Toroslar'dan kurşun yağar
İnce İnce, Memed gibi
Dağlar az eşkıya görmüş
İnce Memed, Memed gibi...
Karacaoğlan şiirini uyarlamaya çalıştım, ama galiba olmadı. :D
İnce Memed'in hikayesine bir asker anımı anlatarak başlamak istiyorum. En yakın asker arkadaşım sınava girecek, tabi genel kültür bölümü de var. Arkadaş bir tane soruyu İnce Memed'in hikayesini anımsayarak çözmüş. Bana da uzun uzun kitaptan bahsetti ve ben o zaman haberdar oldum İnce Memed'den.
Yaşar Kemal gerçekten Nobel ödülüne aday gösterilmeye aday bir yazarımızmış, bunu da kitabı okuduktan sonra fark ettim. Köy hayatını, dağları, dereleri, bitkileri nasıl bu kadar güzel anlatabilirsin yaşatırcasına, gerçekten inanılmaz. Hele o betimlemeler ve köy ağzı, o memleketin şivesi... Aman Ya Rabbi! Kendimi kah Toroslar'da dolaşırken, kah çiçekler arasında gezerken, kah köyde köylülerle sohbet ederken buluyorum. Dahası, bunu basit ama sıkmadan büyük bir edebî titizlikle yapıyor Yaşar Kemal.
İtiraf edeyim, İnce Memed'i okumadan önce gerçekten ön yargılıydım. "Abi, köy hayatı işte, eşkıya var, ağaya direniyor" vs. Ama kitap o kadar sürükleyici ki, üzüntü-sevinç-heyecan-kahkaha iç içe. Ve ben, ilk defa bir kitabın bölümünde kendimi tedirgin olurken buldum. Kısacası, kitap başyapıt gerçekten. Beğenirsin, beğenmezsin ama bu kitap gerçekten Türk edebiyatının en nadide eserlerinden birisi, bu net.
Çoğu kişinin söylemediği şeyden de bahsetmeden geçmek istemiyorum: Yeşilçam filmlerinde, özellikle Cüneyt Arkın ve Kemal Sunal'ın köy hayatını anlatan filmlerde, Yaşar Kemal'in etkisi gerçekten hissediliyor bence. Mesela, Salako (miahî yönü ağır bassa da esintiler var), Kibar Feyzo (ağa tiplemesi), Yanaşma (İnce Memed'inkine benzer bir direniş), Toprak Ana (ana-oğul-ağa üçlüsü arasında geçen toprak kavgası)... Listeyi