LEVHA 6 ~SON
Hz. Peygamber devri. Ebû Talha henüz Müslüman olmamış idi. Ümmü Süleym(Rumeysa)'e evlenme teklifinde bulundu. Ümmü Süleym ona şu cevabı verdi: -Doğrusu ben de sana hevesliyim. Lakin sen kâfir bir adamsın bense Müslüman bir kadınım seninle evlenmem doğru olmaz. Eğer sen Müslüman olursan, işte o benim mehrim olsun, evlenelim, başka bir şey talep etmeyeceğim! -Bana Müslümanlığı kim telkin eder Rumeysa? -Resûlullah(s.a.) telkin eder, ona git. Ebû Talha Hz. Peygamber'in bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladı. Resûlullah, ashabı ile oturuyorken; "Ebû Talha, İslam'ın aydınlığı iki gözü arasında parlayarak geliyor" buyurdu. Ebû Talha Hz. Peygamber'in huzurunda iman etti ve Rumeysa'nın söylediklerini haber verdi. Hz Peygamber Rumeysa'nın şartı üzerine nikâhlarını kıydı. Resûlullah, Rumeysa için şöyle buyurmuştur: "Rüyamda cennete girdim, önümde bir ayak sesi, Bir de baktım ki, Ebû Talha'nın hanımı Rumeysa." (Ebu Nuaym, Hilye,c.6)
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
Nasıl yazdın bunu ya
Duydum bana sevgin dünya kadarmış, Anladım dünyanın dar olduğunu. Gel yalanlar söyle, seni sevdim de. Gidiyor olsanda sana geldim de. Doğruyu söyleme günün birinde, Söyleme ellere yar olduğunu...
Alıntı
Reklam
ALIŞKANLIK YERLEŞTİRME PROTOKOLÜ
Albert Einstein şöyle yazmış: 'Büyük ruhlar her zaman vasat zihinlerin şiddetli muhalefetiyle karşılaşmışlardır. Vasat zihin, geleneksel önyargılara körü körüne boyun eğmeyi reddeden ve görüşlerini cesaretle, dürüstçe ifade etmeyi seçen insanı anlayamaz.
Sayfa 186 - Pegasus·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Âkif kendi ahlâkını şöyle ifade ediyor:
Zulmü alkışlayamam zâlimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem Biri ecdâdıma saldırdı mı, hatta boğarım... -Boğamazsın ki! Hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun zağarlık yapamam Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle Bana hiç tasmalık yapmış değil altın lâle Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boyunum Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim,çifte yerim Adam aldırma da geç git, diyemem,aldırırım Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Alıntı
- söyle bana ey yolcu, nedir senin gittiğin? - yola düşkün azgın bir at gibidir yanımda eksikliğim. - söyle bana ey yolcu, senin yurdun neresi? - el kadar beyazlığı bir sigara paketinin, sabaha kadar sıkıntıyla çizdiğim
Sayfa 35 - III / kendi göğünü aramak - pdf·Kitabı okuyor
Alıntı
Derdimizi neyi etkileyebileceğimize yoğunlaştırmak için, şunu soruyorum kendime: Neye muktedirim, neler iktidarım dışındadır? Kimileri, herhangi bir şeye muktedir olduklarından şüphe ederler, şu hayatta her şeyi başkalarının belirlediğini düşünürler. Böyle mi değil mi, hiçbir şüpheye yer bırakmadan anlayabilmemiz için, mutlak olarak her şeyin iç yüzünü görebilmemiz gerekir. Ama hiçbir insan böyle bir idrake sahip değildir. İşlemi şöyle sadeleştirebiliriz: Bazı şeylere muktedir olduğumu varsaymak isterim, ki böylece kendimi hayat boyu acz içinde hissetmeyeyim.Tabii ki bu irademin özgür bir irade olduğundan şüphe edebiliriz, çünkü o da sayısız etkiye tâbidir, nörobiyologlar bile onu araştırırken az zorlukla karşılaşmıyorlar. Bu açıklık kazandırma işlemini bir defa daha sadeleştirebiliriz: Koşullu olarak özgür bir iradeye sahip olduğum illüzyonumu saklı tutabilirim. Yalnızca zayıf bir iradem olsaydı, her şey çok daha zor olurdu. Değiştiremediğim ölçüde, onunla yaşamam gerekirdi. O zaman,kendiyle yeterince dost olan, böylece benim bu durumumu kendi çıkarları için istismar etmeyecek insanlarla karşılaşmayı umabilirdim ancak.
Reklam
Reklam