“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli oldugunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçligini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”
“Hayali kişilikler beynimizin bir ürünü değilmiş, kendi bağımsız varlıkları varmış gibi ısrarcı olabilirler. Varlıklarının hevesinizden, anlık isteğinizden bağımsız olduğunu göstermek istercesine ortaya çıkmak için fırsat kolluyor olabilirler. Bu öfkelendirici hadsizlik ve ısrar kişi de haklı bir usanma duygusuna yol açar ama hayali kişilikler usanmış olmanıza aldırmazlar; tıpkı yeryüzündeki gerçek kişilikler gibi bir şeyler yapmaya, bir şeyler söylemeye, taleplerde bulunmaya ve hatta vızıldarmaya devam ederler. Gerçek kişilikleri umursamayabilir, dinlemeyebiliriz, dikkatimizi başka bir şeye yönelterek onlardan kurtulabiliriz, buna karşın zihnimizinlerinden kurtulmak o kadar kolay olmaz. “