7/10
·496 syf.··
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:04
Kitap hallac i mansurun hayatini ve tasavaffu polisiye roman olarak anlatiyor. Dinlerin yahudilik hristiyanlik islam hinduizm zerdust tao ve mani gibi dinlerin hepsinden bahsediyor ve ortak noktalarina dikkat cekiyor. Bilim dini ispatliyabilir mi , kuantum fizik ve dinler arasinda ki kesismeleri gozler onune seriyor. Tasavvufun temellerini enel hakk hakkinda bahsettiginide goruyoruz. Hallaci mansurun hayati cok duyguluydu benim icin etkilenmemek elde degil. Kitap guzeldi. Bu konulara merakiniz varsa tavsiye ederim
NigahdarBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 20261,764 okunma
10/10
·488 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:35
#şairimparatoriçe @engelsizokurrr tavsiyesiyle buluştuğum şahane eserler arasına girdi bile. Uzun zamandır okuduğum en etkileyici epik fantastik romanlardan biri oldu. Çin mitolojisinden ve halk hikâyelerinden ilham alan bu hikâye, yalnızca bir iktidar mücadelesini değil; sevgisizliğin, şiddetin ve güç hırsının insanları nasıl dönüştürebildiğini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kıtlığın gölgesinde büyüyen Wei Yin’in, ailesini kurtarmak ve hayatta kalmak için sarayın acımasız entrikalarına adım atmasıyla başlayan hikâye beni ilk sayfalardan itibaren içine çekti. Wei’nin verdiği mücadeleyi okurken ona hayran olmamak mümkün değil. Güçlü, kararlı ve unutulmaz bir kadın karakterdi. Kitapta en sevdiğim detaylardan biri ise şiirlerin ve kelimelerin bir silah gibi kullanılması oldu. Fantastik unsurların yanı sıra siyasi entrikalar, taht mücadeleleri ve karakterlerin geçmişleri öylesine başarılı işlenmiş ki, zaman zaman kime kızacağınızı, kime üzüleceğinizi şaşırıyorsunuz. Özellikle Prens Teren’in hikâyesi beni beklemediğim kadar etkiledi; bazı karakterlere duyduğum öfke yerini derin bir hüzne bıraktı. Yazarın akıcı anlatımı ve güçlü betimlemeleri sayesinde Açelya Hanedanlığı gözümde canlı canlı canlandı. Masalsı bir atmosfer yaratırken gerçek dünyanın acımasızlıklarını da hissettirmeyi başarmış. Finaline geldiğimde ise kalbimde burukluk ve hayranlık aynı anda vardı. Duygusal derinliği yüksek, karakter odaklı, entrikalarla dolu ve klişelerden uzak bir fantastik roman arıyorsanız Şair İmparatoriçe’ye mutlaka şans vermelisiniz. . .
