Seyfullah

Değerler, hayatımızı yönlendiriyor. Biz değerleri biliyor ve onlara inanıyoruz. O değerlere göre hayatımızı tanzim ediyoruz, bir kurgu yapıyoruz. Buna da medeniyet tasavvuru diyoruz. Yılmaz Özakpınar Hoca'nın modeli bu. Ardından, değerlerimize göre öğretilen ilkeler ve normlar doğrultusunda eylem yapıyoruz. Normlar lazım bize çünkü onlar somut kuralları ifade ediyor. Gündelik hayatımız, muaşeretimiz, kurallara göre biçimlenir. Kapıdan çıkarken eve ne diyorsunuz? Allahaısmarladık, Allah'a emanet.
Sayfa 109
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, yaşlılığın getirdiği tâkatsizlik ve bunaklıktan, kasvetten (katı kalplilikten), gafletten, yokluktan, zilletten, mal ve hayır azlığından, meskenetten (kötü hâlden) Sana sığınırım. Nefsin doymak bilmeyen ihtiyaç hissinden, küfürden, fâsıklıktan, hakka muhâlefetten ve ayrılıktan, nifaktan, süm’adan (amelleri insanların duyması için yapmaktan), riyâdan Sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, barastan ve her türlü kötü ve müzmin hastalıklardan Sana sığınırım.” (Buhâri, Tefsir, 16/1; Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 1489; Hâkim, el-Müstedrek, I, 712/1944)
Din
Eğer biz bu din kıyamete kadar baki kalacak ilahi beyanına itibar ediyorsak, buna inanıyorsak o zaman yapacağımız şey şu: Özü rencide etmeden. özü hafife almadan, özü tağyir etmeden yeni bir biçimler bütünü ortaya koymak. Nerede? Hayatımızın her safhasında çünkü Sanayi Devrimi'yle birçok şey değişti dünyada. Hele iletişim devrimiyle yeni bir safha açıldı. Yine bir Müslüman olarak söylüyorum, İslami söylem içinde söylüyorum. Sanayi Devrimi, iletişim devrimi "ol" emriyle olmuştur. Olma derse yapılamazdı. O'nun yarattığı insanlar bu işleri yaptılar, O'nun verdiği akılla yaptılar, O'nun tanıdığı imkânlarla yaptılar. Akıl vardır, zekâ vardır, duygu vardır ama imkân yoktur. Adam çıkıp üretemez, yapamaz, edemez. Neticede yapmamız gereken, geleneğin yeni formlarını ortaya koymak ama yeniyi ortaya koyacağız derken özden zerre kadar inhiraf etmemek. Inhiraf etsek ne olur? Kimliğimiz rencide olur, kimliğimiz bozulur.
Sayfa 88
Din
Biz bugün Sanayi Devrimi'nden sonra İslam medeniyetinin özüne matuf, oradan kaynaklanan ve özü hiç incitmeden ortaya koyabileceğimiz yeni gelenekleri oluşturamadık. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Bunu yapabilsek biz de diyeceğiz "Evet bu modernist, postmodernist, küreselci dünyada kendi geleneklerimizle yaşayabiliyoruz, yaşayabiliriz." Bu biraz zor bir hadise ama yapmak zorundayız.
Sayfa 87
Din
Sosyal medya, görsel medya üzerinden sizi yüzeysel bırakmak, yüzeyselliğe mahkûm etmek için gayet iyi kullanıyorlar. Efendim bu dizide ne var? Bu dizide hiçbir şey yok. Bu dizide tek bir gaye var. Ahlaksız filan onları geçelim, seni yüzeysel bırakmak istiyor bu dizi. Orada bir kalırsın... Dümdüz bir hayat yaşarsın sinek gibi iki boyutlu cam üzerinde. Derinleşemezsin. Bu kadar basit bir mesele.
Sayfa 81
Hayata Dair