Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 13:56
Mahşer, Peyami Safa'nın henüz 25 yaşındayken yayımlanan ilk eserlerinden biri. İlk baskı senesi 1924. Hikaye, Çanakkale cephesinde gazi olan Nihad'ın İstanbul'a dönüşü ile başlıyor. İstanbul'a bir akşam askerî gemi ile gelir ve tek akrabası olan Hatice teyzesine doğru yollanır. Yolda yürürken Nihad'ın istikbalden beklentileri vardır, hayalleri vardır. Çünkü Nihad daha 26 yaşında gencecik bir insandır. Peki, bu genç bir gazi olan Nihad'ı İstanbul'da bekleyen şey nedir? Devamı eserin içinde... Devrin İstanbul'unu ve halkının durumunu okumak güzel bir tecrübe idi. Çünkü o devir, bizim içtimaî hayatımızda mühim değişimlerin olduğu seneler. Maneviyatı bir kenara usulca bırakıp, maddiyatı büyük bir arzu ile tercih etmeye başladığımız seneler. Eser, işte bu tabloyu, "küçük insanlar"ın merkezde olduğu bir hikâyede bize resmetmeye çalışıyor. Evet, Peyami Safa'nın belki en iyi eseri değil, ustalık eseri de değil fakat yine de değindiği mevzu ve akıcı üslübu ve dokunaklı son bölümü ve kendine has psikolojik tahlilleri ile gayet güzel bir eser. Edebiyatımızın bu klasik eserini mutlaka tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 39. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 23:03
Peyami Safa nın okuduğum ikinci kitabı. Savaştan memleketine dönen bir (muallim) asker ve onun karşılaştığı İstanbul: Mahşer. Kahramanımız Nihad’ı pek sevemedim. Çok gelgit yaşadı; bir sustu, bir bağırdı, bir isyan etti, yine sustu. Ama Nihad’ın kendi benliğiyle hesaplaşması -ister Muazzez’i apartman önünde beklerken, ister Muazzez evden giderken- çok başarılıydı. Yazar, o anın psikolojik derinliğini incelikle tasvir etmiş. Tiyatro sahneleri ve sanatın vahim durumunun tasviri beni müteessir etti. Nihad’ın zindandaki dostu “Deli Doktor” karakterine ayrılmış birkaç sayfayı severek okudum. Bana biraz Başrahip Faria’yı hatırlattı. Kitabın sonu ise beni tatmin etmedi. Kahramanın iç çekişmelerini ve psikolojik durumunu yazar çok güzel ifade ediyor. Sırf bunun için bile kitabı okumaya değer.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2022 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2022 13:08
Merhabalar arkadaşlar; Ortaokul veya lise yıllarında almış olduğum Peyami Safa 'nin bu eserini okumak bu güne kısmetmiş...Okurken keşke daha önce okuma fırsatı bulsaydım dedim.Kesinlikle harikulade bir eser...Hele baş karakterin adaşım olması daha da içine çekti beni.Spoiler vermemek için detay yazmak istemiyorum ama diyeceğim son söz kesinlikle tavsiye ederim. Sevgiyle kalın...
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 04:20
1899-1961 yılları arasında yaşayan,Server Bedi takma adıyla romanlar kaleme alan yazarımız Peyami Safa,çoğu romanının asıl özü olan doğu-batı,eski-yeni hayat tarzlarının yarattığı çatışma bu defa da Çanakkale'den gazi olarak dönen Nihad'ın yaşamında hayat buluyor. Romanda 1920 li yıllara gidip o zamanın insanıyla tanışıyorsunuz.Tabi o zamanın hayat tarzı size tanıdık gelse de çokça Osmanlıca ve Arapça kelimeler kullanıldığı için dili size biraz yabancı kalabilir. Olay örgüsü bence güzel seçilmiş.Fakat yazar sona doğru sadece Nihad'ın değil diğer kahramanların da iç muhasebesini kaleme almış olsaydı farklı insan tasavvurlarına daha yakından şahit olabilirdik diye düşünüyorum...
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2021 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2021 09:24
Nihad 1. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde savaştıktan sonra gazi olarak İstanbul'a dönmüştür. Büyük ümitler ve heveslerle dönmüştür memlekete ama gelip görür ki İstanbul eski İstanbul değildir, ahlaksızlığın diz boyu olduğu, herkesin kendi çıkarını düşündüğü bi yer olmuştur İstanbul. Nihad bu ümitsizlik ve hayal kırıklığıyla iş aramaya başlar ve "apartman" da Seniha Hanım ve Mahir Bey'in yanında kendine bi iş bulur, Muazzez Hanım ile tanışır ve hikaye böyle başlar. Safa o dönemi o kadar güzel bi kalemle ele almış ki sanki o dönemdeymişsiniz gibi hafızanızda canlanıyor olaylar. Betimlemeler, kişilerin karakter ve psikolojik tahlilleri de bi o kadar etkileyici. Hikayeyi okurken diyalog aralarında Peyami Safa'nın çok kıymetli fikirleriyle ve toplumsal tahlilleriyle karşı karşıya kalıyoruz onları okumak benim için ayrı bir zevkti. O kadar usta bir şekilde kullanmış ki dili hayran olmamak elde değil. Peyami Safa Türk edebiyatının çok kıymetli yapı taşlarından biri bunu bu eserle daha iyi idrak ettim. Sizde geç kalmadan Safa'yla ve eserleriyle tanışın derim. Keyifli okumalar.
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
“Mahzun gönül!Sukut et!Güneş bulutların arasında neşri envar eder.Senin bahtın da herkesin bahtı gibidir:Her hayatta fırtına saatleri,kederli,mazlum günler olmak gerek!”
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
10/10
·296 syf.··
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 23:26
Bu inceleme bolca alıntı ve iz miktarda fikir sancısı içermektedir. Yazarla bu kadar geç tanışmanın verdiği keşkeleri bir kenara bırakarak, ömrümün bu toy evrelerinde kendi nasibince, kendine yer bulmuş bu kitabın, zihnimde bıraktığı izleri şöyle bir seyredelim. Bir manzara tahayyül ediniz ki, ufkunda İstanbul Limanı olan bir vapur içinde, cephenin bin bir heyulasından, vatan millet şiarıyla cansiperâne çarpışarak gazi çıkıyorsunuz. Daha birkaç zaman önce cephede uğruna can vermeye hazır olduğunuz bu devlet şimdi size bir lokma dahi vermeye ictinâb ediyor. Bundan sonrası, işte seyret mahşer meydanı.. Bu öyle bir manzara ki bütün bir cemiyet, fazilet ve şecaat kavramlarını ayakaltı, ahlaksızlığı ise baştacı etmiş.. Vapurdan iner inmez bu hengamenin henüz ilk adımlarında sendeleyip düşen başkarakter Nihad'ın yine bir düşüş anında hatırladığı şu dizeleri aktarmak isterim; "Mahzun gönül! Sukût et! Güneş bulutların arasında da neşr-i envâr eder. Senin bahtında herkesin bahtı gibidir: Her hayatta fırtına saatleri, kederli, mazlum, günler olmak gerek!" Sanıyorum ki bu dizeleri tevil etmek kalemimde pek iğreti duracak ve yine sanıyorum ki ömrümde yüzüme kapanacak nice kapıların sesini bir kulağımda duyarken diğerinde bu dizelerin sesini işiteceğim. Nihad, bu felaketler içinde kendini teselli etmeğe fıtraten meyilli ve muktedir bir genç. Öyle teselli ediyor ki kitabın satırları arasında durup ona üzülüyor halde bulurken kendimi ,yine onun tesellileriyle teselli buluyorum kendime. Şöyle ki: "-Hey Nihad! Aziz kardeş, sakın ağlayayım deme... Bu sukut-ı hayallere yabancı mısın, kaç sene var ki böyle her ümidin boşa çıktı. Artık bunların arkasından niçin koşarsın? Bırak... arzuların tarafından aldatılmaktansa, hiçbir şey istememek, nacip bir tevekkül içinde, hayatının
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19922,837 okunma
Bazen bir tebessüm insanı kurtarır!
10/10
·320 syf.··
2021 111. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2021 19:22
Peyami Safa, eserlerindeki psikolojik ve sosyolojik analizlerinin yanı sıra felsefi derinliği ve entelektüel birikimiyle insanı kendisine hayran bırakıyor. Bu duyguyu “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”, “Matmazel Noraliya'nın Koltuğu” ve “Yalnızız”da olduğu gibi “Mahşer”i okurken bir kez daha yaşadım. Kitabı okuyup bitirdiğimde, “Neden bu kadar geç kaldım ve bu eser neden bu kadar az tanınıyor ve az okunmuş?” diye sordum kendi kendime. En sonda söylenmesi gerekeni en başta söylemem gerekirse “Mahşer”, Safa’nın en az bir “Yalnızız”ı kadar okunmalı diye düşünüyorum. • • • Safa, “Mahşer”de Kafkas Cephesi’nde savaşmış, ardından gönderildiği Çanakkale’de omzundan yaralanarak İstanbul’a gönderilen Nihad isminde bir muallimin hikâyesini anlatıyor. Ülkesinin ve insanlarının güvenliği için cephede aç ve susuz kalmış, arkadaşlarını toprağa vermiş, ölüm korkusunu tüm hücrelerine kadara hissetmiş bir muallimin hikâyesi bu. İstanbul’a geldiğinde insanlar tarafından şefkatle kucaklanacağını bekleyen Nihad, günlerce kalacak bir yer ve yaşamını sürdürebilecek bir iş arıyor. Bu süreçte yüzüne kapanan kapılar, küçümsenmeler ve hafife alınmalar karşısında öyle hayal kırıklıkları yaşıyor ki, savaştan daha kötü bir ortamın içine düştüğünü çok kısa bir süre içerisinde anlıyor ve “Biz bunlar için mi öldük, bu ülkenin nimetlerinden birkaç kişi faydalansın diye mi aç olarak cephelerde savaştık” demekten kendini alamıyor. • • • Safa, bir yandan Nihad’ın yalnızlığı, aşkı ve yaşadıklarının psikolojik analizini yaparken, bir yandan da onun gözünden o dönemin sosyal, siyasi ve kültürel yaşamının fotoğrafını çekiyor. Birinci Dünya Savaşı’nda cephelerde savaşanlarla cephe gerisinde yaşayanların duygu, düşünce ve yaşamları arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Bir toplumun görünen ve görünmeyen yüzlerinin
