Puslu Kıtalar Atlası
9/10
·238 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 03:11
Bilmenin ızdırabını hep beraber yaşadık. Bildiklerimizle amel etmenin yükünü; amel edemediklerimizin ise yine üstümüzde kalan ağırlığını… Bilmek bir yüktür. Bilenlerin daha çok acı çektiği bir âlem olduğunu hepimiz biliriz. Sevgili yazar da bunu söylüyor: “Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor; bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.” Kitabın çoğunu okuyup bitirdiğim gün, İstanbul sokaklarında gezdiğim bir gündü. Benim için ayrıca özel oldu; çünkü Arap İhsan buradan geçse nasıl olurdu? Uzun İhsan Efendi, Bünyamin’i nasıl bir hâl ile tanıdı? Alibaz hangi kıyıda nereyi ateşe verdi? demekten kendimi alıkoyamadım. Kitapta söylendiği gibi yaşayanlar ışığı, ölüler karanlığı daha iyi bilirler; fakat yazar, biz yaşayanlara ışık içinde hayal etme fırsatı dahi sunmadan, adeta önümüze tüm macerayı sermiş. Biz okumamışız, izlemişiz. Hayal etmemişiz; çünkü resmedilmiş. Biz sadece bakmışız. Kitap değildi; adeta harikalar diyarında yaşadım, koşturdum, çırpındım, soluğum kesildi. Mübalağa etmiyorum; fakat kendime esefle kızıyorum: Nasıl şimdi okudun? Hiç mi karşına çıkmadı? Kitap okuyucusunu bulurken, peki beni bu zamana kadar neden bulmadı? Sonra düşündüm ve buldum: Benim en çok ihtiyacım olan, kitap okumaya hasret kaldığım, tabiri caizse çölde susuz kaldığım anda imdadıma yetişmeyi bekliyormuş. Bu kitap, her okuyucunun aradığını bulacağı; hepimizin aradıkları binbir hâldeyken, herkesin imdadına yetişecek bir kitap. Sözlerimde haddi aşmak varsa Rabbime sığınırım; beni sonsuz merhametiyle sarmalasın, affetsin. Yazar, bambaşka âlemlere götürüyor; sefere çıkıyorsunuz fakat sefer bitti zannederken, diğer seferin sonunda seferinizin hiç
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
10/10
·384 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 15:38
“Hayata Rövaşata Çeken Adam”ı okumamdan yıllar yıllar sonra yeniden Fredrik Backman okumanın mutluluğu der susarım ya da susamam Bu yazarın kaleminin öyle büyülü bir havası var ki yazdıklarıyla âdeta insanın duygularına ayna tutuyor. “Endişeli İnsanlar” da içinizdeki köklenmiş duyguları bir cımbızla çıkartıp sizi, sizle yüzleştiriyor. “Bu kitap aslında bir köprüye dair, bir rehine krizine veya bir ev gösterimine dair de olabilir. Ama en çok da insanların aptallığına dair.” Bunu ben değil kitabın kendisi söylüyor. Yazarın sinematografik anlatımı acaba bu kitabın filmi var mı diye beni umutlandırırken, yaptığım küçük araştırma Netflix’teki mini dizisine işaret ediyor Anlatım biçimi sebebiyle kitabın bir 50-60 sayfalık adaptasyon sürecine ihtiyacı var ama bu gözünüzü korkutmasın. Metin o kadar akıcı ki bu kısmı aştıktan ve karakterler kafanızda oturmaya başladıktan sonra sayfaları müthiş bir merak duygusuyla çeviriyorsunuz. Özetle başarısız bir banka soyguncusunun tesadüfen rehin aldığı sekiz yabancının hikayesine bir köprü manzarası eşliğinde dahil oluyorsunuz. İncelikli kurgusu, mizahi duygusu ile sevgi dolu mükemmel bir kitap okudum. Yazarın dilimizdeki diğer kitaplarını bir an önce tüketmekle tüketmemek arasında gidip geliyorum
Endişeli İnsanlarFredrik Backman · Kairos Kitap · 2024903 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
Kitabımız ikili ilişkiler, ayrılma dönemi, affetme dönemi, barışma dönemi, ayrılmayı sindirme, intikam, yıpranmış, kırılmış gibi birçok hissi duyguyu ele alarak bizlere bir yön bir yol gösterici oluyor. Bu kitap hakkında inanılmaz şeyler yazmak ve yazmamak arasında kalıyorum. Yazarsam susamam çünkü biliyorum. İnsanın bütün hislerine, geçmişine, acılarına, direnişlerine dokunan harika bir kalem. Okurken çoğu zaman yarıda kesip biraz soluklanma ihtiyacı hissettim. (Bu tamamen benden kaynaklı) kitabımız böyle bir soluklanmaya meyil vermiyor asla. İnsanın sanırım bildiklerinin dıştan biri tarafından duymak bunu gerektiriyor. Ayrıca yazarımıza çok teşekkür etmek istiyorum. Kitaba ve okuyuculara böyle güzel önem ve değer verdiğinden dolayı teşekkür ediyorum. Yeni kitaplarınızda buluşmak dileğiyle.
