الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته.
Çok kıymetli bir hocanın tavsiyesi üzerine alıp okuduğum bir kitap. Açıkçası hocanın tavsiyesiyle zaten güzel bir kitap olacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum.
Gerçek Bir Talebe Olma Yolunda Dökülen Terler!
Normalde taş çatlasa iki günde bitecek bir kitapken, vallahi bitsin istemedim. Bazı sayfalarına tekrar tekrar döndüm.
Alıntılar konusunda kendimi tutamadım; bu yüzden biraz spoiler verdim. Daha fazla vermemek için de artık az konuşacağım (başarabilirsem).
Kitabın üslubu, tarihine yakışır bir şekilde seçilmiş. Gerçekten okuyor gibi değil, adeta izliyor gibi hissettim kendimi. Hatta birçok yerde ciddi anlamda heyecanlandım :)
Fakat bu heyecanın ötesinde, bana birçok şeyi sorgulattı. Özellikle nimetlere karşı şükrümü ne kadar eda edebildiğim sorusu zihnime ağır bir şekilde düştü.
İster istemez her okuyucuya şu soruyu sorduruyor:
“Sen, zamanının sultanı, padişahısın. Asırlar önce sultanların ve padişahların ulaşamadığı nimet ve imkânlara sahipsin. Peki ömrünün baharını nerede harcadın?”
Bu soru, beyne inen bir balyoz gibi insanın üzerine çöküyor.
61 yaşında birinin haya edip saygı duyacağı 16 yaşında olan ravi..
Ben daha çok konuşurum ama burada keseyim.
Kitap not alınmadan okunacak bir kitap değil. Notlar alarak istifade edilecek bir kitap.
Hâlâ kafamda ravinin kim olduğuna dair birkaç ihtimal var :) Sonunu hiç böyle beklemiyordum; hem duygulandım hem de çok şaşırdım..
Allah ona rahmet etsin.
Yazarın kalemine sağlık
وآخر دعوانا أن الحمد لله رب العالمين
"Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir."