9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2025 129. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 18:34
Avrupa'nın şamaroğlanı Polonya'nın Nazi dönemine Yahudilerin yaşadıklarına dair değerli bir roman. Ama sadece Yahudilerin yaşadıkları mı? Hayır, Naziler, Yahudileri korumaya çalışanlar, onları Nazilere ihnar eden Yahudi ve naziseverler... Kitap birçok kişinin kaderinden kesitler içeriyor. Anlatımın kişiden kişiye zıplaması kitabı çevresini geniş kıldığı gibi, yaşanan olaylara farklı insanlardan ve insan tiplerinin açılarından bakmaya ve ruh ve düşünce dünyalarını anlamayı sağlıyor. Kitabın başlığı bu anlamda biraz yanıltıcı oluyor tabi, çünkü güzel kadın bayan Seideman topu topu dört, beş kez düşüyor spotlight altına. Nazi dönemi ve bilhassa Polonya Nazi dönemi ağırlıklı olsa da, ideolojiler, inanç, insanlık ve Yahudi düşünce yapısı irdeleniyor, hatta bugünün İsrail Yahudilerine varana kadar. Kitabın değeri ideolojileri ve inançları kıyasıya eleştirirken, insanları iyi ve kötü diye ayırmaması, yargılamaması ve siyah-beyaz düşünce yapısına düşmeden mesaj verebilmesi.
Die schöne Frau SeidemanAndrzej Szczypiorski · Diogenes Verlag AG · 19913 okunma
10/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2023 180. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2023 21:56
"Dünya felaketleri birçok şeye hizmet edebilir. Tanrı önünde bir alibi bulmak için de (mesela). Neredeydin Adem? (Kitabın ismi tam da bu) "Dünya savaşında." Theodor Haecker Kitap Haecker'in bu alıntısıyla başlıyor. Savaşın anlamsızlığını dokuz sahnede anlatmış yazar. Sahneler birbiriyle temas içinde, bir sahnede sahne ışığının (spotlight) bizi odakladığı insandan, o sahnede yan rol oynayan başka biri sahne ışığında oluyor diğer sahnede. Başarılı bir anlatım ve çok güzel bir kurguydu bana göre. Kahramanın olmadığı sahnelerde, odaklandığımız kadın ve erkeklerin savaşın anlamsızlığı ve zaman israfı karşısındaki çaresizliğe şahit oluyoruz. Kendi başına işleyen savaş denen modern vahşet, sırf cephede vuku bulmadığını, cephe arkasında da, insanların saçmalığın ve anlamsızlığını eşiğinde ölümle karşı karşıya kalışını okuyoruz. Kapıların Dışında kitabının yanında okuduğum en sarsıcı savaş karşıtı kitaptı diyebilirim. Keyifli okumalar, kitapla kalın...
Wo warst du, Adam?Heinrich Böll · Ullstein Bücher Verlag · 1960409 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·140 syf.··
2023 61. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 16:31
Yazarımız kendi memleketinden esinlenerek azı gerçek ama çoğu hayali olayları gerçekte var olmayan Mazuristan ülkesinin Suleyken köyüne taşımış. Köydeki değişik karakterler farklı mizaçları ile çok renkli hikayelere sebep olmakla kalmıyor, başka karakterlerin spotlight'e geldiği hikayelerde de yan karakter olarak karşımıza çıkıyor. Adeta Şirinler kasabasında hissediyorsunuz kendinizi. Birçok kez gülümsememe sebep oldu hikayeler. Arada çerezlik olarak okunacak cinsten. Fazla bir ağırlığı yok. Yazardan okudugum ilk kitap. Son sürat okumaya devam... (Netflix'i açtım aylar sonra ve bir halt yok hâlâ diyerek kitaplara döndüm. Bir saatim boşa gitti.) Boş verin Netflix'i, kitapla kalın...
So zärtlich war SuleykenSiegfried Lenz · Aufbau Verlag · 19894 okunma
İzleniyorsun.
9/10
·352 syf.··
2021 29. kitabı
Bu kitap izlendiğimizi ve yapacaklarımızda özgür olmamamızı anlatıyor. Bir iş yaparken izlenmenin gerçekten rahatsız edici durumu var. Spotlight etkisinin insanda yaşattığı o tuhaf duygular buna en net örnek olur. Ama bu kitapta spotlight etkisi yok. Açık açık izleniyorsun ve farkındasın bu nedenle fikirlerinde de özgür değilsin. Kitap ilk başlarda karanlık atmosferi bize aktarıp, o atmosferde bizi bir boğuyor, sıkıyor, darlıyor. Ardından araya aşk meşk katıp eğlendiriyor. Sonra yerin dibine bir daha sokuyor. Aşk kısımları çok sürükleyici ve akıcıyıdı. Geri kalanı donuktu.
1000k
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Hacı Agalanmak ya da Hacılanmamak?
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2018 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2018 21:53
Hacı Agalansak da mı Hacılansak, Hacılanmasak da mı Hacı Agalansak? Efendim? Peki, peki yeterince anlaşılmadı farkındayım… Biraz daha açık olmakta fayda var... Kitaba tam 35 alıntı yapmışım. Daha fazlasını pek ala yapabilirdim. 105 Sayfalık bir kitap nasıl bu kadar anlam yüklü olabilir, nasıl bu kadar halimizi ve ülkemizi anlatabilir size tam olarak bunu anlatmaya çalışacağım. İncelemelerimi bildiğiniz üzere, kitap kritiği yapmıyorum. Bana ne verdiyse, ne hissettirdiyse sizlere onu aktarıyorum. Biraz alıntılardan yararlanıp sizlere ufakta olsa bir fikir veriyorum. Kesinlikle spoiler yok, gönül rahatlığıyla okuyup, kitabı alıp almamaya karar verebilirsiniz. Kesinlikle kitabın çizgisinin dışına çıkmayacağımı bildireyim. Hazırsanız, nasıl güdülüyoruz, nasıl kandırılıyoruz, nasıl inançlarımızla dalga geçilmesine izin veriyoruz bir bakalım. Bakalım ki, belki kafamız da birkaç soru işareti oluşturur, acaba dedikten sonra bir şeyleri araştırma yoluna gideriz. Sadık Hidayet’in okuduğum ikinci kitabı. İlk Kör Baykuş’u okumuş, istediğimi alamamıştım. Ama bu kitapta düşündüğümden de fazlasını aldım. Bana neler hissettirdi, neleri hatırlattı bir bakalım. Baştan uyarayım, eyyam yapmadan ve hiç kimseden çekinmeden “Gaddar” bir inceleme yapacağım. Günümüz: Türkiye - 27.06.2018 18:00 En çok yakındığımız şeylerin başında ne geliyor? Dinin, devlet işlerine karıştırılması ve Din üzerinden maddi-manevi kazanç sağlanması. Mustafa Kemal Atatürk 1930 yılın da “Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar iğrenç kimselerdir. İşte biz bu duruma karşıyız ve buna izin vermeyeceğiz.” demiştir. Hacı Aga işte bu sözün tam olarak karşılığıdır. Kısa bir tanımlama yapalım; - Parayı çok sever, - Din ile ilgisi yoktur, - Borç verir faizi ile alır, - Kaçak
Edebiyat
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,879 okunma