Stephen Leacock şunları yazmış: "Hayatımızın bu kadar hızlı adımlarla ilerlemesi ne kadar garip! Çocuklar, 'Ben büyüyünce' diyorlar. Bu ne demek? Büyüdüklerinde, 'Ben evlenince' diye söze başlıyorlar. Ardından düşünceler, 'Ben emekli olunca'ya dönüşüyor. Emekli olduktan sonra insan sislerle kaplı geçmişine bakıyor, o günleri özlüyor ve bunların geçip gittiğine yanıyor. Hayatın her günü ve her saati yaşamak olduğunu ne yazık ki çok geç öğreniyoruz."
Ne zaman bir şeyler kasvetli hissettirse bir şeye yaslanıp annemi düşünürüm. Eğer kasvet biraz azalırsa tek ayak üstünde durup babamı düşünürüm. Böylece her şeyle yüzleşebilecek güçte olurum.
Öğretmenim, insanlar, kendilerine ihanet etmeselerdi, cezalandırılma tehditleri ve misilleme korkusuna rağmen yüreklerini dinleselerdi İkinci Dünya Savaşı'ndan kaçınılabilirdi diyordu.
Stephen Leacock der ki: "Bizim hayat düzenimiz ne gariptir! Küçük çocuk: "Büyük çocuk olduğum zaman" der. Bu ne demek? Büyük çocuk: "Büyüdüğüm zaman" der. Büyüyünce "Evlendiğim zaman" der. Evlenince ne olacak? Şu şekilde düşünecek: "İşten çekildiğim zaman." İşten çekildiği zaman gelince döner, geçtiği yola bakar güya o yolun üzerinde soğuk bir rüzgâr esiyor gibidir, hiçbir şeyden yararlanmamış hepsi geçmiştir. Hayat, yaşadığımız andadır, her günün her saniyesindedir, fakat bunu pek geç öğreniyoruz."