sukoska

sukoska
@sukoska
NAR Öyle duruyor: bil miyor um: yaşa ya cak mı- NARR - öyle duruyor sun: bil miyor sun: yaşa ya cak mı sın- Olmayalı
Şiir
Reklam
KOCAMAN BİR ÇOCUĞU ÖPÜYORSUN
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen Herkesin perde perde çekildiği bir akşam Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun Ağzında eriklerin aceleci tadı Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun. Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun. Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun. Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar. Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun. Örseler acıyla düştüğü yeri Susarak büyüyen adamların sevgisi. Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun. İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını. Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun. Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun. Şükrü Erbaş
Şiir
O gün bugün, şehri dünyanın üstüne kapatıp bıraktım kapattım gümüş maşrapayla yaralanmış ağzımı ham elmalar yemekten göveren dudaklarım mırıldanmasın şehrin mutantan ve kibirli ağrısını. Azıcık gece alayım yanıma yalnız serçelerin uykusuna yetecek kadar gece böcekler için rutubet örümcekler için kuytu biraz da sabah sisi yabani güvercin kanatları renginde biz artık bunlar olarak gidiyoruz eylesin neyleyecekse şehrin insanı şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin bozuk paraların insanı, sivilcelerin.
Şiir
"Alemleri hak idi, fiilleri bir yağmadan ibaret. "
Tarih
Minik kuş (Asfour)
Minik bir kuş baktı pencereden "nûnû" diye seslendi. "Beni yanında sakla, sakla beni ne olursun nûnû" "Sen neredensin? " diye sordum ona. "Göğün sınırından" dedi. "Nereden geliyorsun?" dedim. "Komşunun evinden" dedi "Kimden korkuyorsun? "dedim. "Karga kafesinden" dedi. "Tüylerin nerede?" dedim. "Zaman uçurdu." dedi. ... Bir damla gözyaşı süzüldü yanağından, kanatları büküldü. "Yere sağlam basıp kendi yolumda yürüyeceğim." diyordu. Onun yaralı hâli gibi kalbimin yaraları da acı veriyordu bana. Zindanın demirlerini kıramadan kesildi sesi, kırıldı kanatları. ... Ona dedim ki: "Korkma bir bak, doğacak güneşi göreceksin." Memleketine baktı, özgürlük dalgalarını parlarken gördü. Pencereden çırpınan başka kuşların kanatlarını gördü. Özgürlüğün kanatları altında memleketini süslenirken gördü. "Beni yanında sakla, sakla beni ne olursun nûnû" youtu.be/tFdEUJOsM7M?si=...
Müzik