"Kimse kendinden bir yere gitmiyor
Yaşıyoruz sessizce yaramızı severek."
Bir şair düşünün, her satırında kendinizi bulduğunuz,
Bir şiir düşünün, hislerinize tercüman olan,
Bir düz yazı düşünün, yağmurdan sonraki toprak kokusu kadar huzur veren..
Bir adam düşünün, bir kadının her zerresine aşık olan,
Ve bir kadın düşünün, ölümüyle bir adamı öldüren..
Kimse kendinden bir yere gitmiyor ancak Şükrü, kendinden çıkıpta Ömür hanıma gitti.. Ömür hanım gitti, Şükrü bitti, Şükrü bitti ama nice güzel mısralar yeşerdi. Bağbozumu Şarkıları; her mısrasında hayat var..
"Ey gönül hâresi keder, insan kendinden ne kadar uzağa gider..."
Keyifli okumalar dilerim ..
Edmond iyi çocuktu ama fena bir kusuru vardı. İnsanlara fazla güveniyordu. Sırf seviyor diye onları tanıdığını zannediyordu. Eğer geriye dönüp söyleyebilsem söylerdim. Edmond derdim, her ihanet sevgiyle başlar.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım): okumayı sürekli ertelediğime pişman eden bir eser hatta tam bir başyapıt! Siz hiç intikam aldınız mı? Ya da intikam duygusunu gerçekten iliklerinize kadar hissetiniz mi? Ben hiç almadım ama kitabı okurken yapılanlar bana yapılmış gibi intikam duygusuyla doldum taştım. Sadece bir intikam hikâyesi olmayan, aynı zamanda aşk, merhamet, vefa borcu gibi birçok duyguyu hissettiren; âdeta yaşatan bu eseri herkesin okumasını isterdim. Kitabı okuduğum sırada; sinema, tiyatro ve diziye uyarlandığını öğrendim. Ezel dizisi ve Monte Cristo Kontu karakterleri şu şekilde;
Edmond = Ömer
Monte Cristo Kontu = Ezel
Rahip Faria = Ramiz Dayı
Mercedes = Eyşan
Fernand = Cengiz
Danglers = Ali
Baptistin = Tefo (Ah be Tefo'm...)
Romanı okumadım âdeta bir film gibi izledim ve iliklerime kadar hissetim. Ve nedense en sevdiğim roman karakteri olan Rodion Romanoviç Raskolnikov Suç ve Ceza ile Edmond Dantes'in yollarının kesişmesini isterdim. Zira ikiside hapishaneye mahkum edildi ancak Raskolnikov gerçek bir suçluydu, Edmond ise masumdu. Ne gariptir ki hikâyenin sonunda Raskolnikov aşk ile yeniden doğdu ancak Edmond'ı henüz hikâyenin başında aşkı öldürdü. Kötülüklere karşı, farklı yöntemlerle adaleti sağlamayı yeğlemiş iki güzel insanın bizlere sunacağı müthiş bir psikanaliz olacağına inanıyorum:) Ah Edmond... Vay senin hayallerin, vay senin vaatlerin, vay senin şu giden gençliğin... Ve seninle beraber yeniden yeşeren ümidin adı Monte Cristo Kontu, vesselam...
"Mesele ölmek değil yeğen.