s.

s.
@svdceylan
‘𝓩𝓲𝓱𝓷𝓲𝓶 𝓫𝓾 𝓼̧𝓮𝓱𝓲𝓻𝓭𝓮𝓷, 𝓫𝓾 𝓭𝓮𝓿𝓲𝓻𝓭𝓮𝓷 𝓬̧𝓸𝓴 𝓾𝔃𝓪𝓴𝓽𝓪’
hayatta yaşadığım her şeyden bi sonuç çıkarmamayı öğrendim. hayat bazen böyledir, olmayışlarıyla.. yaşadığım güzel şeyler bi armağan gibi ben de kalıp gönlümdeki şiirin boşa gitmesini istemiyorum, gelen her güzelliğin kusturucu olması yaşanılan şeylerin gerçekliğini perdeliyor..
Reklam
Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim düşünün: sabah çok yakın oysa ışıltı yok ortalıkta nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık henüz uyanmış bazıları henüz uyumamış bazıları…’
Biz bir masalın içine zincirlenmiş kahramanlar değiliz. Her sabah yeniden doğarız; nefes alır, seçer, karar veririz. Hiçbir şey için geç değil, hiçbir şey büsbütün bitmiş sayılmaz. Ne Şehrazat’ız ne Alaeddin… Bir hikâye sona erdi diye biz de tükenmeyiz. Çünkü biz, yeniden başlamanın sırrını taşıyoruz: Sevmeye, sevilmeye, var olmaya, hissetmeye… Ve en çok da anlamaya, anlaşılmaya…
Hayata Dair
Bugüne kadar okuduğum kitaplar bana şunu öğretti: Doğru zamanı beklemek diye bir şey yoktur. Doğru kişi, vakti geldiğinde hayatına girer ve kalır. Onu bulduğunda yapılacak şey, incecik iplerle serçe parmağınız birbirine bağlamaktadır. İşte o zaman anlar insan, bu bağın kolay kolay kopmayacağını. Ama bir başka hakikati de yine kitaplardan öğrendim: Sevgi, karşındakini değiştirmek değildir. Sırf sen birini seviyorsun diye ya da sevmeye niyetlisin diye onu kendin için başka bir şeye dönüştürmenin hiçbir anlamı yok. Çünkü sevgi, var olanı kabullenmek ve onunla birlikte yürümektir. Ve İmam-ı Gazâlî’nin sözü hatırlatır: “Nasip, senin istemenle değil, Allah’ın dilemesiyle olur. O vakit geldiğinde seni bulur.” Velhasıl kelam, nasibin ne Kaf Dağı’nın ardında saklı kalır, ne de Nil’in altında kaybolur. O, seni bulacağı vakit zaten yolunu bulur. Çünkü “sana ait olan seni bulur, olmayan da elbet senden uzaklaşır.
Duygu ve Düşünce
Galiba en çok bu yağmurlu havalar bize insan olduğumuzu hatırlatıyor.