9/10
·120 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:36
Kitap çok güzeldi. Komutan arkadaşına duygularını o kadar güzel anlatmış ki içinde yaşadığı 41 yıl boyunca kendince cevapladığı sorular üzerine geçen hayatını.. Dost olayı olabilmeyi ve her şeye rağmen yüzleşebilmecek kadar dost kalmayı başarmak. Hikayeden çok etkilendim çok beğendim. İlk okumaya başladığımda sıkıldım gibi oldu ama hikayeyi anladıkça içine çekti. Okumaya değer buldum
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
6/10
·174 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:00
Metin Sevil sosyal medyada paylaştığı denemeleri bir kitapta toplamış. . Asr Suresi çok kısa ama bu kısalığının yanında az kelam ile çok şeyin anlatıldığı, derin anlam yüklü bir suredir. İnsanların çoğunu ziyanda olduğu, bundan sadece iman edip salih amel işleyenlerin ve birbirini hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin müstahsına olduğunu bildirir. sayfa 13 . Bu kısa denemelerini dokuz başlıkta toplamış. Ekim 2015 de başlayan sosyal medya paylaşımları Kutlu Yayınevi nden ikiyüzdoksaniki tanesini paylaşmış kitabında. . Gençliğinde; yoğunken, sağlıklıyken, koştururken, telaşeliyken, ölüm uzak gözükürken Allah'ı an, ölümü/kabiri/hesabı hatırla, günahlardan kaç, namazını ve diğer ibadetlerini aksatma! Böyle yap ki piri ifade olup da bunları sürekli yapar olduğunda bir nebze olsun teselli bulasın. sayfa 57 . Oradan buradan başlığında seksenaltı denemesini paylaşmış. Bir alıntısı aşağıya bırakıyorum. . Artık birisi/birileri de çıkıp; "Domuz eti haram değildir, o ayetin tercümesi hep yanlış yapılmıştır, gerçek manası o değildir, yanlış okuyor, yanlış yorumluyorsunuz, orada asıl anlatılmak istenen..." derse hiç şaşırmayacağım sayfa 129 . Yazarın diğer kitapları Cevap Bekleyen Sorular, Dini Hurafesiz Yaşamak, Düşün Korkma Sor ve 12 Eylül Müdahalesi Ezberler ve Gerçekler . Kısa Kısa Metin Sevil
Kısa KısaMetin Sevil · Kutlu · 09 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2026 5. kitabı
| "Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekli-yordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma
10/10
·592 syf.··
2026 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Felsefe tarihini araştırırken bu kitabı tavsiye edenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. En son cesaret edip okumaya başlamıştım. Sanırım bundan sonra tavsiye edeceğim kitapların başında yer alacak. Hikaye, 14 yaşındaki Sophie Amundsen'in posta kutusunda bulduğu gizemli mektuplarla başlar. Mektuplarda sadece şu iki soru yazar: "Sen kimsin?" ve "Dünya nereden geliyor?" Bu sorular Sophie'yi, ona mektuplar aracılığıyla felsefe dersleri veren gizemli bir filozof olan Alberto Knox ile tanıştırır. Felsefe kursunda antik çağdan günümüze değin uzanan filozoflar ve düşünceleri yer alır. Tabi güzel bir kurguyla beraber. Hem felsefe kitabı hem de bir roman olması sıkıcılığını ortadan kaldırıyor. Alışılmışın dışında bir kurgusu var ve bu kurgu bile hayatı sorgulamayı sağlıyor. Okurken çok keyif aldım.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi
