Ben artık şöyle bakıyorum ilişkilere: Hayatta üç tür ilişki var.
Gerçek dostluklar, bunlar çok az ama değerli...
Açık çıkar ilişkileri, bunlar dürüst ve işlevsel...
Bir de dost kılığındaki çıkar ilişkileri, bunlar çok tehlikeli...
İlk ikisiyle hayat mutlu mesut devam eder ama üçüncüsü seni bitirir.
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: Beraber olduğun iyi arkadaşla kötü arkadaşın benzeri güzel koku satanla körük çeken demirci gibidir. Güzel koku satan sana güzel kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın veya onunla beraber olduğun sürece güzel kokudan istifade etmiş olursun. Körük çeken demirci ise ya elbiseni yakar ya da kötü koku ve dumandan rahatsız olursun.
"Çıkarcılık" dediğimiz zaman kötü hisler uyandırıyor bu kelime bizde ama bence bunu bu kadar kötüleştirmenin anlamı yok. Insan sosyal bir varlık, ilişkilerde karşılıklı fayda olması çok normal; sorun faydada değil, sahtekârlıkta. Kartlarını koy, ne istediğini söyle, manipüle etme, vaatlerde bulunma, olmadığın bir insan gibi davranma ve bunu karşındaki de bilsin. O zaman kimse kırılmaz, kimse hayal kırıklığına uğramaz.
Olduğunu sandığı kişiye tutunup asla sınırlarının dışına çıkamayan insanlar için üzülüyorum artık. “Ben şöyle biriyim, ben böyle biriyim” diye boyuna konuşmalarına da tahammül edemiyorum. Hiç sınanmadıkları durumlarla ilgili kesin bir biçimde “Ben olsam şöyle yapardım” dediklerindeyse artık anlattıklarını hiç ciddiye alamıyorum. Hayat yeri gelince insanın ağzını burnunu öyle bir yamultur ki, feleğini şaşarsın. İnsan söyledikleri değil, yaptıklarıdır
O sırada Fugui sabanını sürerek onlara doğru yaklaştı ve şöyle dedi: "İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma."