Sorular sorular sorularla bölünür uykularım Ben şimdi hangi çağın aynası, Deşilmiş hangi yaranın ağrısıyım?
Sayfa 52 - Kırmızı Kedi Yayınevi 1.Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
"Düşün! Bize, matematik dünyasının kurgusal ve sonsuz olduğu öğretildi. Bunu kabul ederim. 1'den sonra 2 gelir dendi. Bunu da kabul ederim. Ama sonra, 1 ile 2 arasındaki sonsuzluğu düşündüm. Peki o nereye gitti? İrrasyonel sayılar varken bir sayıdan sonra diğer bir tam sayı nasıl gelebilir? Eğer I'den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz sayı konabiliyorsa 2 nasıl gelir? İşte! Soru bu! Yanıtsız bir soru. Ve işte matematiğin hatası! Dolayısıyla matematik yok. Onun üzerine kurulmuş dünya düzeni de yok... Ama ben anlayabilirim. Anlayabilirim bu sorunu. Ve o zaman ortaya yaklaşık sayılar çıkar. Yani hiçbir sayı tam sayı değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız. Ve dünyada aslında tam gibi görünürken, aslında bir irrasyonellik harikası. İşte bunun için hayat yoktur. Olsa dahi irrasyoneldir! Yani anlamsızdır. Ne bir başlama nedeni, ne de bir oluş nedeni vardır. Evrende uçuşan kocaman bir irrasyonellik. Tabii ki dünyanın bir anlamı olması gerekmiyor. Belki de onu anlamlandıran üzerinde yaşayan akıl sahibi yaratıklardır. Ama onların da bizi getirdiği nokta ortada!"
Sayfa 43
Reklam
Gayet anlaşılır ..
Bir çözüm bulunduğunda sorun sorun olmaktan çıkar. Bir cevap bulunduğunda soru soru olmaktan çıkar. Çünkü sorun çözümün cevap da sorunun bir parçası haline gelir. Ve ortada sorunsuz çözümler ve sorusuz cevaplar kalır.
Sayfa 218 - Pdf·Kitabı okuyor
CEMİL MERİÇ HOCA'YLA KONUŞMA¹ SORU: “Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim” diyorsunuz. Okuyucularımıza sizi bu cümlenizle takdim etmek isterdik, muvafık buluyor musunuz? CEVAP: Şeref telakki ederim. Yalnız hemen ekleyeyim, bu bir iddia değil bir temenni. Bölünen bir tarihi birleştirmek münzevi bir yazarın harcı mı? Bu, bir neslin, daha doğrusu nesillerin işi. “Yaşayan bir toplum, kökü mazide olan ati- ((Dipnot) “Cemil Meriç’le Sohbet” başlığı ile 13-14 Mart 1979 tarihli Son Havadis gazetesinde yayımlanan bir röportaj. Röportajın, Şeref Oğuz imzalı “Takdim” yazısı şöyle: “Son yıllarda kültür ve sanat dünyamızda en geniş alâka gören muharrir kimdir diye sorulsa, Cemil Meriç cevabını vermek herhalde en doğrusu olur. Düşünce alanımızda alelaceleciliğin, durgunluğun hâkim olduğu bir sırada, en fazla muhtaç olunan, gerçek aydın olarak zuhur eden üstad, cemiyetimizin içinde bulunduğu derin, çok yönlü ve karanlık buhranı halis tefekkür projektörüne tâbi tutuyor. Bilhassa son kitapları, millet olarak şikâyetlerimizin temel sebeplerine ve çarelerine dair en sıhhatli, en samimi objektif tespitler ihtiva etmekte, deneme türünün Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en ileri örneğini vermektedir. Son Havadis, günümüzün can alıcı bahisleri üzerinde değerli görüşlerini almak üzere Cemil Meriç’i evinde ziyaret etti. Aşağıda suallerimizi ve muhterem hocamızın verdiği cevapları bulacaksınız”.) Sayfa: 535 dir”. Medeniyetlerin anahtarı: Birikim. Tekâmül de inkılâp da kemiyetten keyfiyete geçiştir. İnsanı insan, milleti millet yapan: Hafıza. Biz hafızamızı kaybettik. Düşünce, bütünü kucaklamak, dünü yarına bağlamak. Olanı bilmeden olacağı fethedebilir miyiz? Sıhhatli toplumlar kendileri kalarak değişenlerdir. İçtimaî uzviyet iki zıt kanuna uyarak
Sayfa 535 - İletişim yayınları 9.baskı·Kitabı okudu
Ama nasıl oluyor da, sonsuz bir nicelikten daha küçük olan bir şeyin kendisi de sonsuz olabiliyor? Alman matematikçi David Hilbert bu konuda şöyle demişti: “Sonsuz! Başka hiçbir soru insan ruhunu bu kadar derinden sarsmadı; başka hiçbir fikir insan zekâsını bu kadar verimli şekilde harekete geçirmedi; ama başka hiçbir kavram da sonsuz kavramı kadar açıklanmaya muhtaç değil.” Sonsuz kavramındaki bu paradoksu çözmek için, sonsuzluk diye neyin kastedildiğini tanımlamak gerekiyor. Hilbert'le birlikte çalışmış olan Georg Cantor, sonsuzluğu sayma sayılarının (1, 2, 3, 4, ...) sonu gelmez listesinin büyüklüğü olarak tanımlamıştı. Öyleyse, bununla karşılaştırılabilir büyüklükte olan her şey, aynı derecede sonsuz demektir. Bu tanıma göre, sayma sayılarının sadece çift olanları da, sezgisel olarak daha küçük olmaları gerekirmiş gibiyken, yine sonsuz sayıdadır. Sayma sayılarının miktarı ile çift sayıların miktarının karşılaştırılabilir olduğu kolayca gösterilebilir, çünkü her sayma sayısını bir çift sayıyla eşleştirebiliriz:
Sayfa 127·Kitabı okudu
Çocuk Yetiştirmek Şu üç soru bize sıkça sorulur: 1. Çocuğumu ahlaken nasıl eğitmeliyim? 2. Çocuğumu dinen nasıl eğitmeliyim? 3. Çocuğumun teorik eğitim sürecini nasıl yönetmeliyim? Üç soruya da benim standart cevabım her zaman bir tanedir: Kendini eğit.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam