Alıntı defterinden...️
Şimdi kendime şunu söylüyorum: Kurtuluşu bir başkasında görmek, yıkılmanın en güvenli yoludur..." -Simone de Beauvoir
Rüştü'den gelen mektup
Önce bütün şairlere selam Sonra şunu söylemek isterim Ölüm hiç de güzel değil Ne sabah var ne akşam. Sokakların ellerinden öperim Bana yaşamasını öğretmişlerdi Dost olsun, düşman olsun İnsanlara iyi günler dilerim. Söyle sarı saçlı daktiloya Ben yokum artık Vefasız dostlara hatırlat Kimseye kalmaz o dünya. Nasıl unuturum güzeldi yaşamak Fakat hakkı varmış Oktay'ın "Hâtıralar da dal istiyor Kuşlar gibi konacak." -Muzaffer Tayyip uslu -
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bitti
Onca düşünce, onca stres, onca telaş, onca yorgunluk ve daha bir çok şey bitti. Bu yıl yeri geldiğinde o kadar düşündüğüm ama bir o kadar da mutlu olduğum bir eğitim yılı oldu ki bazı yüreği güzel insanlar çok yardımcı oldular bunun kendi emeğimle olduğunu söyleseler bile. İnşallah seneye de her şey çok güzel olur. Her şey kaldığı yerden devam eder. Ama insanlar şunu bilsin seneye ki ben bu ben olmayacağım...
Duygu ve Düşünce
YALNIZLIĞIN İÇİNDEKİ BERABERLİK
“Benim yalnızlığım kalabalıklarla dolu.” Bu söz, yalnızlığın insan ruhundaki garip tabiatını anlatır. Çünkü insan bazen en kalabalık meydanlarda kendisini terk edilmiş hisseder; bazen de bir dağın yamacında, bir odanın sessizliğinde, gecenin en tenha saatinde görünmez bir beraberliğin içinde olduğunu duyar. Belki de mesele yalnız olmak değildir. Mesele, yalnızken neyle ve kiminle kaldığını bilmektir. İnsan dünyaya tek başına gelir. İlk nefesini kendi alır. İlk korkularını kendi yaşar. İçindeki en derin yaraları çoğu zaman kimseye anlatamaz. Herkes tarafından sevildiği zamanlarda bile kalbinin ulaşılmaz bölgeleri vardır. Ve bir gün geldiğinde ölüm kapısından da tek başına geçecektir. Bu yüzden yalnızlık, insan olmanın kaderlerinden biridir. Fakat yalnızlık her zaman eksiklik değildir. Bazen bir çağrıdır. Bazen insanın kendisine dönmesi için açılmış gizli bir kapıdır. Çünkü insan, hayatın gürültüsü içinde çoğu zaman kendisinden uzaklaşır. Günler birbirini kovalar; sesler, görüntüler, telaşlar, beklentiler birbirine karışır. İnsan sürekli bir yerlere yetişirken, bir süre sonra nereye gittiğini unutabilir. İşte yalnızlık bazen bu unutuluşun önüne dikilir. Sana dur der. Biraz otur der. Biraz dinle der. Biraz kendine bak.
Eski zamanlarda bir kral, saraya giden yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş. Sonra da sarayın penceresine oturup yoldan geçenleri izlemeye başlamış. Sabahın erken saatlerinden öğleye kadar ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları ve saray görevlileri birer birer o yoldan geçmiş. Ancak hiçbiri kayayı kaldırmaya çalışmamış. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmiş. Üstelik çoğu kralı eleştirmiş: “Bu kadar vergi alıyor ama yolları bile temiz tutamıyor.” Bir süre sonra saraya meyve ve sebze götüren bir köylü çıkagelmiş. Yoldaki kocaman kayayı görünce sırtındaki küfeyi yere indirmiş. İki eliyle kayaya sarılmış ve bütün gücüyle itmeye başlamış. Zorlanmış, yorulmuş, kan ter içinde kalmış ama sonunda kayayı yolun kenarına çekmeyi başarmış. Tam küfesini yeniden sırtına alacakken, kayanın bulunduğu yerde bir kese olduğunu fark etmiş. Keseyi açtığında içinin altınla dolu olduğunu görmüş. İçinde bir de kralın notu varmış: “Bu altınlar, kayayı yoldan kaldıran kişiye aittir.” Köylü o gün şunu anlamış: Hayatta bazı engeller, sadece yolumuzu kapatmak için değil; kimin şikâyet edip kimin çözüm üreteceğini göstermek için vardır.
Cennet kadınları kimlerdir Gerçek bilgelik her soruya cevap bulmakta değil sorulmamış soruların derin sessizliğunde kaybolabilmektir Özgür Yüce Es selam Aleyküm ve Rahmetullah diyip Allahı anarak es selam sözü ile başlayalım hepinize selam bereket olsun 1000k ailesinin üyesi bilgelik sükutu korumak iledir susan kurtulmuştur bilgelik insanın hayata bakış açısı yorumlama kapasitesidir buda takva ve teslimiyet ile olur bilgelik sahabenin şu sözünde saklı Resulullah SAV den haber almadan ne lokma yer nede bir şey içerim ne güzel bir ilim ne güzel bir bilgi evet bilgi ve ilim odurki zihninizi körleştirmesin size güzel bir müjde versin Hz Fatma babasına annelik bile yapan ehlibeytin annesi Hz Hatice cennetle müjdelenen efendimizin yoldaşı Cebrail bile haya ederdi Hz Haticenin ismi anıldığı zaman Charlie Charlie Mackesy şunu der Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?' evet kimi isimler unutulur eskir hatırlanmaz ancak Hz Muhammed efendimizin hadisleri övdüğü cennetle müjdelenen dört kadın onların ismi hiç unutulmaz daima hatırlanır sayın özgür yüce bey işte gerçek bilgi budur ya rıza lokmasına ulaştırır yada bizi fazilete eriştirir zihnimizi boşlukla doldurursak köreltiriz o halde büyüklük ancak Cenabı Hakkın yanındadır kendimize Hz Meryem Hz Asiye Hz Hatice ve Hz Fatmayı örnek alalım o zaman övülen bir fazilete erişiriz HZ Meryem ve topraktaki iz kimse gelmedi bir iz bıraktın gidişine, kapı aralığında kalmış bir bakış gibi. ne sen döndün ne de zaman, o andan sonra ileri aktı. Mehmet DEMİR-kimse gelmedi Allahın selam ve bereketi üzerinize olsun Es selam Aleyküm ve Rahmetullah edebiyat defterinin saygıdeğer şairi Mehmet Demir bir iz bıraktın gidişine ne sen döndün ne zaman ileri aktı o andan sonra diyor kıymetli şiirinde işte Cennet Kadınlarının ilki
Din