Sevgi

“Neden uzmanlar da dahil olmak üzere çoğu insan büyük ölçüde kendi bedenimizde saklı olan bilginin onlara kılavuzluk etmesini izin vermekten ziyade ilacın gücüne inanmayı tercih eder?“ “
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Bir çocuk dünyaya geldiği zaman, ebeveynden en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir; yani şefkat, dikkat, ilgi, koruma, dostluk ve iletişim kurmayı seydir. Bunlar sağlandığı taktirde, bedenleri hayatları boyunca bu iyi anıları taşıyacaktır ve sonra yetişkinler olarak aynı sevgiyi kendi çocuklarına aktarabileceklerdir. Ancak durum böyle değilse, çocuklar hayatları boyunca ilk hayatı ihtiyaçlarının tatmin edilmesine dair bir özlemle başbaşa kalacaklardır. Hayatlarının geri kalanında bu özlem, başka insanlara yönelik olacaktır. Buna karşılık, çocuklar “yetiştirme“ adı altında ne kadar acımasız bir şekilde sevgiden mahrum bırakılır, yatsınlar ya da kötü muamele görürse, yetişkin oldukları zaman en çok ihtiyaç duyduklarında o sevgiyi vermeyen aynı anne babaya ya da onların yerindeki kişileri o kadar çok bel bağlayacaklardır. Bu bedenin normal bir tepkisidir. Beden tam olarak neye ihtiyaç duyduğunu bilir, mahrum kaldıklarını unutmaz, mahrumiyet ya da boşluk orada dır, doldurulmayı bekler.” “
“Duygularımı yönlendiremeyeceğimyn, kendimi kandıramayacağımın farkına varman, bana muazzam bir rahatlık ve özgürlük sağladı. O zaman benim gibi ne kadar çok kişinin bunun bedelini kendi bedenlerine ya da çocuklarına ödetdiklerini farketmeden dördüncü Emir’e uyma çabası içinde olduğunu gördüm. Çocuklar bu şekilde kullanılmalarına izin verdikleri sürece, insan kendi gerçeğinin ve hastalanmana sebep olacak şekilde kendisini kandırdığının farkına varmadan 100 yaşına kadar yaşayabilir.“
“Yalnızca çok uzun süre içinde hapsolmuş duyguları ifade etmeme hissetmeme izin verdiğim zaman, geçmişimden kurtulmaya başladım. Hakiki duygular asla zorla hissedilemez. Yalnızca vardırlar ve var olmalarının bir sebebi vardır, bu bu sebep çoğunlukla gizli olsa da. Bedenin çok iyi bilgi sebepler yüzünden buna isyan ederse, kendimi anne babamı sevmek ya da onlara hürmet etmek için zorlayamam. Ne var ki yine de dördüncü Emir’e boyun eğmeye kalkışırsa, sonuç kendimden imkansızı talep ettiğim zaman olduğu gibi hep stres olacaktır. Neredeyse hayatım boyunca böylesi bir stres altında yaşadım. Kabul ettiğim ahlak ve değerler sistemi doğrultusunda hareket etmek için hissettiğim kötü duyguları yok sayıp, hissetmediğim duyguları tasavvur etmek için uğraştım. aslında bir kız çocuğu olarak sevilmek için bunu yaptım. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı; sonunda sevgi yoksa, onu zorla yaratamayacağıı kabul etmek zorunda kaldım. Öte yandan, böylesi bir sevgiyi talep etmeyi bıraktığım ve dayatılan ahlaki emirlere boyun eğmeye son verdiğim an, örneğin, çocuklarıma ya da arkadaşlarıma duyduğum sevgiyi gibi sevgi hissinin kendiliğinden ortaya çıkacağını öğrendim. Ancak böylesi bir his sadece kendimi özgür hissettiğim ve olumsuz duygular da dahil olmak üzere bütün duygularımı açık olduğum zaman mümkün olur.“
“İnsanlar aşk için şaşırtıcı şeyler yapıyorlar.”