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şair İmparatoriçe
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Şair İmparatoriçe ~ Shen Tao ~ #alıntı “Şimdi anlıyorsunuz ya Leydi Yin, güç ne kadar da kötü bir şey! Yoluna çıkan her şeyi yerle bir ediyor, hepsini tüketiyor, dokunmadık hiçbir şey bırakmıyor. Aramızdaki en iyi kalpli insanlar bile, bir kez tadına baktıktan sonra bundan kurtulamıyor.” . #okudumbitti #kitapyorumu Herkese merhaba, Çin mitolojisi severler için güzel bir tavsiye ile geldim bu sefer. Ailesi ve halkının refahı için ölmeyi bile göze alan Wei Yin'in hikayesine konuk oluyoruz. Yoksul bir köyde büyüyen Wei hayatın sillesini küçük yaşta yemiş kızımız. Hayatta kalmaya çalışırken de asla kim olduğunu unutmuyor. Açelya Hanedanlığı'nın tahtı için prensler arasında büyük bir mücadele söz konusu. Her prensin farklı bir gücü, özelliği bunların yanı sıra karanlık bir tarafı var. Hanedanlık hakkında hiçbir şey bilmeyen Wei, zalimliği ile ün salmış Prens Terren tarafından evlenmek üzere seçildiğinde tüm dengeler değişir. Öncesinde diğer kızlar tarafından aşağılanan, hor görülen Wei artık bu söylemlere ve hareketlere karşı gardını almıştır. Wei'nin değişimini okumak tüyler ürpertici olsa da hayatta kalmak için bazen bunlar gereklidir. Evlenme ile geri dönüşü olmayan bir yola giren Wei Yin için hayat ne sürprizler hazırladı acaba? Wei tüm bu olanların üstesinden gelebilecek mi? Saray entrikaları, kadının yükseldiği hikayeler, politik gerilim, Asya esintili fantastik hikayeler okumayı seviyorsanız bu kitap size göre. Şiirlerle bezeli anlatımı ile masalsı bir hikayeden çok güzelliğin arkasına saklanmış karanlık bir sarayın kapıları aralanıyor bizlere. O kapıdan girdikten sonra da çıkmak pek mümkün değil gibi... Tavsiyemdir. . . . #okuyan_saglikciyorumluyor
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
#şairimparatoriçe #shentao "Belki de iyi bir seye baslayabilmek için kötü bir şeyi bitirmen gerekiyordur." Yine Wei, ailesinin ve kıtlıkla mücadele eden köylerinin son umududur. Açelya Hanedanlığı'nın ikinci veliaht prensine bir eş seçileceğinin duyurulması ile genç kız yola düşer. Adayların her biri önemli ve üst düzey yetkililerin kızlarıdır. Wei ise sadece fakir ve basit bir çiftçi kızdır. Buna rağmen bir şekilde seçilir ve saraya adım atar. Wei, hanedanlık hakkında hiçbir şey bilmiyordur ve diğer kızlar tarafından sürekli aşağılanır. Ancak zalimliği ile nam salmış Prens Terren tarafından evlenmek üzere seçilmesi bütün dengeleri değiştirecektir. Wei artık sadece hakaretlere maruz kalmaz hayatıda tehlikededir. Terren ise söylenenlerden daha da zalimdir. Abisi Maro'nun yerine onun İmparator adayı olması ile iki kardeşin kötü olan arasını daha da bozulmuştur. Wei ise bir taraftan sarayda kendine müttefikler bulurken bir taraftan Terren'i nasıl öldüreceğini planlar. Ancak hem Maro hem de Terren'in çocukken yaşadıkları ile ilgili öğrendikleri düşüncelerinde farklılıklara neden olur. Wei gördüğü eziyetler, yaşanan ölümler, köyünün ve diğer halkların maruz kaldığı sefalet ile bir seçimin kıyısındadır. Ve bu seçim herkesin kaderini belirleyecektir. "Şair İmparatoriçe" büyü ve sihirin, ihanet ve zulmün, sevgi ve nefretin bir arada olduğu şahane bir fantastik kurgu. Çin mitolojisi ile harmanlanmış kitabı son sayfalarına kadar heyecan içinde okudum. Maro ve Terren arasında yaşananlar çok çarpıcıydı. İstemedikleri bir kadere razı gelen iki kardeşi okurken farklı duygular hissettim. Kimi zaman Maro kimi zaman ise Terren'e hak verdim ama ikisi adına da üzücüydü. Wei ise kendisini köylü diye aşağılayanlara zekası ile gereken dersi verdi. Ama tabi onun da katlanmak zorunda