Bazen bir hikaye sadece bir aşkı anlatmaz.Geçmişin insanın peşini yıllar sonra bile bırakmadığını,saklanan sırların bir gün mutlaka ortaya çıktığını ve bazı gerçeklerin öğrenildiğinde insanı rahatlatmak yerine daha da ağırlaştırdığını anlatır. Keşke–Sema Soykan Kitap Fikret’in hapishaneden yazdığı mektuplarla başlıyor. Daha ilk sayfalardan itibaren insanın içine bir merak yerleşiyor. Çünkü ortada yıllardır saklanan sırlar, cevabı bekleyen sorular ve birbirine görünmez bağlarla bağlı hayatlar var. Bir yanda geçmişiyle hesaplaşmaya çalışan Fikret diğer yanda yıllardır cevabını aradığı gerçeklerin peşine düşen Sabia... Hikaye ilerledikçe sadece insanların yaşadıkları değil yaşamak zorunda bırakıldıkları şeyler de ortaya çıkıyor. Köy Enstitülerinden 70'li yılların siyasi atmosferine, kadınların yaşadığı baskılardan insanların kaderini değiştiren yanlış kararlara kadar birçok konu romanın içinde doğal bir şekilde yer buluyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden biri karakterlerin kusursuz olmamasıydı. Herkesin bir yarası bir pişmanlığı bir suskunluğu var. Bu yüzden okurken karakterleri sadece yargılamıyorsunuz...onları anlamaya da çalışıyorsunuz.. Keşke benim için sadece geçmişe duyulan özlemi değil yıllar geçse de insanın peşini bırakmayan pişmanlıkları anlatan bir roman oldu. Kitabı bitirdiğimde aklımda olaylardan çok şu düşünce kaldı.Bazen insanın hayatını değiştiren şey yaptığı hatalar değil zamanında söyleyemediği sözler ve içinde kalan keşkeler oluyor. Hazırsanız... Geçmişin gölgesinde kalan sırların,yarım kalmış sevdaların ve yıllarca cevabı aranan soruların peşine düşebiliriz. Çünkü bazen insanı en çok yaralayan şey yaşadıkları değildir...Yıllarca doğru bildiği şeylerin aslında hiç de öyle olmadığını öğrenmesidir. Bu güzel kitabı bizlerle buluşturan
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,990 okunma
Duvarların ardında kalan hakikat
9/10
·552 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:33
Haruki Murakami'nin Şehir ve Belirsiz Duvarları romanı, aslında yeni bir hikaye değil. Haruki Murakami 1980'lerde yazdığı yaklaşık 150 sayfalık kısa bir metni yıllar boyunca içine sindirememiş, tamamlanmamış hissetmiş ve uzun süre yayımlamamış. Aradan geçen onlarca yılın ardından bu hikayeye yeniden dönerek onu bugünkü haline ulaştırmış. Bu yönüyle roman, yalnızca kahramanının değil, yazarının da yıllar süren bir arayışının ürünü gibi duruyor. (Kitap 2022 yılında tamamlanıyor) Romanın merkezinde görünürde bir aşk hikayesi var. Ancak bu, sıradan bir kavuşma hikayesinden çok, insanın hayatı boyunca peşinden gitmekten vazgeçemediği bir aşkın hikayesi. Umudunu kaybetmeden, zamanın ve hayatın önüne çıkardığı bütün duvarlara rağmen sevdiği kişiyi aramaya devam eden bir insanın sessiz mücadelesi. Bu nedenle kitap boyunca aşk, yalnızca bir duygu değil, insanı ayakta tutan, ona yön veren bir arayış haline geliyor. Kitabı okurken kendime sık sık şu soruyu sordum. Ben gerçekten ben miyim, yoksa yalnızca kendi gölgem mi? Gerçek ile hakikati nasıl ayırt edebilirim? Haruki Murakami 'nin kurduğu o yüksek duvarlarla çevrili şehir, zamanla bir mekandan çok insanın iç dünyasının metaforuna dönüşüyor. Belki de hepimizin içinde ulaşmaya çalıştığımız, fakat tam olarak varıp varamadığımız böyle bir şehir vardır. Haruki Murakami 'nin en güçlü taraflarından biri olan betimlemeler burada da etkileyici. Nehirler, kütüphaneler, sessizlikler, gölgeler ve duvarlar, hepsi okurun zihninde canlı bir şekilde yer buluyor. Romanın atmosferi o kadar güçlü ki bazen olaylardan çok hisler akılda kalıyor. Bu anlamda eser, klasik Haruki Murakami anlatısının bütün özelliklerini taşıyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını ve bazı düşüncelerin tekrar tekrar işlendiğini hissettim. Özellikle romanın orta bölümlerinde tempo
Alıntı
Şehir ve Belirsiz DuvarlarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2025417 okunma
Reklam
Reklam