Şunu öğrendim ki
Kendimi sevmeyi başardığımdan beridir Allah’a daha da yakınım çünkü taşıdığım kalbin aldığım nefesin Allah’a ait olduğunun sık sık bilincindeyim o zamandan beridir daha da iyiyim arınmış yeniden doğmuş gibi kendimle barışığım ve daha da iyi insan olmak için güzel işler yapıp ölmek için yaşamaya başladım kötü günleri isyanlarımı olmayışlarıma tövbe çekip geride bıraktım ve evet hiç bir amacım yok dersem bile buna tutunuyorum artık kalbimde taşıdığım can emanettir artık bilincindeyim ve şunu da söyleyeyim kaybettiğim hiç bir yakınıma artık neden öldü yaşasaydı demiyorum çünkü gerçek yerimiz orası ve denildiği gibi “ Yaşamak, ölümün elinden ödünç alınmış bir vakittir sadece.” Diğer dünyaya iyi bir insan ve güzel işler yapmış insan olarak gitmek istiyorum. Kaybettiklerime karşı içimde yalnızca derin özlem ve hafızalarımda sadece güzel anılarımı taşıyorum isyan yok :) ve şunu da biliyorum ki artık iyi kötü ölen kişiler kalbini ve allahı tanıyan kişilerdir…
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗 (#Muhammedim) De ki: “Rabbim kullarından dilediğine rızkı bol verir, dilediğine ise az verir. Şunu bilin ki, hayır yolunda ne harcarsanız, Allah onun yerine yenisini lutfeder. Çünkü O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” 39 #Tefsir: 📖 📖 Sahip olduğumuz mallardan bize faydalı olacak olanlar, Allah yolunda harcadıklarımızdır. Gönül rızâsıyla veren kişi bundan ötürü bir kayba da uğramaz. Allah Teâlâ tarafından onların yeri, güzel bir şekilde yenileriyle doldurulur. Mesela dünyada benzeri maddi imkânlar lütfeder. Daha önemlisi o kişide, bitmez tükenmez bir hazine olan kanaat duygularını geliştirir ve onun iç huzurunu artırır. Âhirette ise infaktaki cömertlik ve ihlasına göre kat kat mükâfat verir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.), infâkın faziletini beyân sadedinde şöyle buyurur: “Her sabah iki melek iner. Biri: «Yâ Rabbi! Senin yolunda harcayana, buna karşılık sen de yenisini ihsân eyle!» der. Diğeri de: «Yâ Rabbi! Cimrilik edenin malını telef et!» diye dua eder.” (Buhârî, Zekât 27; Müslim, Zekât 57) “Ey Âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen, senin için iyi; vermemen ise kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden daha üstündür.” (Müslim, Zekât 97; Tirmizî, Zühd 32) “Kim, helâl kazancından bir hurma kadar sadaka verirse, ki Allah helâlden başkasını kabul etmez, Allah o sadakayı kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.” (Buhârî, Zekât 8; Tevhîd 23; Müslim, Zekât 63, 64) Böyle dinî gerçekleri hiçe sayıp, sadece kendi doğrularının peşinden giden kâfirlerin âkibetine gelince: Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri
Reklam
Değersiz Değil, Vazgeçilmiş..
Öğle güneşi her şeyi olduğu gibi gösteriyordu. Ne saklanacak bir gölge vardı ne de güzelliği örtecek bir karanlık. Bir çöp konteynerinin üstüne bırakılmış kırmızı güller gördüm. İlk bakışta sıradan bir görüntü gibi duruyordu. Ama nedense gözümü alamadım. Çünkü onlar hâlâ güzeldi. Yaprakları yemyeşildi. Tomurcukları açmaya devam ediyordu. Rüzgâr estikçe sanki hâlâ bir bahçedeymiş gibi sallanıyorlardı. Tek farkları şuydu: Birileri artık onları istemiyordu. İnsan bazen buna üzülüyor. Bir çiçeğin bile çöpe atılmasına. Çünkü çiçekler kendilerini savunamaz. “Ben hâlâ güzelim” diyemezler. “Biraz daha yaşamak istiyorum” diyemezler. Sessizce bırakılırlar bir kenara. Uzun süre o güllere baktım. Ve aklıma şu geldi:
Seni sevmek..
Seni sevmek;🫀 Bir şehri sabah ezanıyla uyanırken seyretmek gibi, sessiz ama derinden... Adını içimden geçirdiğim her an, kalbimde yeniden açan bir gül bahçesi oluyor. Ben sana büyük sözler vermiyorum, yalnızca şunu biliyorum; dün dua ederken aklımdaydın, bugün yaşarken yanımdasın, yarın hayal kurarken de sen olacaksın. Çünkü bazı insanlar sevilir, bazıları unutulmaz; sen ise hem sevdiğim hem de kalbimde iz bırakan tek kişisin.🤍🤍
Aşk ofsayta düştü
"Kes şunu," diye gürledi birden. Dişlerini sıktı, gözleri kan çanağıydı. "Bana annemin o lanet bakışlarıyla bakmayı kes! Seni biliyorum aslı sırf gitmene izin veriyim diye öyle yapıyosun ama bırakmam. bağır, çağır, hakaret et, vur... yinede izin vermem gitmene. bana annem gibi tiksinerek bakıp da arkasını dönüp gidebilecek o kız olma. Gitme Aslı. Gidemezsin. Annem gitti zaten, sen de gidersen ben biterim. Benim yaşamam senin iki dudağının arasında, anlıyor musun? Yapma... Başka bir yolu olmalı."
Alıntı
•Ve insan, sonunda şunu anlar: Bütün yolculuklar bir yere varmak için değil, içimizde yıllardır kapısı çalınmayan o sessiz odayı bulmak içindir. [Zarif Bir Adam]
Alıntı
Reklam
Reklam