bir yıl oldu, özledim seni
ilkbaharda açan o yaprak gibi,
bekledim gelişini
bırak, etme
yarım kalsın vedalar
sarılmaya kalan son dakikalar
ve sonra kapanan kapılar
tekrar birbirimizi göreceğimizde
buluşalım telefon kulübesinde.
sude'ye
geçmişime dair bana uzaktan gelen, gerçek hissettirmeyen ne varsa tatlı bir nostalji, ılık bir rüzgar gibi ama
yakın gelen, tanıdık gelen her hissiyat kalbimi eziyor sanki.
yitip gidenin ağırlığıyla hayata devam etmek ne zormuş.
Bizi kimseler inandıramadı ölüme
Bize kimseler ögretmedi insanlığımızı
Kim kurdu bu düzeni nerdeyiz
Bu tekerlekler nasıl dönüyor boşlukta
Bu umutlar bu dualar bu kahrolası hayaller
Nasıl bunca yıldır barındırdı bizi
Bu katı yürekli topraklar
Bu gülünç mezartaşları
Ölümler ölümler ölümler
Ölümlerden beter yalnızlığımız
Ümit Yaşar Oğuzcan
open.spotify.com/track/4myt6ag3T...
Chopin’ in cenaze marşı çalınıyor
Ölüler ayağa kalktı
Görüyor musun
Şu soldan ikinci benim
Senin yüzünden öldüm
Şimdi seni getiriyorlar karanlığıma
Ağlıyorum
Biraz sev beni
Gül biraz
Yaklaş biraz
Seni affediyorum
Kuşkonmaz dallarına astım kendimi
Sedir ağaçlarına gül yapraklarına
Başımı taşlara vurdum
Gözbebeklerimde büyük camlar parçalandı
Tanrısal duygular içindeydim
Bütün tanrısızlığımdan uzakta
Bir kemiklerinin sertliğini aldım
Bir teninin aklığını
Sonra sıcaklığını dudaklarının
Gel bak
sana bir tanrı getirdim
Gel bak
bir tanrı yarattım senden
Ümit Yaşar Oğuzcan