Gizleyemedikleri bir başka amaç ise, Norveç'te kurdukları 'Svalbard Küresel Tohum Deposu' gibi tohum ambarlarında doğal tohumları saklayıp; laboratuvarda genlerini değiştirerek geliştirdikleri yeni kısır tohumlar ile dünyayı kontrol altına almak. Bu sayede istedikleri ülkelere istedikleri öldürücü virüsü ihraç edebilecekler, istedikleri ırkları kısırlaştırarak ortadan kaldıracaklar, emirleri dışında hareket etmeye kalkan ülkeleri tohumdan mahrum bırakarak cezalandıracaklar.
"En büyük ve en derin değişimi daha zengin, daha başarılı, daha ünlü olarak ya da Svalbard'da buzulların ve kutup ayilarinin arasında olduğu için yaşamış değildi. Eski püskü kanepesi, yuka bitkisi, minik saksılı kaktüsleri, kitaplıkları ve hiç denenmemiş yoga egzersizleriyle dolu kitaplarıyla, o sevimsiz ve rutubetli evde, aynı yatakta uyandığı anda yaşamıştı."
"Bugün Svalbardda depolanan tohumlardan bazısı, tesisin soğutma sistemi bozulsa bile bin yıl boyunca hayatta kalabilecektir.
Örneğin, buğday tohumlarının 1.700 yıl, arpa tohumlarının 2.000 yıl, sorgum tohumlarının ise 20.000 yıl ömürleri vardır. Belki de bugünden yüzlerce yıl sonra gözüpek bir grup kâşif, günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce ilk kez Neolitik Çağ'da başlayan tarımsal süreci yeniden hayata geçirmek için gereken en kritik maddeleri gidip alma amacıyla Svalbard'ın yolunu tutacaktır."