gül

Eşya boşluk kaldırmaz, tabiat boşluk kaldırmaz, insanın aklı ve gönlü boşluk kaldırmaz. Hikmet ehli bir zat demiş ki: "Akıl ve gönül bir değirmen gibidir. Ya içine bir şey koyarsın onu öğütür ya da boş bırakırsın kendi kendini öğütür, seni öğütür, yer bitirir."
Sayfa 59
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Öğrencisini insan olarak sayan ve seven öğretmenin öğrencisinin özü gelişir. Bakın şöyle demedim: "Öğrencisini insan olarak sayan ve seven öğretmen, öğrencisinin özünü geliştirir." Öğretmen çiftçi gibidir. "Çiftçi elma yetiştiriyor," deriz, anlarız, ama bu ifade gerçeği temsil etmiyor. Gerçek şudur: Çiftçi elma ağacının büyümesi ve elma vermesi için koşulları sağlıyor ve elma verme işini ağaç yapıyor. Ağacın elma vermesi gibi, gelişim işini öğrencinin kendisi, yani özü, CAN gerçekleştirir. Öğretmen sadece sınıfta gelişim ortamı oluşturur.
Sayfa 80
Alıntı
"...ne kazanmıştı bu yolculuktan? hiçbir şey mi diyeceksiniz? evet, güzel bir eşin dışında hiçbir şey getirmedi gerçekten - ama bu kadın, belki inanmayacaksınız, onu dünyanın en mutlu insanı kıldı! aslında, bundan daha azı için bile dünya gezisine çıkmaya değmez mi?"
Sayfa 264
Alıntı
yüzüstü yere kapandı, gözlerinden sel gibi yaşlar akarak adeta bir ibadet istiğrakı içinde babasının ayaklarını öptü: -Baba...Zavallı babam... Affet beni... Zehra birkaç gün sonra Anadolu'daki mektebe döndü. Genç muallimenin artık hiçbir eksiği kalmamıştı. Acımayı öğrenmişti.
Sayfa 159
Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbiri ardına toprağa yatarak yok oluyor. Bu değişmez, umumi bir kanun... Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan... Ölüm hakikat...
Sayfa 150
Alıntı