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2026 16. kitabı
Öncelikle sonuna çok şaşırdığımı söylemeliyim. Bu sonu beklemiyordum. Terren ve Maro için ağladığım yerler oldu. Kitap başlangıçta beni pek içine almadı ama son bölüm çok akıcı ve merak uyandırıcıydı. Fantastik tarihi bir aşk romanı olduğunu düşündüğüm kitap çok daha anlamlı mesajlar içeriyordu. Hayal ettiğimden çok daha farklı bir kurguyla karşılaştım kısacası. Genel anlamda son bölümlerden dolayı beğendim ama çok daha detaylı daha uzun belki birkaç ciltlik ve duyguları daha iyi yansıtan bir roman çıkabilirmiş bu hikayeden diye düşünmeden edemedim çünkü biz Terren'e ne tam olarak kızabildik ne de onu tam olarak anlayabildik. Wei'in çektiği acıları da daha çok hissedebilirdik belki daha detaylı anlatılsaydı. 1.5 yıl Terren'le yaşadı ama o uzun zamanın yorgunluğu ve acısı bence okuyucuya biraz eksik geçti. Son olarak çevirinin gerçekten kötü olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Çin hikayelerine aşina olmayan kişilerin çok da anlayacağını sanmıyorum o evreni. Bazı cümleleri tekrar tekrar ama okudum ama anlamlandıramadım. Çeviri tam bir hayal kırıklığıydı. Fantastik tarihi bir Çin romanı okuyacağım diye heyecanlanmıştım ama kitap beklentimin biraz altında kaldı. Yine de iyi ki okumuşum karakterler uzun süre aklımda kalacak gibi duruyor.
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
hakiki batının okültist yansımaları
Puan vermedi·88 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 21:52
René Guénon, Fransız ve Katolik bir ailenin çocuğu olup okültizmden mason localarına kadar ismi birçok yerde geçen bir düşünürdür. Ona göre hakikat, yalnızca akıl ve deneyle değil, dinlerin batınî boyutları aracılığıyla kavranabilir. Bu nedenle tasavvuf, Hinduizm ve Taoizm gibi geleneksel öğretileri incelemiş ve bunlar arasında ortak bir öz bulunduğunu ileri sürmüştür. Görüşleri gelenekselcilik çerçevesinde şekillenir. Tasavvuf üzerine yazılar yazması ve Mısır’da Şazeliyye tarikatıyla tanışması, onun Müslüman olup Abdülvâhid Yahyâ adını almasına vesile olmuştur. Onun en olgun eserlerini verdiği dönemlere denk gelen İslam Ezoterizmi ve Taoculuk adlı kitabı, İslamiyet’i kabul etmesine rağmen spiritüel konulardan tamamen kopmadığının göstergesidir. René Guénon, bu çalışmasında modern dünyanın beraberinde getirdiği felsefi ve ahlaki görececiliği (relativizm) eleştirmeyi ve geleneksel medeniyetlerin özündeki birliği ortaya koymayı amaçlamıştır. Kitap oldukça analitik ve teorik bir zeminde ilerler. Guénon, okültizmde de görülen zahir ve batın kavramlarını İslamiyet’teki şeriat ve hakikat kavramlarıyla bağdaştırır ve İslam doktrininde bu ikisinin açık bir şekilde ayrıldığını savunur. Bu ayrımın keyfi bir yoruma değil, tabiatla ilgili bir hakikate dayandığını söyler. Şeriat, din ile ilişkili her şeyi kapsayan bir kabuk gibiyken; hakikat, bir çemberin merkezi gibi şeriatı var eden ve anlamlı kılan marifettir. Yolcu olan kişi fail konumundadır. Bunu anlayan, seyr u sülûk geleneğini de anlamış olur. Batın ilmi yalnızca hakikati değil, tarikati yani oraya ulaşan yolu da içerir. Tasavvufta yollar çoktur ama gaye birdir. Kul bu yolda ilerledikçe kendi sıfatlarını kaybeder ve geride Allah’ın sıfatları kalır. Sufilik ise sufi ile Allah arasında bir sırdır; bu yüzden tasavvufla
Din
İslâm Ezoterizmi ve TaoculukRene Guenon · Paradigma Yayınları · 20252 okunma