9/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 02:11
Bir yazarı ilk kez okuyacak olmak bazen kitabın kendisinden bile daha fazla heyecanlandırıyor insanı. Benim için de bu kitap, Osman Balcıgil ile ilk tanışma kitabım oldu. Uzun zamandır kalemi hakkında övgü dolu yorumlar okuyordum. Hatta o kadar merak etmiştim ki, hangi kitabıyla başlamam gerektiğini bile uzun uzun düşünmüştüm. Sonunda yolumuz bu kitapta kesişti ;) Bildiğimiz tarih sayfalarını tekrar anlatmıyan, aksine sayfaların arasına saklanmış fikir ayrılıklarını, güç mücadelelerini ve perde arkasında yaşananları bir roman kurgusuyla okurun karşısına çıkarmış yazarimiz. Cumhuriyet'in henüz çok genç olduğu yıllarda; devrimler, ülkenin geleceğine yön vermeye çalışan insanlar, siyasi dengeler ve bunların arasında ilerleyen bir casusluk hikâyesi... Osman Balcıgil'in beni etkileyen, yorumlardada sikca rastladigim en beğendiğim yönü gerçek tarihi kişileri kurguya yapay durmayacak şekilde dahil edebilmesi..Kitap boyunca tanıdığımız,aşina oldugumuz isimleri yalnızca tarih kitaplarında okuduğumuz kimlikleriyle değil, dönemin içinde yaşayan insanlar olarak görmek beni ayrıca heyecanlandırdı. Arada "Acaba bu olay gerçekten yaşandı mı?" diye düşünmeden edemedim. Sanırım benim bu kitaptan beklentim biraz daha farklıydı. Daha yüksek tempolu, olayların peş peşe aktığı, beni sayfaların içinde koşturacak bir tarih romanı okuyacağımı düşünmüştüm. Ama kitap daha çok dönemin fikir dünyasına, siyasi atmosferine ve karakterlerin yaşadığı kırılmalara odaklanmısti. Belki de bu yüzden okurken zaman zaman durup düşünmeme neden oldu.. ama buna rağmen kitabın bende bıraktığı en güzel his, yakın tarihe farklı bir pencereden bakabilmek oldu. Çünkü bazen bir dönemi anlamak için sadece tarih okumak yetmiyor; o dönemin insanlarını, korkularını, ideallerini ve verdikleri mücadeleyi de tanımak
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202636 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:27
Merhabalarrr, umarım herkes iyidir! Bugün yakın zamanda bitirdiğim Gölge ve Kemik incelemesini yapacağım. Biraz geç kaldım inceleme yazmak için ama geç olsun güç olmasın 𑣲⋆ (Spoiler yok, rahatlıkla okuyabilirsiniz) Öncelikle ben bu kitaptan hiç spoiler yememek için çok uzun bir süre dayandım. Hedefim Kargalar Meclisi ve Sahte Krallık okumaktı, ama ben bir seriyi yarım yamalak okumayı sevmem, o evrenle ilgili her şeyi bilmek tüm karakterleri tanımak isterim. Uzun soluklu seriler çok hoşuma gider. Bu yüzden tüm seriyi almıştım. Çoğu kişi de Gölge ve Kemik üçlemesini beğenmiyor anladığım kadarıyla çünkü gördüğüm incelemeler ve aldığım yorumlar baya sabır duasıydı hep bana. Herkes bunun kitapla ilgili olmadığını, sadece kargalar meclisi kadar iyi olmadığını ve ana karakterin biraz salak olduğunu söyledi. Ben yine de şans vermek istedim çünkü ben de çok zeki falan değilim ahqsoxhwlfjf. Sonuç : Kitabı 0 spoiler ile okudum, hiçbir şeyi bilmiyordum ve dannn diye daldım kitaba. Kitabı okurken oldukça eğlendim, saray entrikaları olsun, yazım dilinin basitliği olsun beni sevindirdi. Daha ağır bir şey beklemiştim çünkü bu kitap yüzünden reading slump'a giren çok kişi gördüm, bu yüzden çok korkmuştum. İhtiyacım olan son şey bir reading slump şu anda. Ama kitap baya aktı, gitti. Su gibi akıp gitti, bir günde bitirdim diyemem, bir sürü işimin arasında okudum kitabı ve yavaş yavaş sindire sindire okumayı tercih ettim bu yüzden uzun sürdü, yani AŞIRI AKICIII!! diyemem ama akıcıydı yine de. Sadece olaydan çok Alina'nın iç monologları olduğu için okurken "tamam sus artık" dediğim yerler çok oldu. Neyse ki iç monolog okumayı seviyorum, özellikle Alina gibi saf salak karakterlerin, çünkü kendi dertlerimi bir süreliğine unutabiliyorum... Gelelim şimdi biraz daha detaya. Karakterlerden bahsedeyim. Bu
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20207,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnanılmaz tatlı bir hikaye
10/10
·160 syf.··
2026 31. kitabı
Babannem Geri Döndü benim için hem çok eğlenceli hem de çok öğretici bir kitaptı. Okurken sık sık güldüm ama altındaki mesajlar da beni düşündürdü. Kitap, yetişkinlerin çocuklara sürekli "sus", "otur", "büyü artık" demesini sorgularken aslında çocukların en çok ilgiye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Günümüzde birçok yetişkin telefonlara, televizyonlara ve günlük telaşlara dalıp çocuklardan sessiz olmalarını bekliyor; oysa kitapta da görüldüğü gibi çocukla gerçekten ilgilenildiğinde ve bağ güçlü tutulduğunda birçok sorun kendiliğinden çözülüyor. En sevdiğim tarafı ise çocukluğu bir çocuğun değil, bir babaannenin gözünden anlatması oldu. Babaanne karakteri çocukların dünyasını anlamayı başaran, çocukluğunu unutmamış bir yetişkin gibi duruyordu. Bu yüzden kitap sadece çocuklara değil, ailelere de önemli şeyler söylüyor. Bana göre en güçlü mesajı, çocukların sürekli büyümeye zorlanmaması gerektiği ve önce anlaşılmaya ihtiyaç duyduklarıydı. Hem eğlendiren hem de aile ilişkileri üzerine düşündüren çok sıcak bir kitaptı.
