İnsan, kendi yalnızlığına doğru koşarken bile aslında varmak istediği, kendisi dışında bir varlık değildir. Yani yalnız kalmak, insanın yalnızlıktan kurtulmak isteyişidir. İnsan yalnız kalınca ‘kendisi’ ile baş başa kalır. Yalnız kalma isteği, bu açıdan bakıldığında gerçekte bir insanın kendisi ile diyalog kurma, ilişkiye geçme, kendisini arama, kendisine ulaşma arzusunu dile getirir.
Maksat gösterişli ve gürültülü bir biçimde laf yarışı yapmak değil, yeniden kurulacak ve insanlığın içinde bir anıt gibi yükselecek İslam toplumunu en alçakgönüllü çalışmalarla, sessizce ve gösterişsizce inşa etmektir. İnşa edebilmek için de her şeyden önde her alanda inşa edicileri, ibda edicileri yetiştirmeyi namaz gibi, oruç gibi kutsal bir borç bilmek zorundadır diriliş eri.
Fakat aşk, bütün yoklukların yerini doldurur. Ancak aşkla yaşanabilir tabii ruh aşkı tanırsa. Mücahit, aşk silahını kuşanırsa, silahsız da savaşabilir.