statüko önyargısıymış adı
İnsan konfor alanını seven bir varlıktır. Biyolojik yapımız bu şekilde işliyor; ne kadar az enerji harcar­sak o kadar iyi ... Ve insan için geçerli olan zihinsel tuzaklardan biri statüko önyargısıdır. Bu tuzak var olan durumu korumak, kayıptan ve olası risklerden kaçınmak için insanın halihazırda­ ki düzeni, olası alternatiflere göre çok daha fazla savunması ve değişime direnç göstermesi halidir.
Sayfa 170·Kitabı okuyor
Psikoloji
Dahiler sorun çıkarır, sorun çıkaranlar da geri kalanların işlerini zorlaştırır. Rahat kaçırırlar. İnsanları değişmeye zorlarlar. DEĞİŞİM için ÇALIŞMAK/ÇABALAMAK gerekir. 2011'de Psychological Science'da yayımlanan bir testin sonucuna göre yaratıcı yeni bir fikir ve eski uygulanabilir fikir arasında tercih yapmaları istendiğinde birçok insanın eski ve uygulanabilir olanı seçtiği görülür. Statüko varsayılan ayarımızdır. Görevleri gereği öğrencilerini yaratıcılığa teşvik etmek gibi mesleki sorumlulukları olan öğretmenler bile kimi yaratıcı öğrencileri sınıfın düzenini bozan baş belaları olarak görür.
Alıntı
Reklam
Sözde "kadınlık rolleri" ile oyalanan, bunlarla büyütülen kişinin düşünmeye üretmeye, toplumu dönüştürmeye vakti ve fırsatı olmaz; bu sayede statüko korunmuş ve ipleri ellerinde tutanlar gücünü, refahını garantiye almış olur.
Devlet mi? Devletin amacı mülkiyet haklarına muhafızlık etmek, statüko­ nun ve modem sahteciliğin sürekliliğini sağlamaktı. Evlilik mi? Evlilik ve fuhuş bir madalyonun iki yüzü, yırtıcı insanın cinsel hazzı sömürme biçimiydi. Aralarında sadece sınıf farkı vardı. Parası olan bir kadın kendi şartlarını kabul ettirebilirdi: Eşitlik, evlilik sözleşmesi, çocuklarının meşruiyeti, yani mülkiyet hak­ları. Parası yoksa, proleter sınıftansa, var olabilmek için kendini satardı. Bir de Şeytan'ın ölümcül silahı olan Din konusu vardı. Devlet maaşlı kölenin bedenine zulmederken, Din zihnini ele geçirir ve gelişim ırmağını kaynağından zehirlerdi. İşçi sınıfı ge­lecek umudunu korumaya çalışırken, bir yandan cepleri boşal­tılırdı; tutumlu olmayı, tevazuyu, itaati -kısacası kapitalizmin bütün sözde erdemlerini- öğrenerek büyümelerini sağlardı.
Sayfa 385 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Geçicilik, statüko, mutlak efendiler olarak hüküm sürüyordu. Mucizeden başka bir şey beklemiyorlardı artık.
Sayfa 21 - Metis
Edebiyat & Roman
Mesela Dışişleri Bakanlığı, statükoyu muhafaza eden bir politi­ka izler. Bürokrasi, içte de, dışta da riske girmek istemez... Riske girecek olanlar, seçilmişlerdir, politikacılardır.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Reklam
Reklam