“ bana
tutunacak bir şey ver ki
hazdan fazla devam etsin
ve ıstırap içinde dahi dayanabilsin.”
tagore
Türkiye'de çeşitli sebeplerle yaşamını yitiren veya mağduriyet yaşayan çocukların gerçek ve karanlık hikâyelerini
konu alır. Devlet Dersi
Kitabın ismini aldığı "Devlet Dersi" kavramı, şair Ece Ayhan’ın "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirindeki "Devlet dersinde öldürülmüştür" dizesine dayanır. Eserde anlatılan başlıca konular şunlardır
Cezasızlık Politikaları: Şiddet, istismar veya ihmal sonucu zarar gören çocuklar için adalet sisteminin nasıl işletilmediği ve sorumluların cezasız kalma süreçleri incelenir.
Sokağa çıkma yasaklarında, eylemlerde hayatını kaybeden çocuklar, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk işçiler, istismar ve taciz mağduru çocuklar ile cezaevlerinde kötü muamele görenlerin hikâyelerine yer verilir.Adalet Sisteminin Eleştirisi: Karartılan dosyalar, kaybolan deliller ve muktedirlerin tarafını tutan yargı uygulamalarının çarpıcı örnekleri anlatılır. Devlet DersiGökçer Tahincioğlu'ın kalemınden
okuduk Devlet Dersi
Egonu bırak, kendi hakikatine gücüne teslim ol. İnsan olmanın yolu, kibirden sıyrılıp tevazu ile en sade ve kimsesiz olanın yanında durmasıdır.
Allah veya yaratıcı ne adla tanımlarsan; onu bulacağın yer soyut ibadetler değil, emeğin ve hayatın içindedir.
Kendi yüzüne, içsel huzura ve nihai gerçeğe ulaşmadan önce, dış dünyada arayış içinde olman gerekir çünkü insanın kendi özüne, yaratıcısına ulaşması ona şah damarından yakındır ama bunun için ömür boyu süren çileli ve uzun bir içsel yolculuk gerekir.
Nietzche’ nin felsefesi ile yakınlıkları var ama bir o kadar da ayrıştığı yerler var.
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,477 okunma
Dışa kapalı bir yaşamın sonunda iplerinden koparak özgürlüğe koşması, öksüz Gora'nın harika hikayesinin tadı ve ayrıca dinler arası tutumun ele alındığı öğretici sayfalar...
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma
"İki büyük adam, iki büyük insan.."
"Tolstoy ölmedi, dünya genelindeki sayısız takipçisinin hayatlarında yaşamaya devam ediyor." diyor Gandhi. Kendisi içinde aynı şeyleri söylemek mümkün. O Hindistan bağımsızlığı için mücadele etmiş ve uğruna ölebileceği bir dava edinmiş. Öyle ki bu dava için Tolstoy Çiftliği adını verdiği bir kurum oluşturduğunu da okumaktayız. Kendisine Gandhi (yüce ruh) lakabını veren Tagore, Hint düşünür ve alimlerinden.
Tolstoy Çiftliğine dönecek olursak bu öyle sanıldığı gibi bir çiftlik değil elbet. 1910 yılında Tolstoy’un da ölümüyle yine aynı yıl Gandhi, Afrika'daki hapisli yıllarında Tolstoy'un anısına ona kattığı şiddetsiz toplum, iyilik, mülkiyetsizlik, sevgi, ırkçılık, apartheid rejimine karşıtlık gibi toplumsal konular üzerine şekillenecek bir eğitim kurumu kurar. Lakin Gandhi'de bu kurumun kendi başına insanın zihninin değişmesine yeterli olmayacağını biliyor olsa gerek şu sözleri sarf ediyor: "Tamamen masum olduğunu düşündüğüm insanlar ahlaksız çıktı."
Gandhi, Tolstoy ile bu mektuplaşmalara başladığında 40 yaşında, Tolstoy ise 81. Yani Tolstoy'un son yılları.. Ve belki de gözlerini yummadan insanlığa dair bir filiz ekleyerek Hindistan'ın bağımsızlığı için Gandhi'ye ilham olmuş. Bir yazar bir insanı ne ölçüde etkileyebilir demeyin, insan zihni her türlü fikre, düşünceye, acıya, manipüleye oldukça meyilli bir yapıda. Tolstoy'da kalemi kadar zihninin de güçlü olmasıyla Gandhi'yi oldukça etkilemiş bir isim. Hatta kendisine "itaatkar hizmetkârınız" diyecek kadar saygı duyan ve fikirlerini önemseyen bir kişiliğe sahip.
Gandhi için üzerine en çok kitap yazılan 8.kişi deniyor. Kitap raflarına göz gezdirirsek aslında bunun hiç de abartı olmadığını görebiliriz(malumunuz Messi, Ronaldo gibi biyografi kitaplarının yanında muhakkak Gandhi,
Rabindranath Tagore (1861-1941) isimli Hintli yazar-şairi daha önce okumuştum ancak hakkında tam bir fikir edinememiştim. Ülkü Tamer'in çevirisi ile yazar hakkında detaylı bilgilerin de bulunduğu bu kitabını çok beğendim. Tagore, aynı zamanda Asya kıtasının ilk Nobel ödüllü yazarı. "Sessizlikle Yıka İçini" adlı bu kitabında şairin yaşantısı, mektupları, düzyazı şiirleri ve öyküleri bulunuyor. Sonundaki "Satıcı" adlı öykü, finale yakışır dehşet güzellikteydi. Velhasıl Tagore'un bu kitabını çok beğendim. 10/10 puan vererek bitiriyorum. Okuyunuz...
youtu.be/5m-zxpwzG-M
Aç kapını aç - sabahın eri girsin Bu ıtır
kokusunu kaldır yüreğimi dağlıyor
Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim
Yeter bunca öptüğün
Bunca sarıldığın yeter
Bir öpüyorsun ağzın şaraplaşıyor
Eriyip kendimi yitiriyorum
Aç kapını aç - bırak yakarnı gideyim
Geri ver beni - her şey senin olsun Senin olsun -özgür kıl yüreğimi.
Aşk ŞiirleriRabindranath Tagore · Kırmızı Yayınları · 2011229 okunma