İnsanımızın öyle atasözleri vardır ki duruma göre bazen beynin sağ lobu bazen de sol lobu çalışır.
Söz gümüşse sükut altındır der Bir bakarsınız sükut ikrardan gelir der bazen ayağını yorganına göre uzat der bazen de borç yiğidin kamçısıdır der arada iyi adam sözünün üzerine gelir der arada iti an çomağı hazırla der duruma göre azı karar çoğu zarar der duruma göre de fazla mal göz çıkarmaz der damlaya damlaya göl olur der arkasından taşıma su ile değirmen dönmez der zararın neresinden dönersen kardır diyen de odur battı balık yan gider diyen de o ibret olsun diye Nasrettin hoca'nın 1.200'lü yıllara ait olan ye kürküm ye hikayesini anlatır fakat biraz sonra da eskiden maneviyat vardı maddiyatın bir önemi yoktu diyerek iç geçirir.
Çünkü bu topraklarda zamanın akışı bile bir başkadır bazen öylesine yavaşlar ki zaman derin bir uykuya sokar insanı ve bu durum yıllarca sürer bazen öyle bir hızlanır ki zaman nefesiniz kesilir yetişemezsiniz.
Tevekkeli değildir ki bu topraklarda yazılan Yunan mitolojisinde bile mekan zamanın yaratıcısıdır ve Anadolu öyle bir mekandır ki tüm zamanların ruhunu içine alır.
Batıdaysa zaman saatin kadranına sıkışmıştır Özgür değildir ritmi ve akışı bellidir sürprizlere kapalıdır ve kontrol altına alınmıştır çünkü batılı zamandan korkar ona teslim olmak istemez Anadolu'da ise zaman sonsuzluğa Akar ve ruhun ölümden sonraki hayatını onaylar sınırı yoktur insanı gibi özgür bir ruh taşır Ve öyle de kalmak ister zamana engel olamazsınız akışına tabi olursunuz sadece ve an gelir de geriye doğru bakarsanız ömrünüz sanki size ait değilmiş gibi bir hisse kapılırsınız farkına bile varmadan akıp geçmiştir zaman işte yaşadığı ve hissettiği budur Anadolu insanının..
En büyük savaş dışarıda değil. Korkuların, aceleci arzuların, kırılgan yanın... İnsanın içindeki gürültü, en sert düşmandan daha yorucudur.
Mücadelelerini seç.
Her kavga sana ait değil. Bazen geri çekilmek, manzarayı bütünüyle görmektir. Bazen sükût, en açık cevaptır.
"Mahzun gönül! Sükût et! Güneş bulutlar arasında da neşr-i envar eder. Şikâyeti bırak! Senin bahtın da herkesin bahtı gibidir: Her hayatta fırtına saatleri, kederli, mazlum günler olmak gerek!"