ama öte yandan vişneler onun da dudaklarını boyuyordu. kendisi evrenin amansız yasalarına nasıl tabiyse, o da tabiydi. hayatını sürdürmek için yemek yemedi gerekiyordu; ayaklarını ıslatırsa üşürdü. ama asıl mesele bu değildi. ruth, eğer açlığı ve susuzluğu, sıcağı ve soğuğu hissediyorsa, aşkı da hissedebilir, yani bir adama aşık olabilirdi. eh, martin de bir adamdı. neden o adam olmasındı?