Nihat ve Ömer adında iki üniversite okuyan arkadaş, bir gün vapurdayken biraz hayalperest ve uçarı olan Ömer, arkası dönük bir kızı görür ve ona âşık olur ama öyle böyle değil sırılsıklam âşık olur öyle ki seyahat bitip de herkes inene kadar kıza bakakalır ve en sonunda Nihat'ın olumsuz ısrarlarına rağmen yanına gitmeye karar verir. Yanına gittiğindeyse kızın yanında uzak akrabası olan Emine Teyze oturuyordur,hâl hatır sorma faslından sonra kızın adının Macide olduğunu öğrenir. Kendi kendine vay be demek aşık olduğum kız uzak akraba çıktı der ama vazgeçemez de. Macide ise ortaokulda müzikle uğraşmıştır ve Bedri adında Balıkesirli bir öğretmenden piyano dersleri almıştır bu sırada da Bedri öğretmenle adları çıkmasına rağmen aralarında duygusal bir bağ oluşmuştur fakat Bedri o sene İstanbul'a taşınmıştır. Macide İstanbul'a da konservatuar okumak için Teyzesinin yanında kalmaya gelmiştir. Emine Teyze zaten onu İstanbula gelmeye ikna ettiği için laf söylemez lâkin Galip Amca pek memnun değildir bu durumdan yalnızca Macide'nin babası aydan aya 40 lira gönderdiğinden ve zaten Macide de evi pansiyon gibi kullandığından pek laf söylemez.
Ömer, gemide karşılaştıkları günün akşamında Emine Teyzelerin evine tekrar kalmaya(arada bir gece geç saatte eve gitmek istemediği zamanlarda Emine Teyzelerde kalıyordur) ve Macideyi görmeye gitmek ister. Macide'ye ise tam o sırada babasının vefat haberi verilir ve Macide erkenden odasına kapanıp sabaha kadar ağlar. Sabah ise ilk kalkanlar Macide, Ömer ve evin hizmetçisi Fatma olur. Fatma kahvaltıyı hazırlar ve Emine Teyzenin Ömer'e "bari bugün bizi görmeden gitmesin" dediğini söyler lâkin Ömer işe geç kaldığını söyleyip Macide ile birlikte çıkar. Macide'yi okula bırakırken hiç konuşmazlar ama akşam okul çıkışı Macide'ye olan aşkını iç