just1archive

just1archive
@still_life
just an archive
Puan vermedi·125 syf.··
2026 3. kitabı
Komedya ile pek samimi değilim. Ama Hırçın Kız hoşuma gitti diyebilirim. Ve dahasını istedim. Öncelikle tiyatro demek abartı demektir. Karakterlerin tavırları abartılır, trajedi abartılır, intikam abartılır, gösteriş abartılır, dalga konusu abartılır. Sahnede sergilenen yapay ve abartılı bir dünya demektir tiyatro. Bunun farkında olarak okunmalıdır. Tiyatrodan bakıp gerçek hayat için kendinize ders çıkarmamalısınız. Mesela hayatınızda Othellodaki kıskançlık kadar öldürücü kıskançlık olmamalı, Romeo ve Juliet’teki kadar intihara sürükleyen hastalıklı bir aşk(?) edinmemelisiniz. Hırçın Kız’daki gibi insanları sadece paradan güzellikten uysallıktan ve hırçınlıktan ibaret gören bir kişi olmamalısınız. Evet tiyatroyu diğer edebi eserlerden ayırdığımıza göre bilinçli bir şekilde eleştiri yapabiliriz. Bir de inceleme yapmadan önce önsöz okunursa daha sağlıklı olur. Bu kitap tam olarak her şeyle dalga geçip insanları sinir etmekle alakalı. Ve bu bir oyundur hatırlatmasını oyun içinde oyun şeklinde net olarak veriyor. Baskıcı maço erkeklerle dalga geçiyor, yaşına başına bakmadan genç kadınlarla evlenmek isteyen bunaklarla dalga geçiyor, parası mülkü soyu ile göz boyayanlarla dalga geçiyor, koşulsuz şartsız toplum öyle dedi diye eşine boyun eğen kadınlarla dalga geçiyor, yüzeysel evliliklerle/ilişkilerle dalga geçiyor ve kılık değiştirip başka başka rollere bürünen hepimizle dalga geçiyor. Ya da en azından ben öyle okumak istiyorum. Sonuçta sadece istediğimiz şeyi anlar ve alırız. Karakterler alaycı, ciddiyetsiz, değişken, iki yüzlü ve spontane, beklenmedik. Kate için huysuz deseler de hepsi huysuz. Durduk yere birbirlerini yaftalasalar da bu normal hissettiriyor. Kişilik değişimi birdenbire olsa bile tiyatro olduğundan mı komedya olduğundan mı yoksa Shakespeare olduğundan mı
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
Reklam
8/10
·160 syf.··
2025 16. kitabı
# Sisifos Söyleni - Albert Camus Başlıklar: Uyumsuz bir uslamlama: - Uyumsuz ve intihar ( Kişinin düşünce ve tavırlarının örtüşmesi gerektiği notu ile başlıyor ve hayatı anlamsız veya absürt bulmanın intiharı gerektirir gerektirmediği sorusu ile bitiriyor) - Uyumsuz duvarlar ( Uyanış duygusu ile mücadele etmeye ve yabancılaşmaya değiniyor. Heidegger’ın, Jaspers’ın, Chestov'un, Husserl'in görüşlerini birlikte yer vermiş. Çelişkilere değiniyor: kalbin anlam çığlıkları karşısında her şeyin hiçbir şey vermemesi.) - Felsefece intihar - Uyumsuz özgürlük --- Uyumsuz insan 73 - Don Juan’cılık - Oyun - Fetih Uyumsuz yaratım 99 - Felsefe ve roman - Kirilov - Yarınsız yaratım --- Sisifos Söyleni 124 ---
Felsefe
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Shouko sağır olduğu için diğer insanlardan farklı. Annesi ise bu durumu bir kusur olarak görmek istemiyor. Belki de bunu bir kusur olarak kabul etmek dünyadaki en acımasızca şey gibi geliyor. Ben de çoğu zaman böyleyim diğer kişilerin dışladığı farklılık olarak gördükleri şeyleri sırf böyle gördükleri için sinir olurum ve bu şeyleri çok normal sıradan durumlarmış gibi söylerim ki toplumda bir yer bulabilsin ve herkes normalleştirsin. Cidden bu konuda çok doluyum. Arkadaşım ebeveynlerini kaybetmiş olsa da bunu herkesten saklardı çünkü hep hor görülmüş bu konu yüzünden. Ve ben de bir ebeveynimi kaybetmiş olsam da bu durumu insanların gözünde normalleştirmeye çabaladığım için dünyadaki en normal şeymiş gibi kolayca herkese söylerdim. O zaman gerçekten kendimi özgüvenli hissediyorum. Chuang tzu'nun sözü aklıma geliyor zayıflıklarını saklamak zayıflıktır, güçlü olmak zayıflıklarını saklamamaktır gibi bir şeydi. Bunu ilk okuduğumda ciddetle karşı çıksam da şimdilerde çok katılıyorum. Tüm bunlardan dolayı Shouko'nun annesini anlayabiliyorum. Annesi böyle düşündüğü için kızını özel eğitim sunan okul yerine sıradan bir devlet okuluna gönderiyor. Ama bilmediği bir şey var belki bu durum onun daha kötü olaylar yaşamasına sebep olacak. Maalesef toplum tarafından farklı görünenler ayrı tutulmaya devam ediliyor. Belki de Shouko annesinin düşüncesi sebebiyle farklı olmayı reddediyor. Konuşarak iletişim kuramadığı için sürekli yazarak iletişimde kalmayı talep ediyor, müzik dersinde koroya uyamadığı, zamanında doğru sesi çıkaramadığı halde inatla çabalıyor. İnatla varolmaya çabalıyor özünde. İlk başta sınıftakiler onu tolere etse de bir süre sonra zorbalık yapmaya başlıyorlar. En çok zorbalık yapan ve en sonunda tüm zorbalıkların asıl suçlusu yalnız oymuş gibi bütün sorumluluğun üstüne
