Twitter’daki kavga dövüşler tabiatları itibarıyla böyle. Sağa sola suçlamalar savrulur, herkesin itibarı yerle bir edilir ve ortalık durulunca tam olarak nasılsa öyle kalır her şey.
"Evet, ilmektir boynumdaki ama ben
kimsenin kölesi değilim ,
tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya
tarantulaymış benim adım diyecek değilim,
tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
kendime rabb bellemiyeceğim ,
razı değilim beni tanımayan tarihe
beni sinesine sarmayan
tabiattan rıza dilenmeyeceğim.
Gittim su çektim en derin kuyudan
en hileli desteden
kendi kartımı çektim
yaktım belgeleri
bütün tanıkları yok etmek için
ricacıları öldürdüm
onlar bu dumanlı dünyanın
beni nasıl özlediğini görmüş olabilirdi.”
Doğuştan bir kötülük kutusudur, haindir, zehirlidir, kötülüğü sever. Ortada hiçbir şey yoksa, “İçime doğuyor, bugünlerde kötü bir şeyler olacak,” der. Onun tabiatı kötücüldür.
Haydara b. Ubeyde b. Ubeyd diyor ki: Âbid kullardan birine hasta ziyaretine gitmiştik. Ona: "Nasılsın?" dedik, "Günah çok, nefis zayıf, sevap az, uzun bir yol ve karmaşık bir son" dedi. Ona: "Bu dedikleriniz için azığın yok mu?" dediğimizde: "Yanımda, Cömert Efendi'ye beslediğim büyük umut var" dedikten sonra şöyle devam etti: "Allahım! Sana tâbi olan bu kulunun ümitlerini kırma. Pişmanlıklar gününde kalpler yerinden fırladığında bu şaşkınlık ve hasrette ona merhamet et." Bunları söyledikten sonra kelimeyi şehadeti söyleye söyleye öldü.
Bugün güç kazanmak, para ve mal mülk kazanmakla o derece iç içe girmiştir ki ve uygarlığımız para ve mal mülk kazanmak için gösterilen çabayı o kadar tabii görmektedir ki, para peşinde koşmaktan başka bir şey yapmayan bir sürü insanın boş gururlarından ötürü bu şekilde hareket ettiklerini hiç kimse fark edememektedir.