Adı:
Kum ve Köpük
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053541868
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Cibran dinsel hakikatin, deneye değil, içgörü dediğimiz vicdan ve sezgiye dayanması gerektiğini: dinin, kurallar getirici ve toplumu düzenleyici bir kurum olarak değil, kişiyi özgürleştirici bir “ruhi yükseliş sistemi“ olarak algılanması gerektiğini savunuyor. Cibran’a göre genç insanın kendini bulması, kendi dünya görüşünü oluşturabilmesi için bütün eğitim dayatmalarından ve kalıplaşmış geleneklerden kurtulması gerekir. İşte insan ancak o zaman kendini ve içindeki inancı bulabilir. Cibran’m fikirlerinde Sühreverdî gibi İşrâkıye ekolünden gelen Müslüman filozofların izi vardır, ancak kimi zaman Nietzsche’nin panteist bir versiyonu olarak da algılanabilir. Ancak en çok Emerson’m fikirleri açıkça izini belli eder onda.
83 syf.
·10/10 puan
YouTube kitap kanalımda Kum ve Köpük kitabını yorumladım: https://www.youtube.com/watch?v=y9UvosnlMJc

10 üzerinden 10 puanı nadir olarak veririm. Çünkü gerçekten hak eden kitaplara verilmesi gerektiğini düşünürüm ve bu kitap benim için sonuna kadar hak etti diyebilirim. Neden mi?

Askerliğimi yaparken hiç muhabbetimiz olmayan arkadaşlarla bu kitabın içinde bulunan aforizmaları tartıştığımız oluyordu. Çay ocağımızda komutanların davranışları yerine Halil Cibran'ın aforizmalarının konuşulduğu bir dönem olmuştu.

Ben okuyordum : "Sadece bir keresinde dilsiz kaldım. Biri bana; "Kimsin sen?" diye sorduğunda." Karşımdaki uzun dönem arkadaşım bugüne kadar hiç böyle cümleler okumadığını söylüyordu, beraber saatlerce Halil Cibran üzerine kafa patlatarak geçiriyorduk zamanımızı.

"İnsanlık; ezelden ebediyete doğru akan bir ışık nehridir." diyordu Halil Cibran. Karşımdaki arkadaşım bön bön bakıyordu. Yahu ne diyor bu adam diyordu bana. Ben de anlatıyordum ona öncesizlik ve sonrasızlığın, ışık prizmasının içinden geçen beyaz ışığın bütün renklere ayrılmasının, Pink Floyd diye bir grubun var olmasının güzelliğini anlatıyordum. Şaşırıyordu tabii, hayatında ilk kez duyduğu cümleleri söylüyordum. Ama ortak bir noktamız vardı, benim de hayatımda okuduğum en düşündürücü cümleleri içeren bir kitap tutuyorduk elimizde.

"Cennet işte orada, kapının arkasında, yan odada; ama ben anahtarı kaybettim. Ya da belki de sadece nereye koyduğumu unuttum." Bu cümleleri okurken cennetin kolay elde edilebileceğini düşünenlere yöneltilen bir eleştiri olduğunu anlıyorduk ama işler bu kadar basit değildi. Cibran kesinlikle iki insanı ortak noktada buluşturan bir köprüydü, hiç tanımadığım bir insanı bana kendi cümleleriyle tanıtan bir insandı. Çünkü çoğu kişi cennetin anahtarını elinde tuttuğunu sanırdı.

Hepimiz kutsal dağın zirvesini arıyorduk kendisinin de dediği gibi, Maslow ihtiyaçlar hiyerarşimizin en yüksek noktasına tırmanmayı hedefliyorduk. Geçmişi bir harita olarak mı yoksa bir rehber olarak mı görmeliydik? Geçmişinden kurtulamayanlar için zor sorular soruyordu Cibran.

Avuçların altın ile dolu olduğunda dua etmenin imkansızlığını, ağızlar yemek ile dolu olduğunda şarkı söylemenin imkansızlığını, evlerimizin pencerelerine bir de Doğu penceresi açarak dünyanın biraz Doğu ile de ilgilenmesini anlatmaya çalışan bir adamdı bu Cibran.

Benim için yeri çok ayrıdır, birbirini hiç tanımayan iki insanı sadece cümleleriyle birleştirebilmiş bir insandır. Belki de çay ocağında bir daha hiç konuşulmayacak cümlelerin sahibi olan insandır. Güzel insandır vesselam.
80 syf.
·2 günde·10/10 puan
Halil Cibran'ın unutulmaz eserlerinden biri daha. Kum Ve Köpük aforizmalardan oluşan muhteşem bir eser. Daha çok sizinle konuşuyormuşcasına samimi bir dil ile yazılan eser; sizi sorgulatıyor, durup düşünmenize neden oluyor. 80 sayfa olmasına rağmen içerdiği anlamlı cümleler nedeni ile uzun süre aklınızda kalmayı başaran dopdolu bir kitap olduğunu söylemek mümkün.

