Hilal, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okumayı düşünüyor

ADIN DİYORUM, SOYADIM İÇİN KOYULMUŞ SANKİ.SANA BİR ÖMÜR BORCUM VAR,KEFİL OLURMUSUN BORCUMA..?

Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir, Miraç Çağrı AktaşBana Seni Seviyorum Deme Hissettir, Miraç Çağrı Aktaş
Kitap Kulubü*, bir alıntı ekledi.
12 May 14:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Varlık Savaşı
anlamıyorsunuz
kendime gelmek istemiyorum
adım insan soyadım toprak
tekrarlıyorum
insanların var olmaya çalıştığı dünyada
yokluğun tadını çıkarıyorum

Dalgınlığıma Geldi Hayat, Ahmet Şefik Vefa (Sayfa 56 - Aydos Yayınları)Dalgınlığıma Geldi Hayat, Ahmet Şefik Vefa (Sayfa 56 - Aydos Yayınları)
F.betül, bir alıntı ekledi.
11 May 19:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Varlık Savaşı
Anlamıyorsunuz kendime gelmek istemiyorum, Adım insan soyadım toprak, insanların varolmaya çalıştığı bu dünya da yokluğun tadını çıkartıyorum.

Dalgınlığıma Geldi Hayat, Ahmet Şefik Vefa (Sayfa 56 - Aydos)Dalgınlığıma Geldi Hayat, Ahmet Şefik Vefa (Sayfa 56 - Aydos)

adım, soyadım, yaşım, doğum yerim ve hatta şu anda yaşamakta olduğum şehir; hepsi birer safsata. bunlar beni ben yapan şeyler değil.. .

döşeğimde ölürken, bir alıntı ekledi.
01 May 20:05

Benim Sözüm
Adım Ehmed benim. Ehmede Ferman. Ehmede Fermane Kiki. Yani, Ehmed adım. Ferman da hem soyadım, hem de talihim. Kiki ise, Kikan demek, aşiretimin adı. Başka adlarımda var benim; sözgelimi ''derginin dengbeji'', ''Hawar'ın ozanı'' filan...

Hatta bazen benim için şöyle dendiği de olur: ''Güzel ozanımız, Kikan kocası, göz nuru, meclislerin piri, kibarların, ağaların sözcüsü, gençlerin delikanlıların sevgilisi''...

Evet, doğrudur; dengbej ve ozanım ben. Strandan, şarkıdan, masaldan, meselden, anıdan ve deyişten başka işe yaramam ben. Söz, hayatımdır benim. Dünyaya gelip de bir şeylerin farkına vardığımda, kulağıma çalınan ilk şey, annemin ninnileri oldu. Ölümle sözleşmem de şudur, söyleyeyim; Eğer pak ve şefkatli Allah bana iyi bir ölüm nasip ederse, isterim ki mezarımın başında güzel sesli, makam ve usul bilen bir dengbej otursun ve annemin ninnilerini yeniden bana ulaştırsın

Şu uzun ömrümde her türlü çirkefi ve kötülüğü gördüm. Biz Kürtler, sonraları gölgemize dönüşen her türlü felaketi ve belayı gördük. Ölüm, cinayet, yangın, inleyiş, çığlık ve aman, suyumuz katığımız oldu bizim. Vatanımız kıraca, yıkığa döndü. Allah'ım... Kürdistan'ın o dağları, yaylaları, ovaları, mağaraları, köyleri ve şehirlilerin dilleri olsa da konuşsalardı, başlarından geçenleri bir söyleyebilselerdi! Vay ki vay... Neler görmediler ki.. Şu son 34 yılın olaylarına bakmak bile kafi. 1900'den bu yana yarım milyondan fazla Kürt öldürüldü. Ve Kürtlerin vatanı dört parçaya bölündü. Ocağı batasıca dünya savaşı, yüzbinlerce Kürdü mezara götürdü. 1925, 1927-28, 1930'daki Kürt isyanlarında da onbinlerce Kürt öldü. Kürtlerin vatanında ölüm rüzgarları, ölüm fırtınaları esti. Kürtlerin vatanı Azrail'in makamı oldu. Büyük Allah da Kürtlerden yüzünü çevirdi. Ve ben... Kürtlerle birlikte benim de fermanım çıktı ve ben de gurbet dalgalarına kapıldım. Ferman, sürgün ve hasret adım, kaderim oldu...

Şimdi burada, gurbet elde, Şam'da oturmuş, içinde olduğum durumu ve arkadaşlarımı düşünüyorum.. Vay bana, vaylar bana... Eğer şu Kürtçe sözcükler, deyişler de olmasa ne yapardım ben.? Eğer hayatım stran, şarkı, aşıkane türküler ve Kürtçe sözcük ve deyişlerle örülmüş olmasaydı delirip çöllere düşmez miydim? Katığım suyumdur onlar, arkadaşım, dostum, sevgilim. Her şeyimdir onlar. Onlardan başka kimim kimsem de yoktur hani.

Onlar sığınağım, vatanım oldular...

Ama gelin de ben garibe sorun ki Kürtlerin bu güzel söz ve deyişlerinin, güzelim kıssalarının başına ah neler geldi neler. Hepsi yasaklı bugün. Bugün Türkiye'de Kürtçe konuşanlar cezalandırılıyor. Ceza, bir Kürtçe sözcüğe bir kuruş şeklinde. İki kelime iki kuruş, üç kelime üç kuruş... Hey gibi ocağı batasıca dünya hey!...

Ama öte taraftan Kürdistan'da olmadığım için kendimi şanslı da sayabilirim. Türkçe bilmiyorum ve heybem de ağzına kadar Kürtçe sözcükler ve deyişlerle dolu. Nasıl bu kadar ceza öderdim? Beylerin, mirlerin malları bile bu kadar cezaya kafi gelmezdi. Allah'ın inayetiyle olmalı ki bugün buradayım.

Evet, Şam'dayım şimdi. Muhacirin mahallesinde, Mir Celadet Bedirxan'ın evindeyim. Bugün günlerden Pazar. Aylardan nisan, yıl 1934. Hava sıcak gibi. Bahar gelmiş. Ben de güneçteyim. Önümde küçük bir oturak var ve ben küçücük bir deftere bu cümleleri yazıyorum.

Ben zavallı ve yazmak, yazarak anlatmak...


Siz, şimdi Mir Celadet Bedirxan kim diye soracaksınız. Mir Celadet var, Mir Kamiran isimli küçük bir kardeşi de var. Her ikisi de iyi adamlar, cesur ve zeki adamlar, temiz ve sevecen adamlar. Ezizan sülalesindendir onlar, Cizira Botan mirleri ailesinden. Onlar Emin Ali Bedirxan'ın çocukları, son Cizira Botan miri Mir Bedirxan'ın da torunlarıdırlar. Babaları ve dedelerigibi onların da kalbi Kürt milliyetperverliği ve yurtseverliği ile atar. Onlar da babaları ve dedelerinin yolundan yürüyor, Kürtlerin hakları için mücadele ediyorlar. Bir yandan sisyasi harekete, diğer yandan Kürt dili ve edebiyatına sımsıkı sarılmışlar. Onlar da mecbur kalıp gurbet ele düşmüşler ve şimdi Şam'da yaşamaktadırlar.

Neden mi bu yiğit bu seçkin insanlardan söz ediyorum? Onlarla kaderimiz bir olmuş da ondan. Aynı kaderin ortakları olmuşuz. Aynı evden olmuşuz da ondan. Ben onlarsız hiç yapamıyorum, bazen de onlar bensiz. Onlar hem çocuklarım hem babam olmuşlar. Celadet Beg'in evinde yaşıyorum. Ben, o, güzel bir ceylan, dört tane cins, çığırtkan keklik, iki hırçın tazı ve onun binlerce kitabı, birlikte yaşayıp gidiyoruz işte. Çok defa stranlar, aşıkane türküler ve masallarım da arkadaş oluyor bize. Biz, iyi adamların kavli üzerine yeminliyiz ki ölene kadar bir arada olacağız. İşte burada da yine söylüyorum; şefkatli Allah'tan bir dileğim de var, onlardan sonra değil asla, onlardan önce başımı rahmet diyarına, mezar toprağına koyayım.

Eğer Allah kuvvet ve takat verirse, bir gün kendimden ve maceramdan da söz edeceğim. Ama şimdi Evdale Zeynike vesilesiyle kalemi aldım ele. Evdale Zeynike'den ve hikayesinden söz edeceğim. Eğer becerebilirsem tabi...

Abdalın Bir Günü, Mehmed Uzun (Sayfa 9 - İthaki Yayınları 6. Basım)Abdalın Bir Günü, Mehmed Uzun (Sayfa 9 - İthaki Yayınları 6. Basım)
ManahoS, bir alıntı ekledi.
26 Nis 23:31

Bir kere şunu söyleyeyim ki ben devletin bana bahşedeceğı' soyadına muhtaç değilim; onu soysuzlar düşünsün. Devletin, yani o zamanki Halk Partisinin kabul ettiği Soyadı Kanunu yanlıştır. Çünkü Türklerde soyadı isimden sonra değil, önce gelir. Dilin yapısı böyledir. İlle Avrupalılara benzeyeceğiz diye soyadım sona almak, şuur altına işlenmiş bir aşağılık duygusunun mahsulüdür. Biz Avrupalı falan değiliz. Buz gibi Asyalıyız ve hepsinden üstün olarak daTürk’üz... Anladın mı monşer? Avrupalı olmak meziyet olmadığı gibi, Asya olmak da kusur değildir. Unutma ki Arnavut Avrupalı fakat ]apon Asyalıdır.

Harşit'in Hırçın Sesi, Talat ÜlkerHarşit'in Hırçın Sesi, Talat Ülker
Kremkaramelim, bir alıntı ekledi.
24 Nis 19:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

GÜLÜMSEME ÜZERİNE :))))
Bölüğe yeni yüzbaşı gelmiş. Daha kendi gelmeden ünü gelmiş: "Çok takıntılı adamdır, dikkat edin."
Bölük komutanı askerleri toplamış.
"Adım Ahmet KIRÇ. Soyadımdaki "R"yi unutanı yakarım."
Herkes stres içinde.
Beş gün sonra bir askeri çağırmış: "Söyle, ne benim adım soyadım?"
Asker titremiş ve kekelemiş: "Ahmet GÖRT!"

Kendinize gülümsemediğinizde kimseyle beraber gülemezsiniz. Kendinize gülmediğinizde herkes size güler.

Kendisiyle barışık olmayan insanlar dünyaya gülümsemezler..

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 91)Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 91)

ADINI YALNIZLIK KOYDUM
Seni bırakıp bir köşede
Öylece gitmek istiyorum
Hem de nereye gittiğimi bilmeden
Ve sensizliği seçiyorum
Hiçbir şıkkı görmeden
Adım zaten yalnızlık
Kim ne derse desin
Küstahlık olsun soyadım
Vurdumduymaz olayım biraz da kendime
Dinlemeyeyim yani kalbimin sesini
Ne çıkar bu tüten yaşlardan
Anlıyor musun beni ben susuyorum
Ve herkese küsüyorum
İşte buraya da yazıyorum
Adını yalnızlık koyuyorum

Eğer Adına Eşlik Edecekse Soyadım,
Allah İçin Ahirete Kadar Senindir Sol Yanım...