Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·320 syf.··
2025 232. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 19:02
Peyami Safa’nın Mahşer romanı, bir yandan savaş sonrası İstanbul’un sosyal çalkantılarını, diğer yandan bireyin iç dünyasındaki fırtınaları ustalıkla harmanlıyor. Mondros Mütarekesi’nin yarattığı boşluk, halkın çaresizliği ve Batı hayranlığına kapılan zihinlerin trajedisi eserin ana fonunu oluşturuyor. Peyami Safa, kahramanı Nihad’ın gözünden hem toplumsal yozlaşmayı hem de insanın kendi vicdanıyla giriştiği sessiz savaşı resmediyor. Roman, dönemin İstanbul’unu bir fotoğraf gibi gözler önüne sererken, okuyucuyu aynı zamanda karakterlerin iç hesaplaşmalarına tanık ediyor. Yazar, dili sade ama etkileyici bir biçimde kullanarak hem dönemin ruhunu hem de bireysel bunalımları güçlü bir şekilde yansıtıyor. Mahşer, sadece tarihsel bir dönem romanı değil; insanın kendi “mahşer”ini nasıl yaşadığının da derinlikli bir sorgulaması. İçtenlikli ve düşündürücü bir okuma arayanlar için güçlü bir edebî deneyim sunuyor. “Bu memleket, o kadar murdar olmuştur ki, orada ölüm, yegâne güzellik ve yegâne huzurdur.”
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
10/10
·320 syf.··
2025 120. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 00:48
Merhabalar, Öncelikle belirtmek isterim ki okumuş olduğum Peyami SafaPeyami Safa kitapları arasında etkileyici olarak ilk üçe gireceği kanaatindeyim. Sonlara doğru tansiyonun yükselmesi, baş karakter olan Nihad ile beraber yürünen sokaklar, binalar ve de odalar... Sanki o anda oradaymış gibi konuşmalara, düşüncelere şahitlik etmek... Onunla; sevinç, üzüntü, kaygı, kaybetme korkusuyla beraber yaşam mücadelesi vermek... Aynı zamanda kendi öz değerlerine sahip çıkarak ona göre yaşamak ile değerlerinden taviz verme arasında kalan Nihad. Tercihini ne yönde yapacak? Kitap, Nihad'ın Çanakkale cephesinde omzundan yaralanması sonucu tedavi edildikten sonra 3 aylığına İstanbul'a gelmesiyle başlıyor. Bir apartmanda Fransızca öğretmeni olarak çalışmaya başladığında karşılaştığı cinsi latif. Muazzez... Keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
Martin Eden gibi gibi…
10/10
·320 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 12:01
Peyami Safa’nın kitaplarından okuduğum beşinci kitap ve diğerlerine göre en iyisi diyebilirim. Mahşer, adlı eserde 1. Dünya savaşından gazi olarak dönen ve İstanbula gelen Nihad’ın hikayesini anlatmaktadır. Cephede Ülkesini savunduktan sonra hayal ettiği İstanbulda, büyük bir uçurumun, yozlaşmaş insanların ve ahlaki bozuklukların olduğu bir toplumla karşılaşır. İnsanların çıkarcı, duyarsız ve bu vatan toprağı için savaşan kişilerin onların umurlarında olmadığının farkına varır ve bu durum Nihat’da ruhsal ve psikolojik çöküntüler ve hayal kırıklığı yaşamasına neden olur. Kitap aynı zamanda psikolojik toplumsal romandır ve betimlemleri gayet güzel ve akıcıdır. Bu olaylarla karşılaşan Nihat’ın duygusal dünyasında çok önemli bir yere sahip olan Muazzezle olan ilişkiside geçmektedir. Ancak bu ilişki klasik bir aşk hikayesi gibi değil daha çok hayal kırıklığı, güvensizlik ve ruhsal çatışmalar üzerinden ilerliyor… Fazla bir şeyler söyleyip, spoiler vermek istemiyorum. Okuyupta pişman olmayacağınız bir eser. Kendi düşüncem olarak Mahşer kitabında biraz Martin Eden’den esintiler hissettim, belki ben yanılıyor olabilirim. Martin Edene göre kat kat iyi ve güzel diyebilirim. Şimdiden herkese keyifli okumalar...
