Bu sistemde Türkiye altı bölgeye ayrılıyordu: İstanbul, Samsun, Adana, İzmir, Ankara ve Zonguldak. Bu bölünme, merkezi devlet gücünü yayabilmek ve her bölgenin folklorik karakterinin yarattığı çağrışımlarla kültürel olarak yeniden kurgulanan ülkeyi yeni bir çerçeveye oturtabilmek amacıyla Cumhuriyet'in çizdiği coğrafi bölge ayrımlarıyla paraleldir.
Ülkede ilk belgesel ve sinema filmi daha 1910’lara gelindiğinde yapılmıştır. Çiçeği burnunda Cumhuriyet'in ilk yirmi yılında sinemada egemen figür olan Muhsin Ertuğrul ilk filmini 1922'de çeker ve 1953'te sinemayı bırakana dek tam 30 film yönetir. Şu var ki aynı zamanda profesyonel tiyatro oyuncusu ve yönetmeni de olan Muhsin Ertuğrul, Cumhuriyet'in sinemaya karşı ilgisiz kalışının da mimarlarındandır. Ona göre, sahne sanatları arasında tiyatro kesinlikle birinci sırada gelmeliydi. Sinemayla ilgili sahip olduğu kavrayış ise tiyatronun gölgesindeydi ve sinemayı, tiyatro oyuncuları tarafından sahneye konan oyunların film versiyonlarını üretebilmek adına kısmen bir araç olarak görüyordu. Böylece sinema, salt kültür reformcuları tarafından değil Cumhuriyet rejiminin politika üreticilerince de görmezden geliniyor, ülkenin en başat sinemacısı eliyle de tali bir statüye düşürülüyordu.
Bugüne kadar neden okumamışım acaba diye düşündüğüm bir eserdi. İki yüz yıl önce yazılmış olması bence harika bir şey. Şöyle düşünün, mesela iki yüz yıl önceki bir futbol maçı ya da eğitim... Günümüze göre epeyce yavan kalıyor. Oysa bu romanın, tıpkı Sefiller gibi hiç bir eksiği yok diyebilirim. Adalet ve beklemek konuları çok iyi verilmiş. Mahkûmun adını vermiyor Hugo, keza suçunun ne ve neden olduğunu da pek söylemiyor. Böylece evrensel bir empati sağlıyor aslında, suça değil de cezaya odaklanmamızı da... Orada anlatmış ya, "diğer insanlar" diye. Ya da bir yıl önce hayatım şöyleydi demiş. Hikâye beni çok etkiledi, kişisel şeyler buldum. Özellikle kızıyla vedalaşma sahnesinde çok etkilendim. Victor Hugo, adaleti ve insanlığı merkeze alarak hem idam gibi sosyal bir konuya değinmiş, hem de psikolojik bir roman yazmış.