9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 135. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 22:30
Reading this felt less like a traditional narrative and more like an intimate documentary. By offering the dual perspectives of both authors, the book provides a balanced and realistic look at "cohabitation." It explores how two distinct personalities—with different habits and tastes—can create a harmonious sanctuary together. There was a beautiful sense of familiarity in their daily struggles and triumphs, which made the reading experience feel incredibly heartwarming. It wasn't just about friendship; it was about the logistics of sharing a life, from splitting chores to managing their "maximalist vs. minimalist" conflict. For anyone who values independence but fears loneliness, this book serves as a perfect blueprint. I’d give it a solid 9/10—a refreshing, modern take on what "home" can truly mean.
Two Women Living TogetherCrystal Hana Kim · Ecco Publisher · 20261 okunma
Victor Hugo / Notre Dame”nin Kamburu
Puan vermedi·559 syf.··
2026 9. kitabı
Victor Hugo / Notre Dame”nin Kamburu Roman, 1482 yılında( orta çağ) Paris’inde geçer ve merkezinde Notre Dame Katedrali çevresinde kesişen kaderler vardır. Katedralde yaşayan kambur, sağır ve toplumdan dışlanmış Quasimodo, güzelliğiyle büyüleyen Çingene dansçı Esmeralda, onu saplantıyla isteyen katedralin başrahibi Claude Frollo ve Esmeralda’ya âşık asker Phoebus( Esmeralda ‘da Phoebus’’e aşıktır)arasında trajik bir ilişki ağı kuruludur. Kitap psikolojik bir kitabı olduğu gibi; politik ve tarihi bir kitaptır; Orta Çağ’ı anlatırken 19. yüzyılı eleştirir. . Kilise, hukuk ve sınıf sistemini sorgular. . “Öteki”nin insanlığını savunur. . Ulusal kültür ve mimari miras bilinci oluşturur. . Erken sosyal adalet düşüncesinin edebî bir örneğidir. . Geleneksel yaklaşımları eleştirirken bilimde bulunan payını almaktadır Kitap tarihi ve politik olayları anlatırken karakterleri de psikolojik olarak çok iyi yansıtmıştır Orta Çağ Fransasına baktığımız zaman daha doğrusu Avrupa’nın tamamında Kilisenin güçlü olduğu Feodalitenin hakim olduğu Sınıf haklarının uçurum derecesinde belirgin olduğu bir sosyal yapılanma Paris bir tarafta saray soyluları ,din sınıfı ve askerler bir tarafta da yoksunlar çingeneler ve suçlular olarak ikiye ayrıldı bir demografik yapıya sahip Roman yazıldığı dönemde 1789 ve 1830 devrimleri yapılmış mutlak monarşi yıkılmış liberal demokrasiye geçildiği dönemdir Bu yüzden de cesurca Hem kilise eleştirisini sunmuş Hem de feodal yapılanmalar içerisindeki ahlaki iki yüzlülüğü Kurumsal dinin nisanı nasıl yozlaştırıldığını eleştirmiştir Zaten Hugo’nun bakış açına da baktığımız zaman, Hugo tanrı değil kurumsallaşmış din ve donmaya karşıdır Kitapta temel belirleyici 5 karakter vardır 1-Quasimodo; Quasimodo, edebiyatta “bedensel deformasyon –
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·102 syf.··
2026 9. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 10:02
Melanie Klein ’a göre haset, yaşamın en erken dönemlerinde ortaya çıkan, nesneyi bozma ve yok etme arzusuyla ilişkili temel bir duygudur. Şükran ise hasetin panzehiri gibidir: İyi nesnenin varlığını kabul etmek ve onu içselleştirebilmek. Bu metin, nesne ilişkileri kuramının en yoğun ve teorik parçalarından biriDİR. Psikolojik Derinlik * Haset = yıkıcı dürtü * Şükran = bütünleştirici kapasite * Bölme (splitting) * İyi ve kötü nesne ayrımı * Paranoid-şizoid ve depresif konum Klein burada haseti neredeyse varoluşsal bir merkez duygusu olarak konumlandırır ve bu oldukça radikal bir iddiadır. Güçlü Yanları * Haset kavramını derinleştirmesi * Şükranı psikodinamik zemine oturtması * Bebeklik deneyimlerini merkeze alması Zorlayıcı Yanları * Metin ağır * Kuramsal varsayımlar güçlü kanıta dayanmıyor * Evrensellik iddiası tartışmalı NEDEN 7 VERDİM? Klinik doğrulanabilirliği tartışmalı ve bazen fazlaca içsel fanteziye yaslanıyor. Metin bende saygı uyandırıyor ama tam olarak beni ikna etmiyor.
