"Korkuyorum," diye karşılık verdi Elena. "İyi ama neden?" Bu soru Elena'nın kafasını karıştırdı. Sonra yavaşça yanağını onunkine dayayarak "Bunun sadece bir rüya olmasından korkuyorum," dedi. "Sana bir sır vereyim prenses," diye fısıldadı Damon kulağına. "Sen ve ben buradaki tek gerçekleriz. Diğer herşey bir rüya."
Sayfa 2 - Damon/Elena·Kitabı okuyor
Alıntı
Faysal'ın Arap ordusu muhteşem bir gerilla savaşı çıkardı ancak Bedeviler Osmanlı ordusuna karşı neredeyse dört yüzyıldır yaptıkları klasik vurkaç taktikleriyle savaşıyorlardı. Hâlâ Faysal'ın kuvvetlerinin Arabistan dışındaki Arap eyaletlerindeki Osmanlı idaresini kendi başlarına sona erdirip erdiremeyecekleri tartışmaya açıktır. Bir yüzyıl önce, Vehhabi savaşçıları Arabistan'ı ele geçirdi ama Şam'ı işgal edememişlerdi. Ancak Faysal'ın güçlü müttefikleri vardı. 1917 yılı Avrupa'daki Batı Cephesi'nde korkunç bir çıkmaza girmişti ama, İngilizler Osmanlı İmparatorluğu'nu savaşta mağlup etmek çabasında büyük başarılar imza attı. Hindistan'dan Basra'ya takvije kuvvetleri gönderildi ve İngiliz-Hindistan birlikleri 11 Mart 1917'de Bağdat'a girdi. Batı'ya doğru, General Edmund Allenby kumandası altındaki İngiliz ve İngiliz İmparatorluğu güçleri, o yılın sonbaharında Sina'da Osmanlı direnişini ezebildi. İngiliz kuvvetleri 16 Kasım 1917'de Yafa'yı işgal edip 11 Aralık'ta Kudüs'e girdi. Arap topraklarındaki savaş, yaklaşık bir yıl kadar sürecekti ama İngilizlerin 1917'deki zaferlerinin ardından sonuç kesinleşti. 1 Ekim 1918'de Şam'a giren Faysal'ın ordusuna daha fazla Bedevi kabilesi katıldı. Havran'da İngiliz kuvvetleri karşısında büyük bir yenilgi alan Osmanlı kuvvetleri ise zaten şehirden çekilmişti. Şehre ilk girenin İngiliz komutasındaki birlikler olup olmadığı hâlâ araştırmacılar arasında tartışmalı bir konudur. İngilizler Faysal'a ordusunun kurtardığı bölgelerin gelecekteki Arap Krallığı'nda yer alacağı sözünü vermiş olduğu için bu soru önemsiz bir mesele değildir. Hangi ordu ilk olarak Şam'a ulaşmış olursa olsun, 1516 yılında Selim'in zaferinde olduğu gibi, şehir bir tek silah patlamadan düştü. Faysal şehre girişini müteakip ilk cumada, bilerek ya da bilmeyerek Selim'in
Sayfa 238·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dördüncü Örnek: Yüce Allah’ın "Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorsun." (Enbiyâ 7) sözü, ibaresiyle bilenlere soru sormanın vacip (farz) olduğunu gösterir; çünkü ayetten asıl kastedilen anlam budur. Bilenlere soru sorma emri, kendilerine soru sorulabilmesi için toplumda "zikir ehlinin" (alimlerin) yetiştirilmesini ve var edilmesini zorunlu kılar (istilzam eder). Bu anlam ayetin asıl hedefi değildir, ancak ayete işaret yoluyla delalet eder.
Akıl sağlığı alanında çalışan çoğu kişi için de aynısının doğru olduğuna inanıyorum. Bu iş bizi çekiyor çünkü hasarlıyız; kendimizi iyileştirmek için psikoloji okuyoruz. Bunu itiraf etmeye hazır olup olmadığımızasa başka bir soru.
Sayfa 15
1000Kitap
Kendine asıl sorman gereken,”Ne istiyorsun?” sorusu değildir;esas önemli soru,”Hangi acıyı çekmek istiyorsun?” sorusudur.Çünkü her arzu kendi sancısıyla gelir.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Öğretmen, insanın utanç duymadan bütün günahlarını anlatabileceği rahip gibidir.
Sayfa 186 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap