Bir Müslüman için, evet, aslolan Allah Teâlâ'nın hükümleridir, Rasulullah Efendimiz (s.a.v)'in tebligatıdır. Bize kadar gelmiş olan Kur'ân'dır, Sünnet'tir ve o çerçevede oluşmuş olan fıkhî müktesebattır. Ama biz bunları -bir tespit olarak alın bu söyleyeceğim şeyi- hayata yansıtmaya, yaşamaya ve yaşatmaya ne kadar layık isek Cenâbı Hakk o kadar yaşamayı ve yaşatmayı bize nasip eder. Bizim liyakatimizle ilgili bir şeydir bu. Biz layık olursak, biz ehil olursak, biz hazır olursak Cenâb-ı Hakk bizi o kıvama getirir ve o iklime bizi ulaştır. Ama biz ehil olmadığımız bir şeyi istiyorsak dönüp kendimize bakmamız lazım. Biz hazır, ehil, layık olursak Cenâb-ı Hakk dünyamızı da o ahkâm çerçevesinde mamur ve imar etmeyi bize nasip eder.