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
Başyapıt
10/10
·320 syf.··
2025 30. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 01:34
Peyami Safa'dan okuduğum altıncı eser ve belirtmek isterim ki yazarla artık bütünleştik. Yazarı okumadan duramıyorum ve iyiki yollarımız kesişmiş diyorum. Derin ruh ve kişilik analizleri, toplum ve dönem analizleri, söz ve kelime cümbüşleri derken edebi şölenin zirvesine ulaşıyorum. Hatta bazen oluyor ki Safa'dan sonra okuduğum kitaplar çok hafif gelebiliyor. Ne zaman bir eserini bitirsem günlerce zihnimde yaşatıyorum. Yazar için uzun uzun yazmak isterdim fakat kitaba da yer bırakmak istiyorum. :) Kitabın konusuna geldiğimde ise Peyami Safa'ya göre bambaşka bir kitap. Şimdiye kadar okuduklarım Türk toplumunun klişe aile yapılarını yoğunlukla yansıtıyordu ve karakterlerinide. Bu eser Milli Mücadele Döneminde Çanakkale cephesinde savaşmış bir Türk askerinin; İstanbul'a döndüğünde yaşadığı buhranı anlatıyor, yazarda bu şehri mahşer yeri olarak betimlemekte. Tabi bilirsiniz ki o dönemler açlık, yokluk hüküm sürmekte, sefalet diz boyu. Hükümet zaten son dönemlerini yaşıyor, düşmüş. Bir yanda yıkılmaya yüz tutmuş malum dönem, bir yanda kurtarılmayı bekleyen bir halk. Kısaca yazar öncelikle dönemi bir ele almış. Yetmemiş hükümetten çalan bir aile yapısını da kitaba oturtmuş. Zavallı askerimiz ortada. Bir yanda da sefalet içinde ve umutla bekleyen bir halk. Hatta aşk dahi sığdırmış. Yani siz bu kitabı okurken o yokluk dönemini, devletten ve milletten çalan aileleri, ve kitabın baş karakterinin ruh tahlillerini de çok yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Psikolojik sentezleriyle zihnin en ücra köşelerine kadar iniyor. Her açıdan zirve bir eser, hatta önceki okuduklarıma nazaran dolu dolu bir eser. Biraz Yakup Kadri'nin Yaban eserine benzettim. Ama Yaban'dan daha çok beğendim. Çok geri planda kaldığını düşünüyorum. Okuma listerine şölen katacak bir başyapıt.. Kitapla kalın.
1000Kitap
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
9/10
·320 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 01:53
Nihad’ın hikayesi İstanbul’a adım atar atmaz başladı. Yoksulluk, çöküş, yaşama tutunma çabası, çaldığı bütün kapıların yüzüne kapanması.. halbuki o bu ülke için canını ortaya koymuştu da onun şimdi yüzüne bile bakmıyorlar. Cephede savaşmak zor gelirdi insana halbuki asıl zorluk, asıl mahşer bir şehirde yaşamakmış. Nihad’ın bu yaşadığı zorlu süreçteki psikolojik buhranını, yaptığı seçimleri düşüncelerini okuyucuya o kadar etkileyici şekilde aktarmış ki Safa, nasıl bu kadar Türkçeyi ve anlatım dilini akıcı kullanabilir diye insan düşünmeden edemiyor. Seneler önce yazılmış bir romanın günümüze ışık tutması hatta günümüzdeki olayları önceden görebilmesi gerçekten muhteşem. Şu an günümüzdeki sorunlara çok net şekilde seneler öncesinden değinilmiş. Ben kitabı severek ve beğenerek okudum. Yürekten tavsiyedir. İyi okumalar
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2024 17. kitabı
İlk defa okuduğum ve keşke önceden kitaplarını okusaydım dediğim bir yazarın eseri ile geldim: Peyami Safa - Mahşer. Diğer eserlerini de okuyacağım inşallah. Kitapta çok fazlasıyla eski Türkçe kelimeler bulunmakta belki de yayınevinden dolayı olabilir, fakat her kelimenin anlamı sayfanın altında dipnot olarak bulunmakta. Kitapta sevdiğim durumlardan biri de bu oldu. Mahşer, cephede vatanı, milleti uğruna savaşıp gazi olan ve İstanbul’a döndükten sonra kendisini intiharın eşiğinde bulacak kadar hayal kırıkları yaşayan Nihat’ın romanıdır. Peyami Safa, daha romanın ilk sayfalarından başlamak üzere, idealist bir insanın hayatta kalmak için ne gibi kötülüklerle yüzleşmesi gerektiğini biz okuyuculara sunmaktadır. İyi okumalar :)
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:05
Peyami Safa'nın Mahşer romanı, psikolojik tahlillerle ünlü diğer romanları gibi karakterinin içsel bunalımlarını anlatan sürükleyici bir roman. Çanakkale Savaşı gazisi olan kahramanımız İstanbul'a döndüğünde "Mahşer'i " görür. Diğer kitaplarında olduğu gibi burada da toplumsal yozlaşmayı sert ve gerçekçi bir şekilde anlatmıştır. Okumamış olanlara tavsiye ederim.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
7/10
·320 syf.·
2025 46. kitabı
Bu kitap;Çanakkale savaşında gazi olan askerin hayatını anlatıyor. Annesi babası hayatta olmayan çocukken yetim kalan Nihat,gazi olduktan sonra İstanbul’a teyzesinin yanına gidiyor. Ve teyzesinin de vefat ettiğini öğrenince İstanbul’da parasız ve kimsesiz kalan Nihat,çaresiz kalakalıyor.. Nihat Çanakkale de savaşarak vatanı müdafaa etmişti, gazi olan askere gösterilmesi gereken ihtimamın olmaması sefil, aç, susuz,evsiz,barksız kalması da çok üzdü ve hayal kırıklığı yaşadı … Kitabın adı “mahşer”olması da çok manidar. Çanakkale savaşından gelip Adeta mahşeri yaşayan Nihat’ın bu seferde İstanbul’da hayatta kalım savaşına tanıklık ettim. Sürükleyici ve ibret verici bir eserdi.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 95. kitabı
Peyami Safa’nın kadın-erkek arasındaki ilişki yönünden de objektifliğe en yakın bakış açısından da konusu itibariyle de en iyi eserlerinden. Devlete hizmet etmiş, bu yolda mücadele etmiş, savaşlara katılmış, dürüstçe vatandaşlık görev ve ödevlerini yerine getirenlerin açlık ve sefaletle mücadele ederken hayatın kaymağını hep belli bir zümrenin yemesini ve bunu kendi tırnaklarıyla değil de hep bir iltimas, gayri meşru yollarla “başarmış” olmalarını güzel bir şekilde eleştirmiş. Dilimizi muhteşem kullanmasına hiç değinmiyorum bile, yine her zamanki gibi takdire değer.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma
Toplum mu insanı çürütür?
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 00:03
Çanakkale Cephesi'nde yaralanıp İstanbul'a gelen Nihat, şehirde sefalete düşüp vurguncu, düzenbaz, türedilerden oluşan zenginlerin ortasında bir başına kalmıştır. Kalbini zamanla kaptıracağı Muazzez'in annesinin dayızadesi Mahir Bey'in işlerini yürütürken Muazzez'in uğradığı bir münasebetsiz saldırı sonucu çiftimiz beraber kaçmak zorunda kalırlar. Daha sonra geçim sıkıntısı ve ruhsal bunalımlar sonucu aşıklar, evlilik yaşamını zorlukla devam ettirmeye çalışır. İlerleyen sayfalarda karakterlerimize kötü bir gelecek istemesek de ipucu vermemek için bu kısmı atlayayım. Gayet başarılı ve kurgu olduğu düşünülse bile döneme ait birçok eserde okunacağı gibi gerçekleri dile getiren bir eser.
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,835 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.