Manga
Sessizliğin Sesi - Cilt 7Yoshitoki Oima · Satori Yayınevi · 2022299 okunma
8/10
·173 syf.··
2024 43. kitabı
IMadde 5 Bedene sıcaklığı ve hareketi verenin ruh olduğuna inanmak yanılgıdır. Bu yolla çoklarının içine düştüğü pek büyük bir yanılgıdan ka- çınacağız; öyle ki, onun, tutkuların ve ruha ait başka şeylerin bugüne kadar doğru açıklanabilmesini engellemiş olan birinci sebep olduğunu sanıyorum. Bu yanılgı şundan oluşur; tüm ölü bedenlerin sıcaklıktan ve sonra da hareketten yoksun olduğu görülünce, bu hareketleri ve bu sıcaklığı kesenin ruhun yoklu- gu [bedenden ayrılması) olduğu sarılmıştır. Böylece, sebepsiz yere, doğal sıcaklığımızın ve bedenlerimizin bütün hareketle- rinin ruhumuza bağlı olduğuna inanılmıştır: oysa tam tersine, öldüğümüz zaman, bu sıcaklığın kesilmesi ve bedeni hareket ettirmeye yarayan organların işlemez hale gelmesi sebebiyle ruhun bedenden ayıldığı düşünülmeliydi. -12 Yaşadığımız sürece, kalbimizde, toplar- damarlardaki kanın beslediği bir tür ateş olan, sürekli bir sıcaklık vardır ve bu ateş, uzuvlarımızın bütün hareketlerinin cisimsel ilkesidir. -15 Düşün- celerimiz iki türdedir, eş deyişle, bir kısmı ruhun eylemleri ve diğerleri onun tutkularıdır.24 Eylemler olarak adlandırdıklarım bütün istemlerimizdir (volonté); çünkü bunların doğrudan ru- humuzdan geldiklerini ve yalnızca ona bağlıymış gibi görün- düklerini deneyimliyoruz. 25 Tam tersine, genel olarak bizde bu- lunan her türden algılar (perception) ya da bilgiler (connaissance) onun tutkuları olarak adlandırılabilir; çünkü çoğu zaman onlan oldukları gibi yapan ruhumuz değildir, aksine ruh tutkularını daima onlar tarafından temsil edilen şeylerden alır (recevoir). -24(madde 17 ruhun işlevleri nelerdir?) Yine istemlerimiz de iki türdedir; zira bazıları ruhun, ruhun kendisinde sona eren eylemleridir, Tanrı'yı sevmek istediğimizde ya da genel olarak düşüncemizi maddi olmayan bir nesneye
Ruhun TutkularıRené Descartes · Say Yayınları · 20141,844 okunma
9/10
·127 syf.··
2024 42. kitabı
İlk bölüm: kadın olmak neden zordur? Neden eşit değiliz? İkinci bölüm: kadın erkeklerin öfkesine neden maruz kalıyor? Erkeklerin üstünlük güç istenci. Kadın erkeğin büyüteci ve erkek dünyayı yiyor. Üçüncü bölüm: neden kadın sheakspear yok Dördüncü bölüm: bulunduğu şartlar altında zar zor sadece roman yazabilen kadın Beşinci bölüm: kadınlar kötü şartlara rağmen yazın türünde daha fazla yere sahip olmaya başlar Altıncı bölüm: sonuç Suçu savaşta mı aramalıyız? 1914 Ağustosu'nda silahlar ateşlendiğinde, kadınların ve erkeklerin yüzleri, birbirlerini bütün çıplaklıklarıyla görmüşlerdi de aşk ölmüş müydü? Kuşkusuz, yöneticilerimizin yüzlerini silahların ateşinde görmek (özellikle eğitim konusundaki hayalleri ile kadınlar açısından), çok şaşırtıcı olmuştu. Almanı, Ingilizi, Fransızı o denli çirkin, o denli sersem görünüyordu ki! Ama suçu neye ya da kime yüklersek yükleyelim, Tennyson ve Chris- tina Rossetti'nin sevdiklerinin gelişini öylesine tutkuyla şi- irleştirmeleri, bugün aruk eskisinden çok daha az rastlanan bir şey. Kişinin yalnızca okuyup, izleyip, dinleyip, anımsa- ması yeterli. Ama neden "suç" diyoruz? Bunlar birer hayal- se, neden, hayallerin yerine gerçeği koyan felaketi-ne olur- sa olsun- yüceltmiyoruz? Çünkü gerçek... bu noktalar ger- çeği ararken, Fernham'a dönen yolu kaçırdığım anı gösteri- yor. Evet, gerçekten, hangisi gerçek, hangisi hayaldi diyesordum kendime? Örneğin, alacakaranlıkta kırmızı perde- leriyle belirsiz ve süslü, sabah ise ayakkabı bağları ve tatlı- larıyla kaba, kırımızı ve bakımsız görünen bu evlerin gerçe- gi neydi? Şu anda üzerlerini örten sisin altında açık seçik görünmeyen, ama güneş ışığında altın sarısı ve kırmızı olan nehir, nehir boyunca uzanan bahçeler ve söğütler - bunlar- dan hangisi gerçek, hangisi hayaldi? Sizi, düşüncelerimin
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
Reklam