…Karga keklik gibi yürümek isterken kendi yürüyüşünü de unutmuş.
Sayfa 74 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okuyor
Muvazene devrimizden sonra, üç devrimiz var: 1-Tanzimata kadar gelen bozgun ve çürüme devrimiz... 2-Tanzimattan Meşrutiyete, hattâ Cumhuriyete kadar taklit ve özeniş devrimiz... 3 - Cumhuriyetten bugüne kadar ana ruh kökünü büsbütün kurutma devrimiz... Bu üç devrimiz ve bu üç devrin de bu son kısmında ilk tezahür, göze görünen geniş tezahür, ruh muvazenesinin her ân bozula bozula nihayet bugün iflâs haline gelmiş olmasından ibarettir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üslup yaratıcılığı kişiye münhasır kullanımıdır. Dildeki tekliği ve özgün olu şu ifade eder. Üslubun olmadığı eser kimliksizleşir. Bu anlamda ise Aziz Nesin: “Bir yazarın en büyük dramı, ölümünden sonra geride bıraktığı konuları, ya rım yazıları, kendisinden başka hiç kimsenin yazamayacağıdır.” Çünkü herke sin üslubu başkadır ve onu ancak yine yazarın kendi üslubu tamamlayabilir. Öbür türlü o yazıda, dilsel, fikirsel, yani manasal ve biçimsel bütünlük bulun maz ve iki farklı kumaşın alakasız birleşmesine benzer. Son olarak Chateaubri an: “Orijinal bir yazar, taklit etmeyen biri değil; onu kimsenin taklit edemediği bir yazardır.” der, sanırım bu üsluba dair birçok şeyi anlatır. Ayrıca edebi eser uyarlamalarında yazarın üslubunun tadını çoğu zaman alamayışımız da bu yüzdendir. Çünkü yazarın üslubundan uzaklaşırız ve orada yönetmen ile bir likte birçok bakışı bir arada görürüz. Üslup bizi biz yapan tekliğimizdir. Belki zamanla yapay zeka yazarın üslubunu taklit ederek yaklaşık metinler yazabilir.
“Nurşan,” dedi canından koparcasına. “Hım?” “Hım?” diye taklit etti beni. “İçim gidiyordu bana her hım dediğinde.”
Sayfa 308·Kitabı okudu
“…bir kadın rengini yanında yürüdüğü erkekten ahır. Kibar bir beyin yanında yürürken sorgusuz sualsiz hanımefendi gibi görünen kadın, evde laubali bir şekilde koşuştururken ucuz taklit eşya gibi görünür.”
Sayfa 137 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Başkalarının niteliklerini ve özelliklerini taklit etmek, başkalarının kıyafetlerini giymekten çok daha onur kırıcıdır. Zira bu, insanın kendi değersizliğine ilişkin yargının kendiliğinden ifade bulmasıdır.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Alıntı