Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Cemil Cahit Bey Mütarekeden sonra Kafkas İslam Ordusu’nun lağvedilmesi üzerine 9 Ocak 1919 tarihinde İstanbul’a döner. Rauf Bey’in tavsiyesiyle Mustafa Kemal Paşa tarafından Amasya’daki 5. Kafkas Tümeninin komutanlığına getirilir, 19 Temmuz 1919’da Samsun’a çıkar. Hatıratın konusu olan bu dönemde Milli Hareketi yaymak, İngilizleri engellemek, Maraş halkını direniş için örgütlemek, Zile İsyanını bastırmak gibi işlerle uğraşır. II. İnönü savaşına yetişir. Kütahya, Eskişehir ve Sakarya Muharebelerine katılır. Soyadını Sakarya Savaşında savunduğu Toydemir köyü çevresindeki mevzilerden ötürü alacaktır. Sakarya savaşını takiben 12 Eylül 1921 tarihinde ALBAY (Miralay) rütbesine terfi eder ve Pontos İsyanının kalıntılarını kontrol altına almak için Samsun’daki 10. Tümen’e tayin edilir. Mudanya Mütarekesinden sonra Refet Bele Paşa ile birlikte Trakya’yı teslim alan heyette bölgenin asayişini sağlar.
Kronik Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·480 syf.·
2026 11. kitabı
Milli Mücadele komutanlarından Cemil Cahit Toydemir’in torunu Dr. Cemil Bezmen, iyi bir önsöz ile birlikte sıkı bir çalışma yapmış. Elbette bir tarihçi akademisyen çalışması değil fakat kitap haline getirilmesi yerinde olmuş. Kitabın netameli konulara da girdiğini düşünmüyorum. Hoş, Milli Mücadele, özellikle oradaki Zile İsyanı ve Şeyh Said İsyanı gibi konular zaten tartışmalı konular. Ama Cemil Cahit Paşa rahatsızlık verici ifadeler kullanmamış. Eserin geneline baktığımızda, olaylar yaşanırken yazılmayıp sonradan yazıldığı için elbette tabiri caizse skora göre yazmış. Paşanın çok sıkı bir Atatürkçü olduğu belli, Atatürk hayranı, zaten önsözde de bu ifade ediliyor. Ancak insan şunu düşünmeden edemiyor, acaba bütün bu hadiseler yaşanırken de tamamıyla aynı şeyleri mi düşünüyordu, onu bilmiyoruz. Çünkü 1936'da yazıyor. Nutuk’a benzer bir üslubu olduğunu söyleyebilirim. Ve tıpkı oradaki gibi, yine başlangıçta birlikte yol yürüdüğü ama sonra yollarının ayrıldığı kişilere karşı sert bir bakış var. Örneğin Çapanoğlu isyanının bastırılmasını anlatırken, Refet Bey ve özellikle Çerkez Ethem'i adeta yok sayıyor. Halbuki Çerkez Ethem orada çok önemli. Keza Sakallı Nurettin Paşa'yla ilgili de, acaba olaylar yaşanırken o görüşü mü taşıyordu bilemiyorum ama sonradan yazılmış olması kendini hissettiriyor tabii ve sonradan Refet Bey, Çerkez Ethem, Sakallı Nurettin Paşa başta olmak üzere bu isimlerle Atatürk'ün yolları ayrıldığı için ve onlar artık muhalif kabul edildiği için haklarında eleştirel şeyler yazmış. Ancak bu sonuçta onun kitabı, onlara bir şey diyemem. Genel anlamda baktığımızda Milli Mücadele dönemine ilgi duyan insanlar için önemli bir kaynak olacağını düşünüyorum. Gelgelelim bütün hatıralar gibi gayet kişisel, sürekli kendi cephesinden, kendini haklı gösteren veya
Atatürk'ün Silah Arkadaşı Cemil Cahit Toydemir'in AnılarıCemil Cahit Toydemir · Kronik Kitap · 20262 okunma
Biyografi, Roman, Belgesel ve Kırım'ın Öyküsü
10/10
·416 syf.·
2026 10. kitabı
İlk olarak şunu söyleyeyim: kitaba adeta hayranlık duydum. Çok beğenerek okudum. Ben Cengiz Dağcı'nın bütün kitaplarını okumuş ve bu anlamda kendisini fahri Kırımlı kabul eden bir kişiyim. Şefika teyzemizin hayat hikayesi ilgimi çekecekti, bunu biliyordum ama doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Şefika teyzenin özellikle Sovyet işgalindeki Kırım'da ve İkinci Dünya Savaşı döneminde geçirdiği hayatı, Cengiz Dağcı romanlarından ve Kırım'la ilgili diğer okuduğum kitaplardan iyi bildiğim şeylerdi. Hatta bunları teyit ettiğimi de söyleyebilirim. Nuriye Hanım oldukça başarılı bir kitap ortaya koymuş. Kitap için tam anlamıyla bir biyografi demem mümkün değil; zira daha ötesi. Adeta bir roman gibi, hatta belgesel metin gibi, birkaç tarzın bir arada bulunduğu bir eser ortaya çıkmış. Hayli akıcıydı. Bilmiyorum, belki Kırım’a olan ilgim ve sevgimden dolayı benim ayrıca beğenimi kazanmış olabilir. Ancak şöyle düşünüyorum; ortalama bir okura, “İlber Ortaylı'nın annesinin hayatını anlatan bir kitap” dediğimizde beklentiyi düşük tutabilir. Fakat bu, çok başarılı bir çalışma olmuş. Bu nedenle kitabı çok beğendiğimi ve mutlaka tavsiye edip anlatacağımı söyleyebilirim. Bölümlendirmeler gayet yerindeydi. Bence filmi çekilse yeridir. Özellikle Kırım ve Volgograd dönemi çok önemli şeyler anlatıyor. Bolşevik Devrim ve İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcılığını açıkça anlatıyor. Sarsıcı sahneler var ve Şefika Hanım’ın -tabii ailesi ve Kırım Türklerinin de- bu büyük fırtınadan nasıl onurlu bir şekilde çıkabildiklerini okumak önemliydi. İlber Hoca'nın Kırım kökenli olduğunu biliyordum. Gerçi burada babası Kemal Bey'in değil, annesinin hikayesi anlatılıyor. Ancak yine de kafamda oturtamadığım birtakım şeyler vardı ki, hepsi cevabını buldu. Örneğin, Hoca 1947 Bregenz doğumlu. Nasıl oldu da, "18 Mayıs
Annem ŞefikaNuriye Ortaylı · Kronik Kitap · 202666 okunma