Hinek stran bi rastî dibûn xencer , diketin nav lêvên me…
Annem bana yalnızca ayrılığı öğretmişti, babamsa stran söylemeyi. ikisini toplayıp içine gül yaprağı düşen şeyler yazmaya başladım ben de. zordu.
Reklam
Eğer hayatım stran, şarkı, âşıkane türküler ve kürtçe sözcük ve deyişlerle örülmüş olmasaydı delirip çöllere düşmez miydim?
Sayfa 11
Ya Rabbim! Bu ne biçim dünya? Efsane, destan, stran, şiir, sevda, aşk, savaş, ölüm, düşmanlık... her şey, her şey karışmış birbirine.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Alıntı
Ba qulipî, hîv tê wer bû Havîn hişk bû, stran ker bû…
Ev stran diyariya te ye çîçeka min...
Uçurum kıyısındaki tüm halkların tarihçiyi şaşkınlığa düşüren körlüğü onlarda da vardı. Büyüyen tehlike karşı­sında birleşmeyi bilemediler, hatta yazgılarını hızlandırdılar bile.
Tarih
Reklam
Reklam