Babaannem Geri DöndüŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20212,396 okunma
Fatih Duman _ Ene (yorumu)
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:40
#okudumbitti Bu kitabı yaklaşık 2 sene önce almıştım ama okumak bir türlü nasip olmadı, hep bakıştık, yazarını takip ettim gönderilerine baktım. Çok sevilen, kitapları da çok satan bir yazardı, sonra imza günü denk geldi , önce bir tanımak istedim.Yazar çok şaşırmıştı nasıl okumadım diye, haklıymış, nasıl okumadım yaa. Gittim bir tane de anneme aldım. Annem Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini çok sever , imzalı kitabı olsun dedim , hem her yaştan her insanın okuyabileceği türden bir kitap . Her şeyin bir zamanı vardır ya bu kitabın da zamanı Haziran 2026 imiş. Çok şeyler kattı, çok şeyler öğrendim , hikayesini de az çok bildiğim için. TGRT Belgeselin yaptığı filmi geldi gözümün önüne hep . Kitap bir çok kişinin ağzından anlatılıyor, Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinin Nefsi konuşuyor, sonra bir karakter daha var kitabı okuyan onun ağzından da okuyoruz , bu şekilde merak ederek hızlıca okunabilir, gönülden tavsiye ederim. İlk kez okuma grubuyla bir kitap okudum başka türlü bir kitap okuyacak kafada değilim bu aralar, çok iyi oldu vesile olanlardan Allah razı olsun. Evimdekahvekokusu #FatihDuman #ENE
1000Kitap
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Pythagoras
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:56
pisagor; felsefe tarihinde bazı sokratik kavramların şekillenmesinde rol oynayan hem kurduğu okuluyla hem de alımlanmasıyla acayip ve önemli bir filozof. filozofun biraz kişiliğine değinirsek; diogenes laertios'un yazdığına göre: "italya'da yer altına bir yaşam alanı yaptırmış. burada belli bir süre kaldıktan sonra eriyip iskelete dönmüş bir şekilde çıkmış. meclise koşup hades'ten geldiğini söylemiş ve onlara olan biteni söylemiş söylenenlerden o kadar etkilenmişler ki ağlayıp inlemişler ve pythagoras'ın bir nevi tanrı olduğuna inanmışlar. hatta ondan bir şey öğrensinler diye kadınlarını bile ona emanet etmişler. bunlara pythagoras'çı kadınlar denmiş. bunlar da hermippos'un anlattıkları." buradan da anlaşılacağı üzere pythagoras; insanlar üzerinde manipülasyon yeteneğini çok iyi kullanır. kurucusu olduğu okulun öğretileri de bir o kadar ezoteriktir. pythagoras öğrencilerinden öncelikle ''sus yemini'' etmelerini ister çünkü filozofa göre bilgi saklı kalmalıdır ve herkesçe bilinmemelidir. bu da zaman içerisinde öğrencilerinin bildiklerine dair kafa karışıklığına neden olur ve öğretiler etkin bir şekilde idrak edilemez hâle gelir. platon, italya'ya gittiğinde pythagorasçılarla tanışır. bu tanışıklıktan sonra platon'un sistematik felsefesi gelişir. idealar kuramının bir kökünün pythagoras'a kadar gittiğini söyleyebiliriz. çünkü idelere baktığımızda; âlem dualist bir biçimdedir ve amaç en ''iyi''ye ulaşmaktır. bu öğretilerin temelinde de pythagoras'ın felsefesi vardır.
FragmanlarPythagoras · Ketebe Yayınları · 202521 okunma
Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma