storyofreader

storyofreader
@storyofreader
Avukat
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
Mersin
989 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Mesafeler kulaçlara, taraflara ve kilometrelere bölünebilir; ömür ise bu tarz ölçümlere gelmez.”
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2022 18. kitabı
Koku, her varlığı biricik yapan, onu diğerlerinden farklılaştıran etmenlerden biridir. Parmak izi gibidir, kişiseldir. Her şeyin görme duyusuna odaklandığı, betimlemelerin daha çok görsel özellikleri ifade ettiği bir dünyada, önemsenmeyen bir duyuyu kitabın konusu olarak seçme cesareti ve konuyu ustalıkla okura anlatabilme başarısı için yazarı ne kadar övsem az. Kitap, ana karakter olan Grenouille’in doğumundan ölümüne kadar başından geçenleri anlatıyor. Adından da anlaşılacağı üzere ana tema kokular üzerine ve bütün kokuların merkezinde Grenouille duruyor. Onun koku duyusu her şeyin üzerinde. Öyle ki gözleriyle değil burnuyla görüyor, nesneleri ismiyle değil kokularıyla tanıyor. Kokusu olmayan bir şey onun dünyasında yok. Ama kitabın ironik tarafı kendisinin bir kokuya sahip olmaması ve kendi kokusunu kendi elleriyle yaratıp kendi varlığını insanlara göstermek istiyor. Kendine özgü koku yaratmak isteyen Grenouille için işin sonu idama varır. Ancak öyle güzel bir koku yapmıştır ki kimse onun suçlu olduğuna inanmaz ve tepki gösterir. Herkes onun kokusuna kapılıp ilgi gösterir ki idam sehpasından alınan Grenouille insanların izdihamı yüzünden ölür. Sevgisiz bir insanın neler yapabileceğini gösteren bu romanda birçok duyguya yabancılaşıp suçlu kim diye sorgulamaktan kendimi alamadım.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,4bin okunma
“Kokuların öyle bir inandırıcılığı vardır ki, sözden, gözle görmekten, duygudan, iradeden daha güçlüdür. Savılıp atılamaz bu inandırıcılık, soluduğumuz havanın ciğerlerimize işleyişi gibi, o da içimize işler, doldurur bizi, hepten ele geçirir, çaresi yoktur. “
Puan vermedi·112 syf.··
2022 17. kitabı
Bugün sizlere Cemal Süreyya’nın da çevirdiği kalbe dokunan bu güzel kitaptan kısaca bahsetmek istiyorum. Çocuk kitabı mı? Kesinlikle hayır. Kısacık, hap şeklinde düşünme kitabı. Her okuyuşta mideye ayrı oturur. Her seferinde ayrı bir nedenden dolayı dolar gözlerim, farkındalıklar çorbasıdır. İlk okuduğumda olduğum benden çok uzakken, bambaşka bir versiyonum olmuşken şöyle bir durup eski bir dostla sohbet etmek istercesine yine okudum Küçük Prens'i. Hayatımın ilerleyen dönemlerinde de sık sık yapacağım. Asteroid B-612 adlı gezegeninde yaşayan Küçük Prens gezegeninden ayrılarak altı gezegende seyahate çıkar ve son olarak 7. gezegen olarak dünyaya gelir. Küçük Prens'in her seyahatinde gördüklerini kendi bakış açısıyla yorumlamaktadır. 1943'te yayımlanan masalsı bir kitap olan Küçük Prens, dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir. Eserde, bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü'ne düşen bir pilotun Küçük Prens ile karşılaşması ile başlayan kitap, yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens'in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. İnce bir dille “büyüklerin” monoton, bencil ve hayal gücünden yoksun hayatlarını eleştirir. Küçük Prens insanları çocukluklarına dönmek için çağrı niteliğinde bir eser bence. Biz çocukluğumuza ve o güzel duygulara döner miyiz bilmiyorum ama sadece gözlerimizle etrafa bakmayı ve değerlendirmeyi bırakıp, gönül gözüyle de bakmamız gerektiğini çabucak anlamamız gerekmekte. Yoksa zaman, bizi bir zamanlar bize ait olan güzel duygulardan mahrum edecek ve gerçekten büyümüş olmanın duygusuzluğuyla hayatı kaçıracağız. Teşekkür ederim Küçük Prens, teşekkür ederim Antoine de Saint - Exupery.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma
“Kendini beğenmiş insanlar başkalarını kendine hayran sanır.”
Reklam