Okuyucu Yorumu
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Mükemmel Çift Kitabın en sevdiğim yanı sürekli değişen şüphe duygusu oldu. Tam bir karaktere güvenmeye başlıyorsunuz, birkaç bölüm sonra fikriniz tamamen değişiyor. Gerilim temposu oldukça yüksek ve merak unsuru son sayfalara kadar korunuyor. Akıcı ve sürükleyici bir psikolojik gerilim arayanlara tavsiye ederim.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202643 okunma
Fena Değil
7/10
·464 syf.··
2026 8. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:13
Gece sapığından sonra bu kitabı okurken son bölümlere kadar beklentimi karşılayamayacağını düşündüm. Gece sapığı bi hayli yükselmişti çünkü beklentimi. Okurken kitap genelinde insan cesetinden yapilan kukla heykellerle ilgili betimlemelere abartılı derecede fazla yer verdiklerini düşündüm ve okurken sıkıldım. Zaten betimlemelerdense hız ve aksiyondan hoslanirim:) her neyse. Son bölümlerde artık tüm taşlar yerine oturunca ve katil hic şüphe duymadığım biri çıkınca kitaptan aldığım keyif on misli artti ve chris carter yine yapmış yapacağını dedim.
Ölüm SanatçısıChris Carter · Pegasus Yayınları · 2025183 okunma
Reklam
İntikam soğuk yenen yemektir...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:49
Spoiler sayilmaz kitabın konusu zaten beli :) Bir kitapta birinin başladığı işi bitirmesini her zaman çok severim ve bu kitap da bitiş çizgisine muhteşem bir şekilde ulaştı! O Başladı, en iyi arkadaş olduklarını iddia eden, birbirinden boş, kıskanç ve sevimsiz dört kadının özel bir bekârlığa veda partisine davet edilmesini konu alıyor. Bu rüya gibi bekârlığa veda partisi, 10 yıldır görmedikleri ve okul yıllarını cehenneme çevirdikleri Poppy Greer'a aitti. Poppy'yi hiç sevmemişlerdi; hatta onu sürekli rahatsız etmiş, zorbalık yapmışlardı. Ama insanlar değişebilir, değil mi? Hayır. Zamanla sadece daha iyi rol yapmayı öğrenirler... Konuya dönersek; bu boş beleş dört kadın, özel bir adada düzenlenen her şey dâhil bekârlığa veda partisi davetini daha çok bir tatil fırsatı olarak görürürler. “Eski arkadaşlar olarak biraz eğleniriz” kafasıyla, fazla düşünmeden daveti kabul ediyorlar. Yol boyunca içlerinde az da olsa korku ve şüphe taşısalar da sonunda adaya ulaşıp Poppy ile yeniden bir araya geliyorlar... Kitap boyunca bu dört kadını — Annabel, Chloe, Tanya ve Esther'i — kendi bakış açılarından anlatılan bölümler sayesinde yakından tanıyoruz. Ve söylemeliyim ki, her biri bir birinden daha sevimsiz, daha itici ve daha basit. Bunun yanında, Poppy'nin geçmişte yaşadıkları olaylara dair düşüncelerini de yazdığı günlüklerden öğreniyoruz. Eğer kötü kız hikâyelerinden hoşlanıyorsanız, bu kitap bu konuyu bambaşka bir seviyeye taşıdığından emin olabilirsiniz! Kitap boyunca sürprizler, gerilim ve sürekli artan bir tedirginlik hissi eksik olmuyor. Okuyucu arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun keyif alacağını düşündüğüm, oldukça eğlenceli ve sürükleyici bir okuma oldu. Not intikam için bu kadar sabırla bekleyebilen insanlara hayranim...
