Tagor: Nihayet Gandi göründü.
Çağımızın ve belki de bütün cağların en büyük destanı bu. Kitaplardan öğrenmemişti söylediklerini. Hakikati dile getiriyordu dudaklarında. Soyları dilleri dinleri birbirinden farkli üç yüz milyon insanı tek kalp haline getirmek...Mahatma bu mucizeyi nasil başardı? Kalabalıkları bir masal kuheylani gibi dilediği ufuklara kanatlandirirken hicbir zaman efsanelerin halesine tenezzül etmedi Hem de hurafelerin hakikatle sarmaş dolaş olduğu bir ülkede
Sayfa 413·Kitabı okudu
RABINDRANATH TAGOR Gora
Varlıklarının en anlatılmaz gizleri arasında nasıl bir beraberlik doğmuştu. Çok az kimseye nasip olurdu böyle bir deneyi yaşamak, ne kadar azdı böyle bir mucizeye tanık olanlar.
Sayfa 289·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
RABINDRANATH TAGOR Bahçıvan
O, sade bir acı olsaydı, bir kelime söylemeden en iç sırrını aksettiren gözyaşlarında erirdi. Fakat sevdiceğim o, aşkımdır... Zevki ve acıları sınırsız, zenginlik ve istekleri sonsuzdur. O sana ömrün kadar yakındır, fakat sen onu asla bütünüyle bilemez, anlayamazsın!
Sayfa 129·Kitabı okudu
" İman " demişti Tagor, " öyle bir kuştur ki ışığı hisseder ve şafak ağarmamışken bile ötmeye devam eder." Güzelliğin bize kendisini açtığı anlarda bu dünyalı olmadığımızı, buraya bir yerlerden geldiğimizi ve bir gün asıl yurdumuza döneceğimizi fark ederiz.
Tagor
“Düşüncenin her korkudan âzâd olduğu bir ülke Bir ülke ki insanları dimdik, Dünya duvarlarla bölünmemiş, Kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır, Emek kemâle uzatır kollarını, Aklın ırmağı alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş, Ne olurdu Tanrım! Benim yurdum da böyle bir ülke olsa!”
Sayfa 247·Kitabı okudu
Tagor, Tac Mahal için diyor ki; "Bu bir bina değil, bu seven bir erkeğin gözünden düşen bir damla yaş..."
Sayfa 77 - Profil Kitap 1. Baskı Kasım 2017