Sanmasınlar YıkıldıkCem Göksel Özargun · Nemesis Kitap · 2024105 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2024 106. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 23:34
Proje 2417 ~ Sinem Ataklı . Kalemini çok sevdiğim yazarımın en sevdiğim serisini yepyeni haliyle okumak öyle güzeldi ki Bu seri ve Ervin’e olan hayranlığım asla bitmeyecek… Distopya bilimkurgunun harmanlandığı şahane bir kurguydu. Ölümsüzlük deneylerim sahnedeydi ve herkes bunu desteklemek zorundayı. Zengin ve fakirlerin sınıfsal ayrımı yine yüzümüze çarpıyordu. Ölümsüzlük deneylerinin ölümü getirmesi kadar trajikomikti birçok şey. Ervin bu uğurda çok şeyden vazgeçmişti. Savaşı yönetebilmek ve doğru olduğunu düşündüğü şey için dondurulup yüz yıl sonra uyandırılmayı kabul ediyor. Sisteme bakış açısıyla, düşünceleriyle muazzam bir kadın. Bulunduğu sistemin yanlışlığını ve koruması, kurtarması gereken insanların varlığının farkında oldukça cesur bir kadın. İlk okuduğumda kitabın başlarındaki Ervin ve Ender arasında geçen kırlangıç hikayesi çok hoşuma gitmişti.Sanırım artık benim için de umudun sembolü olacak demiştim. Okurken tüylerim diken dikendi ve yine aynı duyguları hissettim Ender’in kitaptaki rolünü, sonrasını bilsem de yine aynı heyecanla okuyorum şimdi yüz yıl geçti Ervin yani savaşçı Hera tarihe gömülen bir asker oldu. Proje için uyutulan Hera’nın uyanış günü geldiğinde yepyeni bir dünyasına giriyoruz. Ölümsüzlük bulunmuş ve ölümsüzlerden oluşan Cennet arada kalan Gölgeler ve en dip ölümlülerden oluşan Koza karşımızda. Cennetin yönetimini devralmak için Serra sahnede! Kitap ve uyandırdığı hisler olağanüstü! Yıllar sonra da okuduğumda bana aynı şeyleri hissettirmesi çok özel Her detayı, karakterleri öyle güzel öyle hayranlık verici şekilde işlenmiş ki Araf gizem barındıran ama daha çok tanımak isteyeceğiniz bir karakter. Sırlarını merak ettiren ama istemsizce güven veren biri. Hera zaten bambaşka bir karakter... Her zamanki gibi hem kusurlu hem de kusursuz
Proje 2417Sinem Ataklı · Parola Yayınları · 2024445 okunma
4/10
·432 syf.··
2024 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2024 23:27
Öncelikle merhaba. Dilara'nın kalemini aslında çok severim ve sıkılmadan rahatça okurum. Ama nedense PK da biraz kendimi zorlamam gerekti. O kadar övüldü ki kitap beklentilerim de baya yükselmişti haliyle. Beklentilerimin çok altında kaldı. Bana biraz amerikan filmlerini anımsattı. Bir grup genç ormana gidiyorlar fln. 2. Kitabı okuyacağımı sanmıyorum. Bide sizce de karakterler arasında olan şeyler iğrenç değil mi? Ay linç yiyebilirim ama ağzım açıldı bir kere artık susamam... Yekta ve İdil gerçekten bu salak arkadaş grubunun içinde harcandı. Atalay da dahil. Yani ne olurdu Beren, Atalay'ı aldatmasaydı? Neden böyle iğrenç bir şeye gerek duyuldu bilmiyorum. Pandoranın Kalbi, maalesef seni sevemedim.
Pandora'nın Kalbi 1Dilara Keskin · Ephesus Yayınları · 2023650 okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2023 213. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 13:59
Modern bir çağın yazarı olsa da Lev Tolstoy, Sevginin Yasası - Şiddetin Yasası kitabında sözünü ettikleriyle, doğuş nedeni tahammülsüzlük ya da düşmanlık gibi insan “alışkanlıkları“nın asırlardır işlenen katliamları, cinayetleri nasıl beslediğini, ne gibi kadim anlayışlara değdiğini dillendiriyor ve kadim anlayışlardan, yirmi asır önce inen ve hala gerçekleşmekte olan İsevi doktrinden bahsetse de ölümünden sonra, yani günümüzde gerçekleşen katliamların, cinayetlerin bir şeceresini çıkartacak kadar etkili olmayı başarıyor. Artık susamam diyor Hristiyanlık dünyasının her geçen gün gömüldükleri manevi yozlaşmadan kurtaracak tek şeyi fark etmişken ve hem de ölüme açılan yola artık kendim girmişken nasıl susabilirim diyor. Tolstoy, insan ruhunun boyutlarında, sevgi ve şiddet eğilimlerinde yasal olanı ve yasadışı olanı ararken bağnazca düşünmenin insani gelişmeye engel teşkil ettiğini anlatıyor.
Edebiyat
Sevginin Yasası - Şiddetin YasasıLev Tolstoy · Metropol Yayınevi · 2005663 okunma