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20202,837 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 06:13
Peyami Safa'dan okuduğum ikinci roman. Peyami Safa edebiyatın neredeyse her türünde eserler vermiş olmasına rağmen daha ziyade romanlarıyla tanınmıştır. Romanlarında kendi yaşamından izleride görmekteyiz. "Mahşer" yazdığı ilk romanlarından biridir. Spoiler içerir !!! Genç bir öğretmen olan nihad Çanakkale'de cephede vatanı, milleti uğruna savaşıp gazi olduktan sonra İstanbul'a dönüyor. İstanbul'a adım atana kadar ümidini korumuştu. Direkt teyzesinin evine gidecek daha sonra bir iş bulup çalışacaktı. Lakin işler hiç beklediği gibi gitmedi. Teyzesinin vefatını öğrendikten sonra sokakta kaldı. Çünkü gidecek başka kimsesi yoktu. Kısa süreliğine bir arkadaşında kalmaya başladı. Başvurduğu birçok işten de eli boş döndü. Yine bir iş bulma ümidiyle postahane karşısındaki hanlardan birine girdi. İş aradığından ve kim olduğundan kısaca bahsettikten sonra nihayet bir iş bulmuştu. Girdiği bu handa gördüğü kadının küçük çocuğuna ders verecekti. Bu evde görmemesi ve duymaması gereken birçok şeye şahit oldu. Ancak bırakıp gidemiyordu çünkü çalıştığı evin akrabası olan aynı evde yaşadıkları muazzez'e aşık olmuştu. Ama muazzez ile evlenmek isteyen biri daha vardı. Bu kişi evlerine sık sık gelen birlikte iş yaptıkları aynı zamanda da evli olan alaaddin bey'di. Birgün muazzez'i alaaddin bey ile evlendireceklerini öğrenince bir tanıdığının da teşvikiyle muazzez'i kaçırmaya karar verdi. O kadar olaydan sonra muazzez'de bunu kabul etti birlikte arkadaşının evine yerleştiler bir süreliğine. Evlenip kendilerine bir yaşam kuracaklardı öyle de yaptılar. Ancak herşey düzelmek yerine daha da kötüye gitmeye başladı. Parasızlık, geçim sıkıntısı ve yaşadıkları olumsuz birçok durum evliliklerini de etkiledi. Bu kadar olumsuzluklardan sonra kendini intiharın eşiğinde bulan nihad adeta ölümden başka
Edebiyat
MahşerPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20202,837 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 232. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 19:02
Peyami Safa’nın Mahşer romanı, bir yandan savaş sonrası İstanbul’un sosyal çalkantılarını, diğer yandan bireyin iç dünyasındaki fırtınaları ustalıkla harmanlıyor. Mondros Mütarekesi’nin yarattığı boşluk, halkın çaresizliği ve Batı hayranlığına kapılan zihinlerin trajedisi eserin ana fonunu oluşturuyor. Peyami Safa, kahramanı Nihad’ın gözünden hem toplumsal yozlaşmayı hem de insanın kendi vicdanıyla giriştiği sessiz savaşı resmediyor. Roman, dönemin İstanbul’unu bir fotoğraf gibi gözler önüne sererken, okuyucuyu aynı zamanda karakterlerin iç hesaplaşmalarına tanık ediyor. Yazar, dili sade ama etkileyici bir biçimde kullanarak hem dönemin ruhunu hem de bireysel bunalımları güçlü bir şekilde yansıtıyor. Mahşer, sadece tarihsel bir dönem romanı değil; insanın kendi “mahşer”ini nasıl yaşadığının da derinlikli bir sorgulaması. İçtenlikli ve düşündürücü bir okuma arayanlar için güçlü bir edebî deneyim sunuyor. “Bu memleket, o kadar murdar olmuştur ki, orada ölüm, yegâne güzellik ve yegâne huzurdur.”
MahşerPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,837 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.