“ruhum bir denizanası gibi suyun içinde süzülüyordu. böyle hissettiğimde dünya yaşamak için kolay bir yer hâline geliyordu. sezgilerini kapattığın odanın kilidini açıyor, kalbinin bariyerlerini kaldırıyordun. öyle ya da böyle suyun içinde suyla bütünleşiyordun. onunla süzülüp giderken varoluş acısı çekmiyordun. (...) böyle düşününce, boğularak ölen insanların bile vücutlarındaki zarafeti görüyordum.”
“hensei yıllarından beri kafamın içinde endişeyle duran millias’ın ophelia eseri de bu açıdan bakınca oldukça güzelleşiyordu. neden böyle rahatsız bir yer seçmişti diye çok düşünsem de şimdi oranın aslında resme dönüşebilecek bir yer olduğunu anlıyorum. suda sırtüstü süzülür hâlde ya da suya batmış hâlde ya da bir batar bir yüzer hâlde; sırf acıdan bihaber suratıyla suda süzülemesinin dahi estetikle dolu olduğundan şüphe yoktu.”
“bütün yaşama cesaretimi ölülerden alıyorum. anlatılarında yaşadığım ölülerden. bu kahrolası dünyayı, yaşanır bir dünyaya dönüştürmeyi başarmış ölülerden. dünyanın ihtiyacı olan, her olguyu vermiş, söylemiş, yazmış ölülerden.”
Benim bir suçum yok yani suç bin kitapta. Ben bu tarz paylaşımlar atmayo seviyorum. Boş iletiler atmayo sevmiyorum. Söz ve fotoğraf. Tenis mi basketbol mu oğlunuz olsa ismi ne olur gibiisn den değil. O yüzden engelemeniz sizin için daha iyi olur şahsem🙃🌼