunu düşünür. Ancak Vancouver Adası'nın sislerle kaplı, dış dünyadan tamamen izole edilmiş bu ürkütücü köşesi, kısa sürede onun için bir araştırma merkezinden çok bir kâbusa dönüşür. Telefonların ve internetin yasak olduğu, insanların garip davrandığı, öğrencilerin aniden ortadan kaybolduğu bu yerde gerçek ile halüsinasyon arasındaki çizgi giderek silikleşir. Yazarın en güçlü yanı atmosfer yaratımı olmuş. Ormanın içinden gelen açıklanamayan sesler, bir anda değişen hava koşulları, ölü hayvanların ortaya çıkışı ve sürekli hissedilen o görünmez tehdit duygusu kitabın her sayfasında okuyucuya huzursuzluk veriyor. Özellikle Sydney ile birlikte yaşanan "Acaba bunlar gerçekten oluyor mu?" hissi gerilimi sürekli canlı tutuyor. Daha yoğun korku sahneleri görmek isterdim ancak psikolojik gerilim tarafı bunu büyük ölçüde telafi ediyor. Sydney karakterini kusurlarıyla birlikte sevdim. Güçlü olmaya çalışırken yaşadığı kırılganlıklar ve gerçeklerle yüzleşme süreci oldukça başarılı işlenmiş. Wes Kincaid ise karanlık romanlardan çıkıp gelmiş gibi duran, gizemli ve tehlikeli havasıyla dikkat çeken bir karakter. Aralarındaki ilişki zaman zaman takıntı boyutuna ulaşsa da kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan gerçekler bu dinamiğe farklı bir anlam kazandırıyor. Final kısmı ise kitabın en güçlü taraflarından biri. Sayfalar boyunca biriken soru işaretleri tek tek cevaplanırken hikâye beklenmedik yönlere
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202555 okunma
“Ne yani kitaplarımı yakacak mısınız?”
8/10
·107 syf.·
2026 18. kitabı
Yazarın Hemingway Ödül'ü sahibi olduğunu görünce merak edip okumaya başladım. Elbette Kafka'yı pardon Franz'ı anlatıyor ama daha çok edebiyatın kendisiyle kurduğumuz ahlaki ilişkiye parmak basıyor. Franz edebiyat dünyasının etik tartışmalarından sadece biri. Bir yazarı gerçekten sevmek ne demektir? Onun eserlerini korumak mı, yoksa onları dünyayla paylaşmak mı? Soru bu kadar yalın olsa cevabı çok bir şey değiştirmez tabii fakat yazarın vasiyeti eserlerin paylaşılmaması üzerine olunca işler değişiyor, sorular artıyor; Eser sahibi istemese bile mi? Bu onun kişisel haklarına saygısızlık değil mi? Eserleri başlığına kadar değiştirecek miyiz? Başlığına kadar değişiklik yaptığımız eserin hala yazara ait olduğunu söylemek neyin nesi? Sevdiğimiz yazarları gerçekten seviyor muyuz, yoksa onları kendi ihtiyaçlarımıza göre yeniden mi yaratıyoruz? Bu soruların etrafında örülen roman, Soğuk Savaş'ın Avrupa'sında; Fransa, İstanbul ve Berlin arasında dolaşan kısa ama etkili bir anlatı kuruyor. Çağımızın Tanığı olarak ödüle layık görülen Burhan Sönmez'in diğer eserlerine de zamanla bakarız artık.
Franz K. AşıklarıBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2024300 okunma