Sudenaz Kaymak

Sudenaz Kaymak
@sudee____
önceleri pek farkına varılmaz. günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez. hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider. üstelik bu isteksizlik geçici değildir, hatta giderek de artar. günden güne, haftadan haftaya daha kötü olur. insan kendinden hoşlanmaz, sanki içi bomboştur ve dünyayla bağdaşmaz sonraları bu hisler de kalmaz ve hiçbir şey hissetmez olur. bütün dünyaya yabancılaşmış ve hiç kimse onu artık ilgilendirmez olmuştur. ne kızgınlık duyar ne hayranlık. ne sevinmesini bilir ne de üzülmesini. gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur. böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir. artık hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi sevemez. bu durumda, artık hastanın iyileşmesine olanak yoktur. geriye dönüş kalmamıştır. bomboş, kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar, tıpkı duman adamlar gibi. onlardan biri olup çıkmıştır. hastalığın adına gelince, buna ölümcül can sıkıntısı denir.
Sayfa 268·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. çünkü efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. ne var ki, hiç kimse kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
Sayfa 32·Kitabı okudu
gerçekler bizim gördüğümüzden çok farklıdır. her insan kendi algılayabildiği şeylerden oluşan bir gerçekliği bilir. oysa gerçek dediğimiz şeylerin büyük çoğunluğu zaman içinde değişir.
Sayfa 75·Kitabı okudu
heyecanla kalkıp gömleğimi açtım. küçük kuşumun göğsümden çıktığını hissettim. “uç küçük kuşum. iyice yükselere uç. en yukarılara çık Tanrı’nın parmağına kon. Tanrı seni başka bir çocuğa götürecek ve nasıl bana güzel şarkılar şakıdıysan ona da şakıyacaksın. hoşça kal, güzel kuşum!”
Sayfa 68·Kitabı okudu
ama gözler kördür.insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.
Sayfa 93·Kitabı okudu