Benim iyi ki okumuşum dediğim ve herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri oldu.
  • Meczup
    7.6/10 (1.889 Oy)1.545 beğeni7,1bin okunma8,4bin alıntı41,3bin gösterim
  • Ermişin Bahçesi
    7.6/10 (1.522 Oy)1.178 beğeni5,4bin okunma8,2bin alıntı19,1bin gösterim
  • Gezgin
    7.4/10 (1.035 Oy)782 beğeni3.840 okunma2.758 alıntı15,5bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (2.905 Oy)2.953 beğeni10,5bin okunma30,8bin alıntı58,3bin gösterim
  • Bağbozumu Şarkıları
    8.4/10 (1.189 Oy)1.236 beğeni4.600 okunma25,7bin alıntı31bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.131 Oy)3.085 beğeni12,4bin okunma13,1bin alıntı86bin gösterim
  • Vişne Bahçesi
    7.2/10 (1.285 Oy)905 beğeni4.666 okunma5,2bin alıntı29,4bin gösterim
  • Kalanlar
    8.3/10 (749 Oy)716 beğeni2.896 okunma9bin alıntı14,3bin gösterim
  • Ermiş
    8.3/10 (9bin Oy)7,9bin beğeni30,6bin okunma66bin alıntı132,3bin gösterim
  • Mutlu Prens
    8.4/10 (2.687 Oy)2.281 beğeni9,5bin okunma8,1bin alıntı53,2bin gösterim
83 syf.
·2 günde
George Gordon Byron " Bir damla mürekkep bir milyon kişiyi düşündürebilir. " diyor işte sizlere bunun ispatı olan 83 sayfa bi dolu Dünya. Okurken hiç sıkılmayacağınız az sayfaları olsun hatta o sayfalarda az yazıları olsun sizleri derin düşüncelere daldıracak bir kitap arıyorsanız doğru yerdesiniz. Halil Cibranin bu kitabi bunların hepsini karşılayan türdendir. Okurken bir girdabın içinde olacağınızı sürekli sizi derin düşüncelere çeken yazimsal olarak az ama öz yazılarin olduğu bir eser..
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Halil Cibranla tanıştım nihayet... Ağır, beyin yakan, ruhunuzu yoran eserlerden sonra bir mola vermeli ve kendinizi Kum ve Köpük'le ödüllendirmelisiniz bence :) Ruhumu dinlendirdi, doyurdu...Her ne kadar aforizmalardan ve şiirlerden oluşan bir kitap sa da o 83 sayfaya, ömür boyunca aklınıza gelebilecek dev anlamlar yüklenmiş. Günlük hayatta yaşadığımız olaylara mistik anlamlar yükleyerek bizi düşünmeye sevkeden kısa ama manen dev bir kitap. Kocaman kişisel gelişim kitaplarının anekdot u desem yanlış olmaz. Fırsat bulduğunuzda bir çırpıda okuyup beyin kütüphanenizi taçlandırın derim...
80 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Lübnanlı yazar Halil Cibran'ın 1926 yılında yazmış olduğu bu eser, Cibran'ın ölüm, din, aşk, insanlık, insanın zayıflıkları gibi birçok konuda yazmış olduğu ve dünya görüşünü yansıtan aforizmalardan oluşmaktadır.

Kitabın arka kapağında bulunan bu kısım bile bence kitap hakkında fazlasıyla bilgi veriyor. Kitap bazı basımlarında 48 sayfa civarı, benim okuduğum Deniz Weber çevirisi Kızıl Panda Yayınevi basımında ise 80 sayfaydı. Yaklaşık bir saat dolmadan bitirdim kitabı ki o kadar da alıntı paylaştım okurken. İlk kez bir kitaptan bu kadar fazla alıntı yaptım. İçeriği yukarıda bahsedilen şekilde olduğu için parça parça sözlerden oluşuyor. Okurken çok fazla anlamlı cümle bulacağınızdan eminim. Kitapkolik.com 'dan Halil Cibran seti alırken biraz önyargım vardı açıkcası ama iyiki bu kitabıyla başlamışım Halil Cibran' ı okumaya... Tek kelimeyle bayıldım.
95 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Anlayana Halil Cibran saz,anlamayana ne okutsan az.

