LABİRENT SERİSİ GENEL YORUM-İNCELEME
SPOİLERLİ Artık ilk beş kitabı bitirdiğime göre bu incelemeyi yapabileceğmi düşünüyorum newtin deli sarayından sonraki halini anlatan kitabını ,novellasını, en kısa sürede okuyacağım Labirent: Ölümcül Kaçış Labirent: Alev Deneyleri Labirent: Son İsyan Labirent: Ölüm Emri Labirent: Virüs Kodu öncelikle ilk kitaptan itibaren o kadar maceralı ve güzeldi ki tek soluka okudum newtin ölmesine o kadar üzüldüm ki anlatamam virüs kodunu okurken azda olsa teresaya karşı ısındım deedeenin o olmasını hiç beklemiyordum ama sondaki mektubu fazla anlamadım nasıl yani teresanın hafızası hep varmıydı? yoksa isyan onu kandırdı mı? onun haricinde newt minho alby Chuck Thomas ve teresanın arkadaşlığı çok güzeldi (sadece minho ve thomasın yaşaması haricinde sıkıntı yok) önceden beri dost olmaları beni derinden etkiledi ama ölümlerine dahada üzüldüm offf off newt ve sonyanın kardeş olmasını beklemiyordum isyandan çoook nefret ediyorum ölüm emrinde ışılın derinlerine indik insan oğlunun bencilliğni bir kez daha gördük çünkü ışıl meğer kasten üretilmiş mark ve thrinayı çok sevdim sonları çok değişik bitti öldüler mi kaldılar mı anlamadım açıkçası Alece o kadar üzüldüm ki offf offff genel olarak çok güzel bir seriydi favorim tabikide minhooo çooook seviyorummm favori karakterlerimden biri film le kitap arasında çok fark var sanki 1. filmden sonra kendileri uydurmuşlar o kadar bağımsız ki ama ikisinede kitabada filmede ayrı ayrı bakarsak iki eserde çok iyi oyuzden bence filmini de izleyebilirsiniz ( kitaptan bağımsız olarak izlerseniz eminim çok zevk alacaksınız) ayrıca filmde teresayı o kadar kötü göstermişler ki kitapta daha iyi en azından bir nedeni var filminde izlemiş kitabınıda okumuş olarak ikisininde öneriyorum ama bence kitap daha iyi
Dile Yansıyan Duygu: Bir Çeviri Tercihi, Bir Romanın Kaderi.
Selam! Bu günün konusu kısaca 'Katalitik İfadeler.' Çeviri, Metnin Ruhunu Nasıl Değiştirir? Gelin inceleyelim. Saatler süren titiz bir çalışmanın ardından ortaya çıkan bu analizi sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyorum. Bu, sadece bir çeviri karşılaştırması değil; büyük edebiyatın duygusal ve felsefi Retorik Çekirdeği'nin, dilin karmaşık coğrafyasında nasıl hayatta kalma mücadelesi verdiğine dair kanıt temelli bir incelemedir. Çoğumuz, okuduğumuz çevirinin yazarın orijinal sesini ne ölçüde taşıdığını merak ederiz. Bu çalışma, tam olarak bu kırılma noktalarına odaklanıyor. 10 İkonik Sahnede Ne İnceledik? Çevirinin Ritim Mühendisliği: Tolstoy’un Anna Karenina'sında ölüm anının ritmi; çevirmenin bilinç akışını kesik kesik bir panik olarak mı, yoksa akıcı bir trajedi olarak mı aktardığı? Felsefi Yükümlülük: Camus’nün Yabancı'sındaki "şefkatli kayıtsızlık" ifadesi, çevirideki bir kelime tercihiyle nasıl varoluşsal bir kavrama dönüşüyor? Ahlaki Ağırlık: Hosseini’nin Uçurtma Avcısı'ndaki "Senin için, binlerce kez olsa bile" vaadinin, sadeleştirme uğruna ahlaki yükünü nasıl kaybettiği? Sessizliğin Retoriği: Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek'teki mahkeme sahnesinde, Atticus’a yönelik ayağa kalkış eyleminin destansı onuru, sade bir çeviriyle nasıl sıradan bir harekete dönüşebilir? Bu analizin metodolojisi, her bir eserdeki "Katalitik İfadeleri" merkeze alarak, çevirmenlerin bilinçli tercihinin eserin duygusal sonucunu nasıl değiştirdiğini örnek alıntılarla gösteriyor. Eğer siz de okuduğunuz metinlerin ruhunu derinlemesine anlamaya çalışan, çevirinin bir sanat ve mühendislik olduğuna inanan bir okursanız, bu incelemeye davetlisiniz. Yorumlarınızla ve farklı çeviri gözlemlerinizle metni zenginleştirmeyi çok isterim. Keyifli okumalar! Çalışmamızın temelini oluşturan bu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
#okudumbitti Hizmetçi bu kitap neydi, bu son neydi😳 o kadar yorumdan sonra bir şeyler bekliyordum evet ama... sanırım beklentimi yükseltememişim bu kez🤭 ben BA - YIL - DIM🫠 öyle bayıldım ki 5 saatte bitti kitap, elimden zor bıraktım resmen🤤 gerilimi, gizemi off off aktı gitti👌🏼 ikinci kitabın elimde olmasına bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi, aşırı mutluyum şu an🥳 daha fazla konuşursam da kendimi tutamayıp spoiler verme ihtimalimden korkuyorum, bu sebeple susuyorum ve usulca serinin ikinci kitabını elime alıyorum👋🏼🫶🏼
1000Kitap
Ben(genel)
(Şevval's version) (Çok özendim o yüzden üşengeçlik bile yapmadım şsödmcmcöd) ~ben şevval(başka adım yok,annem engellemeseyiş babam adımı zeynep koyacakmış ama o kardeşime nasip oldu) ~gözlük derecemi anne ve babamdan miras aldım(ama onlar lazer olup kurtuldular) ~aşırı aşırı aşırı üşengecimdir,beni tanıyan birine sorsanız hakkımda söyleyeceği ilk 3 şeyden biri bu olur(gerisini tahmin etmemi istemeyin benden,ne diyeceklerini bilmek istemiyorum) ~ravenclawım(hangi testi yaparsam yapayım o çıktı kesin eminim o yüzden) ~hayatımın büyük bölümünde harry potter(koleksiyonum servet değerinde) ve merline takıntılıydım artık çok fazla takıntım var yazsam buraya sığmaz ~kitaplıklarımın düzenini kafama estikçe değiştiriyorum en büyük hobim bu(annem hiç memnun değil) ~evde olduğum süre boyunca asla canım sıkılmaz, tavana bakarak bile saatler geçirmişliğim var(yine anneme göre ruhsal hastalıklarım var bu yüzden) ~kendimi bildiğimden beri kiyap okuyorum, belli bi yaşı yok. Daha veletken babama zorbalık yapıp gece yarısına kadar kitap okuttururmuşum(bi süre sonra masalları ezberlediğimden, yanlış okudupu veya kısalttığı zamanlatda kızıyomuşum) ~kitap okumayı,okurken saçma sapan abartılı tepkiler vermeyi, çevremdeki herkesin o kitabı okuduğumdan haberi olmasını sağlamaya, ve kitaplara aşırı bağlanıp gerçeklikten kopmaya bayılırım. ~ annem bütün duygularımı kitaplarda kullandığım için gerçek hayata duygum kalmadığını söylüyo(tepkisiz kalıyomuşum olaylara pff) ~harry potterın senaristlerinden yazarına kadar her türlü yapımcısından nefret ediyorum(o dizi çıkarsa daha da nefret edicem, ÇAPULCULARI YAPINSANIZA) ~en sevdiğim tür fantastik ama beni sürekli romantik okurken görebilirsiniz, çerezlik okumaya bayılırım çünkü ~ciltli kitap takıntım da var, ciltsiz olanların da köşelerini
Ben...
yazacagim her sey spoiler olacagi icin alinti atamiyorum off
'Out, Out-' The buzz saw snarled and rattled in the yard And made dust and dropped stove-length sticks of wood, Sweet-scented stuff when the breeze drew across it. And from there those that lifted eyes could count Five mountain ranges one behind the other Under the sunset far into Vermont. And the saw snarled and rattled, snarled and rattled, As it ran light, or had to bear a load. And nothing happened: day was all but done. Call it a day, I wish they might have said To please the boy by giving him the half hour That a boy counts so much when saved from work. His sister stood beside him in her apron To tell them ‘Supper.’ At the word, the saw, As if to prove saws knew what supper meant, Leaped out at the boy’s hand, or seemed to leap— He must have given the hand. However it was, Neither refused the meeting. But the hand! The boy’s first outcry was a rueful laugh, As he swung toward them holding up the hand Half in appeal, but half as if to keep The life from spilling. Then the boy saw all— Since he was old enough to know, big boy Doing a man’s work, though a child at heart— He saw all spoiled. ‘Don’t let him cut my hand off— The doctor, when he comes. Don’t let him, sister!’ So. But the hand was gone already. The doctor put him in the dark of ether. He lay and puffed his lips out with his breath.