Kitaplara inceleme yapan bir insan değilim, genelde. Fakat bazı kitaplar var ki başkalarına anlatılmayı okunmayı hak ediyorlar. Sınav dönemime denk gelmesiyle beraber çok uzun solukta okudum, belki de bu nedenle kendimi Joad ailesinden biriymişim gibi hissettim. Bu kitabın bu kadar etkili olacağını hiç beklemiyordum. Arkadaşıma "Gazap Üzümleri'ni okuyacağım." dediğimde bana "Ya, durmadan tarla ekip biçiyorlar, sıkıcı bir kitap." demişti. Bu yüzden uzun zamanlar erteledim okumayı. O arkadaşıma teşekkürü borç bilirim. Çünkü eğer bu kitabı erkenden, olgunlaşmadan okumuş olsaydım büyük ihtimalle yarısında sıkılıp bırakacaktım. Bazı kitapları okumak için uygun zamanın ve ortamın olması lazım. Kitaptaki aileler gibi benimde gelecek kaygımın, ekmek parası kazanma peşinde koştuğum bu günlerde böyle bir kitabı okumak beni inanılmaz etkiledi. Kitaptan bahsedecek olursak. Ellerindeki işi traktörlere kaptıran aileler, işsiz ve parasız ortalıkta kalırlar. Karınlarını doyurmak için her işe her ücrete razı olurlar. Düşük ücretle işçi çalıştırmanın kokusunu alan işverenler zulüm ve zorbalıkla işçileri çalışmaya zorlarlar. Joad aileside bu ailelerden biridir. Oklahoma'daki toprakları traktörlerin eline geçmiş ve açlıkla sınanmaktadırlar. Kaliforniya'da iş olduğunu söyleyen ilanlar vardır ellerinde ve iş bulma ümidiyle evlerini terk edip Kaliforniya'ya doğru yola çıkışlarını ve Kaliforniya'da başlarına gelenleri anlatıyor Gazap Üzümleri. İnsanların açlığını, sefaletini onlarla beraber yaşattı bana. Tuzsuz, bibersiz içtikleri çorbalarının tadını, yağmur altında sırılsıklam kalışlarını, para kazanıp rahat bir yaşam sürme umutlarını onlarla beraber yaşadım. Bir film izler gibi hatta o filmin içine hapsolmuşum gibi okudum.