Nedir Halil Cibran'ı bu denli gizemli bir derviş kılan?Ali Şeriati gibi,Şems i Tebrizi gibi,Mevlana gibi.Tabiki öncelikle dine bakış açısı.Rüzgardan yardım alarak değil de,rüzgara karşı koyarak yükselen bir uçurtma gibi din adamlarının oluşturduğu kurulu din anlayışına ve hiyerarşik biçimlenmeye karşı çıkması.Cibran dinsel hakikatin deneye değil,vicdan ve sezgiye dayanması gerektiğini,dinin kurallar getirici ve toplumu düzenleyici bir sistem olarak değil,kişiyi özgürleştirici bir ruhi yükseliş sistemi olarak algılanması gerektiğini savunuyor.Self-reliance yani kendine yeterlilik,kendini bularak yükselme düşüncesi.Bu düşünce de zaten sadece din alanında değil,hayatın her alanında ulaşılması istenen ve ulaşılınca da artık insana karada havada denizde ölümsüzlük hissi veren bir dervişlik modu.Ezelden ebede uğruna kan dökülen dinler keşke bu kitaptaki gizemli çıkarımlar ve düşünceler gibi sadece tek ve evrensel olsaydı.Hep söylerim,Hz.Adem'in karşısında Hz.Havva değil de Cansever olsaydı olaylar bu kadar uzayıp karmaşık hale gelmezdi.Halil Cibran ve türevi beyinleri okuyup anlamak dileklerimle.
83 syf.
·5 günde·8/10 puan
Bilmek istiyorum....
Bilmek yetmez....
Bildiğimi söylemek istiyorum...
Söylemek yetmez...
İsabet ettirmek istiyorum...
İsabet ettirmek yetmez...
Kimsenin söylemediği şekilde söylemek istiyorum...
O da yetmez...
Herkes söylediğimi duysun istiyorum....
Duyması yetmez...
Herkes bana hak versin istiyorum...
Hak vermesi de yetmez...
Herkes beni alkışlasın istiyorum...
Alkış da yetmez...
100 yıl sonra bile “haklıymış” desinler istiyorum....
Neeeeee ? :)

Çok şey mi istiyorum?

AFORİZMA konusunda ustalaşacağım bu gidişle, önce Kafka, şimdi Cibran....

Dipnot: Bir aforizma da benden gelsin. Siz de deneyin.

“Bu hayatı yaşamayı beceremeyen, eline yüzüne bulaştıran insanlar her şeyi anlamaya çalışan insanlardır.”
“Etrafındaki kalabalığa gözlerini ,kulaklarını ve kalbini kapat çünkü bu gürültüde hayatın anlamını dinleyemezsin.”
120 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Uzun süre tamam güzel kitaplar ama abartmayın diyen biri olarak söylüyorum ki ; eğer kış, "bahar yüreğimdedir", deseydi, ona kim inanırdı? Diyen aforizmalardan oluşan kitap muhteşemsin..:)
Sizinle sürekli konuşan ve her sözüyle etkileyen, sorgulatan, durdurulamayan bir kitap düşünün..
Diyor, ekliyor, durmadan ekliyor, zor şeyler söylüyor, anla diyor, susmuyor, sürekli konuşuyor ve bir kitabın sizinle konuşması ne demektir kusursuzca anlatıyor.. Halil Cibran "elde etmek mi istiyorsun, ısrar etmemelisin."diyor ve ben de ekliyorum.. Israrla Okuyun,durmayın okuyun, koşun okuyun.. Deli ve dahice okuyun..
83 syf.
·10/10 puan
Öncelikle kitabı okumadan önce bir film tavsiye etmek istiyorum,Bab'Aziz..
ve bir alıntı eklemek istiyorum filmden;
Aydınlık bir dünya; yüksek dağlarla dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, dereleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü olan ve alevli bir güneşi olan bir dünya… Anne karnında karanlıktaki bebeğe, tüm bunlar söylenseydi ve ‘sen bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun’ denseydi, doğmamış çocuk bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için hiçbirine inanmayacaktır. Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi…”
Emin olun bu harika kitabı okurken filmdeki sahneler gözümde yeniden canlandı ve Halil CİBRAN'nın sözleri öyle bir anlamlandı ki adeta düşünme aforizması yaşadım.
Kısaca hemen alın ve bir an önce Halil CİBRAN la tanışın derim..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kum ve Köpük
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053541868
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Cibran dinsel hakikatin, deneye değil, içgörü dediğimiz vicdan ve sezgiye dayanması gerektiğini: dinin, kurallar getirici ve toplumu düzenleyici bir kurum olarak değil, kişiyi özgürleştirici bir “ruhi yükseliş sistemi“ olarak algılanması gerektiğini savunuyor. Cibran’a göre genç insanın kendini bulması, kendi dünya görüşünü oluşturabilmesi için bütün eğitim dayatmalarından ve kalıplaşmış geleneklerden kurtulması gerekir. İşte insan ancak o zaman kendini ve içindeki inancı bulabilir. Cibran’m fikirlerinde Sühreverdî gibi İşrâkıye ekolünden gelen Müslüman filozofların izi vardır, ancak kimi zaman Nietzsche’nin panteist bir versiyonu olarak da algılanabilir. Ancak en çok Emerson’m fikirleri açıkça izini belli eder onda.

Kitabı okuyanlar 4.633 okur

  • Ismail yariçi
  • •dilara
  • Penbegül Yılmaz
  • Reşitcan Ari
  • Gözde ağar
  • Aleyna
  • Halil Kanat
  • elizabeth
  • Münzevii
  • Yasmin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (9)
9
%1.2 (17)
8
%1.1 (15)
7
%0.6 (8)
6
%0.4 (5)
5
%0.4 (5)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları