İleride çok başarılı bir iktisatçı olacağım buna şüphem yok da anlamıyorum ülkede bu kadar kaşar bolluğu varken hâlâ kaşar fiyatları neden bu kadar pahalı? Bazı kadınlar herkesin kaşar ihtiyacını tek başına karşılıyor zaten 🤣 Bir erkek sevdiğine çok sinirlenince onun canını acıtacağını bildiği için o kadına gidip onunla kıskandırmaya çalışır. Karşısındaki kaşar da bu fırsattan istifade tadını çıkarır "Sayın Avukatım" "Sayın Doktorum" diye hemen bir işvelenmeye cilvelenmeye başlar. Gerizekalı kadın anlamaz ki oradan kendisine bir ekmek çıkmayacağını. Amaç değil araç olduğunu. Ama yine de mesleği bu kaşarlık. Yapmazsa içi rahat etmez. Gerçi ben onları neye benzetiyorum biliyor musunuz? Zengin sofralarının kenarına gelip de ağzını açan yemek düşsün diye bekleyen kedilere. Eskiden olsa takardım da şimdi üç kuruşluk hareketler midemi bulandırıyor. Efe'nin ölümünden sonra şöyle şeylere gülüp geçiyorum artık. Ne hâliniz varsa görün. Kendi ötenizde oynayın. Bana da bulaşmayın.
Özdemir Bayraktar, yaptığı işi anlatırken şöyle derdi: Yaptığın bir işten kimsenin seni takdir etmesini bekleme. Seni takdir etmeyeceklerdir. Ama sen doğru bildiğin yolda bıkmadan, usanmadan yürü. ~Ercüment Tatlıoğlu
Reklam
Tünaydın
Hayatımızı büyük kararlar değil, her gün tekrar ettiğimiz küçük alışkanlıklar şekillendirir. Kötü alışkanlıklar önce örümcek ağı gibidir; fark edilmez. Zamanla zincire dönüşür. İyi alışkanlıklar ise ilk başta zordur, ama zamanla insanı taşımaya başlar. Aristotle şöyle der: “Biz, tekrar tekrar yaptığımız şeyiz. Mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Belki de olmak istediğin kişiyle şu anki hâlin arasındaki fark, yetenek değil; her gün yaptığın seçimlerdir. Bugün kendine şunu sor: Seni geleceğine yaklaştıran alışkanlıklar mı biriktiriyorsun, yoksa senden çalanlar mı? 🌱⏳
Alıntı
Bilge bir kadına; "Akıl nedir?" denildi. Şöyle cevap verdi: "Görüşün isabetli olması, sözün yerini bilmek ve lüzumsuz tartışmadan uzak durmaktır."
Önceden duyduğun laflar seni yatak döşek yatırırken belli bir eşikten sonra hiçbir etkisi olmuyor. Gülüp geçiyorsun. O eşik 15 yıl öncesi 2.evre troid kanserinden çıkardığım dersler, sonrasında ilimle meşguliyetin getirdiği bakış açısı. Burda bazen boşverin takmayın serzenişlerim ondan. Yoksa dertleri küçümsediğimden değil.Tam moralimi bozacak birşey olduğunda amaan değmez diyorum. Bunu devamlı yapınca nefsin tuzaklarını da fark etmeye başlıyorsun. Eğer birşeyi 2 kez düşünüyorsan bil ki sende o tuzaktasın. Seni o konuya odaklandırıp neler neler yaptırmaz insanlar cinnet bile geçiriyor.Ve dikkat edin ölümle burun buruna gelen ya da derin acılar yaşamış insanlar hayatı daha pozitif yaşarlar.Aldığı nefese ve herşeye şükrederler. Çünkü hiçbirşeyin dünya için değmeyeceğini bilirler. Moral çok önemli tekrar ediyorum melankolik takılmak, şöyle naifim böyle ponçiğim, hep kalbi kırılan benim, haketmedim, dur şu uçan kuştan bir nem kapayım,küseyim, kızayım, ay dur şuna bir anlamlar yükleyeyim, anlaşılmayı bekleyeyim, sevilmediğimin üstüne gurk yatayım, şu olayı lastik gibi uzatayım, vs. Modunda yaşamak kanser eder. Ve en zararlı siz çıkarsınız. Elinizden geldiğince hayattan keyif almaya bakın. Boşverin insanların ne düşündüğünü ne yaptığını biz kendimizden mesulüz. Doğru inandığın şeylerde gaza bas o manzarayı geç gitsin.
Duygu ve Düşünce
Kelâmı ehline söyle, işitir. Ar eylemez dört kitabı tefsir etsen, cahile kâr eylemez.
Reklam
Reklam