O BaşlattıSian Gilbert · Artemis · 2024166 okunma
Garip, çok garip... Gölgeler bazen sahiplerinden önce geliyor
10/10
·136 syf.·
2026 46. kitabı
Bu kitabı övmek için "güzel", "etkileyici" ya da "başarılı" gibi sıfatlar yetersiz kalıyor. Bazı yazarlar vardır; onları okurken yalnızca sizden daha iyi yazdıklarını düşünmezsiniz. Aynı zamanda sizinle aynı çağda yaşadıklarından, aynı havayı soluduklarından bile şüphe edersiniz. Bu kitaptaki hikâyeler ve hikâyelerin etrafında dolaşan isimler, edebiyatın gündelik zekânın çok ötesinde bir uğraş olduğunu yeniden hatırlatıyor. Binlerce kitabın konuşulduğu bir platformda bile insanların büyük çoğunluğunun metinlerle kurduğu ilişkinin ne kadar sığ olduğunu görmek şaşırtıcı değil ama yine de üzücü. Bir yazarı "Kafka değil, Orwell değil"* diyerek değersizleştirmeye çalışanlar, bütün eleştirisini "zaman kaybı" gibi boş bir hükme indirgeyenler ya da anlamadıkları her şeyi "edebiyat değil" diyerek kenara itenler arasında dolaşırken insan, okuma eyleminin her zaman anlama eylemine dönüşmediğini fark ediyor. Bu yorumların çoğu kitaptan çok yorum sahibinin ufkunu ele veriyor; çünkü metinle hesaplaşmak yerine onu birkaç ezber yargıyla mahkûm etmek, eleştiri değil yalnızca entelektüel tembelliktir. Son zamanlarda bu nedenle, vakit geçirmekten keyif aldığım bu platformda bile eskisi kadar bulunmak istemediğimi hissediyorum. Çünkü kitapların sayısı arttıkça okurluğun derinleştiğini değil, çoğu zaman yalnızca kanaatlerin çoğaldığını görüyorum. Bir eseri anlamaya çalışmaktan çok ona hızlıca hüküm vermenin teşvik edildiği bir ortamda, yorumların sayısı artsa da edebiyat üzerine düşüncenin aynı ölçüde derinleşmediği açık. Bu hikâye kitabı ise bütün bu gürültünün arasında sessiz ama kalıcı bir ağırlığa sahip. Beğenmekten öte, insanın zihnini incelten, okuma ölçülerini değiştiren kitaplardan biriyle karşı karşıya olduğumu düşünüyorum. Edebiyatın hâlâ
Garip, Çok GaripKolektif · İthaki Yayınları · 202525 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 226. kitabı
Peyami Safa, Türk edebiyatının psikolojik derinliği en yüksek ve felsefi anlamda en yetkin romanlarından biri olan bu eserinde, modernleşme sancıları çeken Cumhuriyet dönemi aydınlarının içsel çöküşünü ve mutlak yalnızlığını masaya yatırıyor. Doğu ile Batı, madde ile mana, inanç ile şüphe arasında sıkışıp kalmış olan Samim, Mefharet ve Selmin gibi karakterler üzerinden, insanın kendi iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen yabancılaşmayı ve ahlaki yozlaşmayı çarpıcı bir dille çözümlüyor. Samim’in sığındığı ve kusursuz bir düzeni hayal ettiği ütopik dünyası "Simeranya" aracılığıyla yazar, materyalist dünyanın yarattığı manevi boşluğa karşı felsefi bir kaçış rotası çiziyor. İnsanın kalabalıklar içinde bile kendi ruhuna nasıl yabancılaşabileceğini, vicdan azaplarını ve nihayetinde hepimizin kendi yalnızlığımızın mahkumu olduğunu yüzümüze vuran, Türk romanının doruk noktalarından biri.
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma
Puan vermedi·185 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:18
Voltaire’in 1759’da kaleme aldığı Candide ya da İyimserlik, özellikle Avrupa’nın o tarihlerde içinde bulunduğu kaos içerisinde felsefe tarihinin en keskin, en keyifli ve güncelliğini yitirmeyen hicivlerinden biri olmuş. İlk Lisede elime geçmişti tabi o yaşlarda çok dar bir düşünce dünyası ile okumuştum.. Kitap, döneminin popüler felsefesi olan ve Gottfried Leibniz tarafından ortaya atılan "Yaşadığımız dünya, olabilecek dünyaların en iyisidir" düşüncesini (iyimserlik felsefesi) acımasızca tiye alıyor. Esasen Voltaire kitabın çeşitli bölümlerinde insanın bir bünyede barındırdığı pek çok karakteristik özelliklerin her birini birer karakter olarak yaratıp olabildiğince hamasetten uzak insana ve fıtrata uygun biçimde bir insan/yaşam tahlili yapıyor insanın muhattap olduğu her şeyi kendi eliyle meydana getirdiği hakikatini sunuyor . Bilmediğimiz bir şey yok zaten usta demek bildiğimiz şeyleri ilk defa duyuyor gibi anlatabilmek demek.
CandideVoltaire · Dorlion Yayınevi · 20197bin okunma
Reklam
Reklam