Psikoloji
Haset ve ŞükranMelanie Klein · Metis Yayınları · 20161,013 okunma
Nesne İlişkileri
7/10
·102 syf.··
2025 28. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 18:07
Melanie Klein (1882 - 1960), küçük çocuklara yaptığı psikanaliz uygulamalarıyla ve yetişkin hastalarla yürüttüğü çalışmalarla "Nesne İlişkileri" okulunu kuran yahudi bir psikanalisttir. Kuramını şekillendirirken S. Ferenczi, S. Freud ve çatışmalar yaşasa da Anna Freud'dan etkilenmiştir. Melanie Klein, Freud’un psikanalitik mirasını temel alıp daha erken bebeklik evresine, preoidipal döneme (0 - 6 ay) kaydırarak odak noktasını oral sadistik fantezilere ve içsel nesne ilişkilerine, kişiler arası ilişkilerin içselleştirilmiş görünümlerine çevirir. Psikanalizin kötücül doğası, bebeğin kötü anne ve kötü ben kavramlarıyla daha "hard" versiyonudur. Diğer savunma mekanizmalarının yanına bölme (splitting), projective identification (yansıtmalı özdeşleşim) ve tüm güçlülük gibi özgün tanımlarla zenginleştirmiştir. Böylece psikanaliz, yalnızca cinsellik, libidinal enerji ve oidipal çatışmalarla birlikte bireyin kişiliğini şekillendiren fiksasyonlar etrafında değil, aynı zamanda ilk nesne bağları ve onların zihinsel temsilleri çevresinde dönen bir kuram hâlini almıştır. Klein'a göre bebek, iç dünyasında nesneleri ve kendini iyi ve kötü noktalarında bölerek konumlandırır; bu süreç, paranoid-şizoid konum ve depresif konum kavramlarıyla açıklanır. Bebekte olan bu içsel çatışmalar, ilerde ortaya çıkan nevroz ve diğer psikopatolojilerin kaynağı olarak kabul edilir. Klein, psikodinamik düşünceye derinlik katan Haset ve Şükran adlı kısa ama yoğun eseriyle, insan ruhunun en derin, en çıplak ve kişiliğin oluşumundaki en ilkel temellerini, iki güçlü duyguyu "haset ve şükranı" ustalıkla çözümleyerek okuyucunun önüne serer. Kitabın ilk sayfalarında okuyucunun zihnine ışık tutmak, kıskançlık ve haset kavramının benzerliğinden ortaya çıkan kafa karışıklığını önlenmek için kısa bir
Psikoloji-İnceleme
Haset ve ŞükranMelanie Klein · Metis Yayınları · 20161,013 okunma
10/10
·199 syf.··
2019 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2019 16:40
5/5 Stars (%86/100) There is so much going on in this volume that it is kind of hard to follow. There are many people fighting multiple demons especially with Hatengu splitting like crazy. Tanjiro's blade turns red after Nezuko lighting it up and we are once again reminded of the mysterious swordsman. Learning about Genya and Sanemi's past is also great. I admit Genya is like one of the few people that you hate at first as most of the characters, even demons, are likable. Still, Genya has one of the best developments in the series. In short, it is a bit all over the place compared to the others but we still learn a lot of useful information.
鬼滅の刃 13 [Kimetsu no Yaiba 13]Koyoharu Gotouge · 集英社 [Shūeisha] · 2018334 okunma
10/10
·96 syf.·
2017 180. kitabı
Freud'a göre dürtü ile nesne arasında doğuştan gelen özel bir bağ yoktur, bu bağ ancak öznenin tekrarlayan deneyimleriyle birlikte oluşur oysa Klein'e göre çocuk, bünyesel olarak içgüdü tatminine yönelik nesne ve ilişki arayışıyla donatılmıştır; başlangıçtan gerçekliğe dönüktür ve onu bekleyen anneden bihaber değildir. Freud içe yansıtma mekanizmasını, nesne kaybı karşısındaki bir savunma olarak düşünmüşken Klein'e göre bu mekanizma çok daha temel bir kaygıya karşı çalışır: korkutucu iç dünya karşısındaki kaygıya, yani çocuk içindeki zulmedici kötülüğe, dışarıdaki iyi ile karşı koymaya çalıştığı için içe yansıtma yapar. Yine Freud'a göre kaybedilen nesnenin getirdiği eleme ve dış dünyanın hayal kırıklıklarını telafi etmek için fantazi faaliyeti baş gösterir, oysa Klein'e göre fantazi, içgüdüsel işlevselleğin bir ifadesi olduğu gibi yine içgüdüsel işleyişin yarattığı kaygıya karşı bir savunmadır. Çocuk başlangıçta dış dünyayı tamamen iyi ve tamamen kötü olarak kutuplaştırır, henüz bütünleştirme ve sentez kabiliyetinden yoksun olan yavru annenin iyi ve kötü davranışlarını yalnızca o annede toplayamaz. Bu bölme(splitting) ve yansıtmalı özdeşleşme(projective identification) mekanizmalarına, nesne ekolünden, günümüz psikanalizinin önemli isimlerinden biri olan Kernberg'in Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm kitabını incelerken değinmiştim. [#63661650]. Bir kadının kasıklarında zillenmiş, atom bombası düşmüşken ciğerlerine, annenin bacak arasında ağlamaya başlamış yavrunun baskın duygusu hasettir. Haset eksiklik duygusundan kaynaklanır, öyle bir şeydir ki kendini doyuran memenin içini bokla doldurmak ister hasetli bebek. Annenin memesi cennet bahçesine alır yavruyu, ancak haset duyan yavru onu doyuran eli ısırır. "O cennet benim değilse,
Haset ve ŞükranMelanie Klein · Metis Yayınları · 20161,013 okunma